--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Harika yaratılışımız

Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
10

 

İnsan kâinattaki en karmaşık ve eşsiz organizmadır. Organlarımızdan en küçük mikroskobik hücreye kadar bedenimizin her yanı müthiş ve harika bir şekilde yaratılmıştır.

Hangisini sayalım? İhtiyaca göre daha çok ya da daha az ışığın girmesine izin veren ve geniş bir alanda otomatik odaklanma becerisine sahip gelişmiş bir kamerayı incelediğinizde insan gözünün çalışmasının tekrarlanan taklitlerini görürsünüz. Buna karşılık; iki göz yuvarlağına sahip olarak bizler de, bize bir objenin ne kadar uzakta olduğunu ve üç boyutlu değerlendirme yeteneğini veren derin bir anlayışa sahibiz.

İnsan beyni de müthiş ve harika bir şekilde yaratılmış olan hayret verici ve olağanüstüdür. Öğrenme, akıl, mantık yürütme; bedenin nabız, kan basıncı ve solunum gibi birçok otomatik işlevini kontrol etme; dikkatini başka bir şeyde toplamışken yürüme, koşma, ayakta durma ve otururken dengeyi koruma gibi saymakla bitmeyecek becerilere sahiptir. Bilgisayarlar, sadece hesaplama gücünde insan beyninden daha kuvvetli olabilirler ama mantık yürüten işlerin çoğunda ilkeldirler. Beyin ayrıca harika bir uyum sağlama yeteneğine sahiptir. Sözgelimi tren istasyonuna yakın bir eve taşındığımızda trenlerin sesi çok geçmeden beynimiz tarafından filtrelenir ve artık gürültünün pek farkına varmayız. Artık uyum sağlamışızdır.

İnsan vücudu müthiş ve harika bir şekilde yaratılmış bir mucizedir. Örneğin, her ayrıntısı ele alınarak insan vücudunun tamamının kopyası için gereken bilgi insan vücudundaki milyarlarca hücrenin her birinin çekirdeğinde çift sarmal DNA bükümü depolanmıştır. Ve sinir sistemimiz tarafından temsil edilen bilgi ve kontrol sistemi; insanların teller ve optik kablolar gibi hantal keşifleriyle kıyaslandığında hayret verici bir biçimde kompakttır. Bir zamanlar adına “basit” hücre denilen her hücre, insan tarafından henüz tamamen anlaşılmamış oldukça karmaşık küçük birer fabrikadır. Mikroskoplar git gide daha çok güçlü bir hal alırken insan hücresinin olağanüstü manzaraları görüntülenir.

Annesinin kendisine yeni hamile kalmış olduğu döllenmiş tek hücreyi düşünün. Rahmin içindeki o bir tek hücreden her türlü değişik türde dokular, organlar ve sistemler gelişir; bunların hepsi de inanılmaz koordine bir süreçle tam zamanında birlikte çalışırlar. Buna bir örnek de yeni doğmuş bir bebeğin kalbindeki iki ventrikülün arasındaki septumdaki deliktir. Bu delik, doğum sürecinde, akciğerlerden gelen kanın oksijenlenmesine izin vermek için tam zamanında kapanır. Bu durum, bebek annenin rahmindeyken ve göbek bağı aracılığıyla oksijen alırken gerçekleşmez.

Ayrıca vücudun bağışıklık sistemi de birçok düşmanla savaşıp en küçük tamirattan en büyüğüne kemikleri tamir edip büyük kazalardan sonra toparlanıp iyileşme gücüne sahiptir. Yaşlandıkça zayıflasa da, bağışıklık sistemimizin hayatımız boyunca bizi kaç kez kesin ölümden kurtardığı hakkında hiçbir fikrimiz yoktur.

İnsan vücudunun işlevleri de olağanüstüdür. Büyük ve ağır objelerle uğraşmanın yanı sıra çok narin ve hassas bir nesneyi de kırmadan dikkatli bir şekilde ele alabilme becerisi de harikadır. Ok ve yay kullanarak uzaktaki bir hedefi defalarca vurabiliriz; hangi tuşları kullanacağımızı düşünmeden bilgisayar klavyesinde çabucak çalışabilir, emekleyebilir, yürüyebilir, koşabilir, kendi etrafımızda dönebilir, tırmanabilir, yüzebilir, takla atabilir; bir ampulü yerinden çıkarmak, dişlerimizi fırçalamak ve ayakkabılarımızı bağlamak gibi “basit” işleri de yine düşünmeden yaparız. Gerçekten de bunlar bize “basit” şeyler gibi gelir ama insanoğlu henüz bu kadar geniş yelpazeli iş ve hareket yapabilecek bir robot tasarlayıp programlayamamıştır.

