• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Evinde ölü bulunan ünlü oyuncu Serhat Kılıç son yolculuğuna uğurlandı! Anma töreninde Hristiyan ayinlerini aratmayan skandal müzik detayı!

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et

Tören esnasında kullanılan müzik tercihleri, bazı kesimler tarafından Batı tarzı ayin ritüellerine ve kilise müziklerine benzetilerek eleştirildi. Yerli kültür ve geleneklere uymadığı gerekçesiyle tepki çeken müzik seçimi, törenin en çok konuşulan başlıklarından biri oldu.

Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlenen anma töreni, törende çalınan fon müzikleri nedeniyle sosyal medyada ve kamuoyunda tartışmalara yol açtı. Tören esnasında kullanılan müzik tercihleri, bazı kesimler tarafından Batı tarzı ayin ritüellerine ve kilise müziklerine benzetilerek eleştirildi. Yerli kültür ve geleneklere uymadığı gerekçesiyle tepki çeken müzik seçimi, törenin en çok konuşulan başlıklarından biri oldu.

Kültüründen kopuk, Batı özentisi marjinal çevrelerin anma töreni adı altında sergilediği bu yabancılaşma vatandaşların büyük tepkisini çekti. Öz değerlerimizle bağdaşmayan bu garip manzaraya ilişkin sosyal medyada, "Kendi medeniyetine, kendi inancına bu kadar mı yabancılaştınız?" yorumları yapıldı.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Büyük olasılık uyuşturucu kullanıyordu. Yakalanan Artiz ! lerin çoğu kadınlı erkekli uyuşturucu bağımlısı çıkmıyor mu?

Tabii bunların gerçek artistlerle bir alakaları yok. Nefis ve iman terbiyesi yoksunları. Işi fahişeliğe kadar götürüp pişkinliğe vuruyorlar. Uyusturucu kumar ve fuhusta ipin ucu kaçtı. Gaztecisinden tut iş adamı Artiz akademisyen sade vatandaş siyasetçi mafya her türlüsü bu bataklıkta. Türkiye maalesef uyuşturucu merkezi oldu. Allah c.c. sonumuzu hayır eylesin.

Recep Aydın / Sosyal Bilimci

MUSALLADA TİYATRO BİTMELİ: KİMLİKTE İNANÇ NETLEŞSİN, BU RİYAKARLIĞA SON VERİLSİN! Türkiye'de son yıllarda vefat eden bazı tanınmış isimlerin ardından düzenlenen anma ve cenaze törenleri, toplumsal ve dini gelenekler açısından ciddi tartışmaları beraberinde getirmektedir. Hayatını kaybeden oyuncu Serhat Kılıç için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde düzenlenen anma töreni sırasında kilise ritüellerini ve Batı tarzı dini ezgileri andıran müziklerin tercih edilmesi, bu yabancılaşmanın en taze ve çarpıcı örneği olmuştur. Ne bu toprağın ruhuna ne de bu milletin inanç dünyasına ait olan bu absürt mizanpajlar, ölüm gibi mutlak ve ağır bir gerçeğin ortasında adeta kültürel bir erozyon sahnelendiğini gözler önüne sermektedir. Bir yanda mezarı başında kadeh kaldıranların pervasızlığı, diğer yanda tabutunun başında ne idüğü belirsiz melodilerle uğurlama seansı yapanların aymazlığı, vefat eden kişinin hatırasına ve inancına yapılan en büyük saygısızlıktır. Bu karmaşanın ve riyakarlığın kökeninde, eski sistemin terk edilerek nüfus cüzdanlarındaki "din" hanesinin kaldırılması veya görünmez hale getirilmesi yatmaktadır. Geçmişte herkesin inancı kimliğinde net bir şekilde yazılıyken, bugün kimin hangi dünyaya ait olduğu, neye inanıp neyi reddettiği tam bir muammaya dönüşmüştür. İnançsız olduğunu her fırsatta beyan eden ya da hayatı boyunca İslami değerlerle arasına mesafe koyan figürlerin, öldükten sonra "ne olur ne olmaz" mantığıyla cami musallasına getirilmesi hem İslam hukukuna hem de o kişinin kendi iradesine hakarettir. İnancı olmayan bir insanın cenazesini camiye taşımak ne kadar yanlışsa, Müslüman olduğu bilinen bir merhumun arkasından yabancı ayin müzikleri çalmak da o derece büyük bir vebaldir. Daha da vahimi, bu belirsizliğin cami cemaatini ve din görevlilerini de yalancı şahitliğe zorlamasıdır. Musallanın önüne getirilen her cenaze için otomatik olarak istenen "İyi bilir miydiniz?" şehadeti, kimliği ve inancı belirsiz kişiler söz konusu olduğunda dini bir ritüelden çıkıp trajik bir tiyatroya dönüşmektedir. Cemaat, hayatı hakkında hiçbir fikri olmayan ya da inancını açıkça reddetmiş kişilere kulaktan dolma bir refleksle "İyi bilirdik" diyerek bilmeden hilaf-ı hakikat beyanda bulunmakta, adeta yanıltılmaktadır. Bu samimiyetsiz döngüye ve karmaşaya son vermenin tek yolu, eski yasal sisteme geri dönülerek kimliklerde inanç beyanının net bir şekilde yer almasıdır. Herkes hak ettiği ve inandığı ritüellerle, kendi inanç dünyasının kurallarına göre son yolculuğuna uğurlanmalı; ne Müslümanın hakkı yenmeli ne de cami avluları bu tür samimiyetsiz gösterilerin mekanı haline getirilmelidir.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23