İnsan kendisine ve çevresine baktığında, kendisinin hiçbir katkısının olmadığı pek çok nimeti görebilir. Yeryüzünde verilen imkânlar; mal, mevki, anne baba, eş, evlat, akraba bunlardandır. Günler, aylar, yıllar, güneş, ay, yıldızlar, geçim vasıtaları, ulaşım araçları, evler, bahçeler, denizler, nehirler, dağlar, taşlar, bulutlar, yağmurlar, bitkiler, sebzeler, meyveler, türlü türlü hayvanlar ve onlardan yararlanma yolları gibi saymakla bitiremeyeceğimiz nimetlerin hepsi Rabbimizin lütfundandır. Bunlar, sürekli gördüğümüz için körleştiğimiz ya da gözümüzde sıradanlaşan ancak harika nimetlerdir.

İnsanın yaratılışı, el, ayak, göz gibi sahip olduğu mükemmel organlar; görme duyma, koklama, tatma, dokunma, irade, idrak, zekâ, nefs, akıl, kalp ve ruh bize emanet edilen büyük nimetlerdir. Bu nimetlerin farkına varmamız, tefekkür etmemiz ve şükretmemiz gerekir. 

Kur’an-ı Kerim’de “Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız sayamazsınız.” (Nahl 18) buyrulmakta, O’nun sayısız nimetlerinin hadde hesaba gelmediği hatırlatılmaktadır.

Bizi Yaratan ve imanlı kılan Rabbimize nihayetsiz şükürler olsun… 

 

Yorumlar

(10)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Kocayusuf

12 Ekim 2024 22:51

Muhterem Sefa Saygılı, Allah (c.c.) ömrünüzü uzun, kılıncınızı keskin eylesin... Dile getirdiğiniz harikalar manzumesi sebebiyle, Yüce Yaratıcı'nın huzurunda, alnımızı secdeden kaldırmamamız gerekir. Ne kadar şükretsek az... Allah'ü Ekber ve Lillahilhamd!..

Süleyman Sırrı Dinçer

12 Ekim 2024 22:16

Kaleminize sağlık Sevgili Dr.Sefa Saygılı .

ÖZCAN ŞAHİN

12 Ekim 2024 15:19

İNSANLARIN KURDU İNSANDIR EVRİMİ İNKAR EDEREK BİR YERE VARILMAZEVRİM DEVAM EDİYOR EDECEK İNSANLAR GELİŞİYOR BUNU ANLAYAMIYORSUNUZ SABİTESİNİZ 1500 YIL EVVELKİ DÜNYAYA DÖNEMEZSİNİZ İNSANLIK İLERLİYOR İLERLEYECEK BEYNİ KULLANMASI GELİŞECEK BEYİN BÜYÜYECEK BU KADAR EFENDİM

Hikmet Yılmaz

12 Ekim 2024 10:58

Sayın editör;  EYT 'tuzu kuruları' pek ilgilendirmiyor. Bu garabet "İstanbul Sözleşmesine" gibi iptal edilmeli. Vatan sevdalısı olarak önerimdir.

Daxi

12 Ekim 2024 10:31

İnsanoğlu "mükemmel" yaratılmamış. Evrim hala sürüyor. Bir yetişkin insan en az 18 sene sonra oluşuyor. 30 undan sonra bel ağrısı, şeker, tansiyon başlar. Bu yazıyı yazan şahsi Antartika'ya bırakın, kendi hayatını tek başına sürdüremez. Ölür. Mükemmellik nerede.

Kanber

12 Ekim 2024 10:22

Öncelikle yaratan yaşatan ve yöneten Rabbimize Elhamdülillah diyorum. Sübhanallah diyorum. O'na layık kulluk yapamadığımızdan af diliyorum.

Nahit sazoglu

12 Ekim 2024 09:33

Hocam çok güzel bir yazı sizi tebrik ediyorum

Pilot

12 Ekim 2024 08:32

Bizi her halimizle mükemmel yaratan yüce Allaha sonsuz hamdu senalar,kendisine ümmet ettiği kutlu peygamber hz.Muhammede sayısız salatu selamlar olsun!

Abdullah

12 Ekim 2024 08:11

Bitkiler gibi kendi besinini üretebiliyor musun? Köpekbalıkları gibi kansere ve virüse karşı bağışıklığın var mı? Birçok bakteri gibi ölümsüz müsün?

Ali Erkan

12 Ekim 2024 07:48

Çok güzel bir tefekkür yazısı. Eline yüregine sağlık doktorum. İnsan bazen nimetler sıradan her gün olduğu için alışıyor, Tefekkür etmesi gerekirken unutuyor. Nimetler şükür görürse devam eder. Nimeti hatırlamak ve yaradana şükretmek lazım. İyi bir hatırlatma yazısı.

Sefa Saygılı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle