--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bu gidiş nereye?

Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
26

Bu gidiş nereye?

SEFA SAYGILI

Toplumumuzda ahlaki çöküntü had safhaya ulaşmıştır. Oluklardan artık nur değil, kir akmaktadır. Uyuşturucu, kumar, alkol, fuhuş toplumun her kesimini tehdit etmektedir. Gereken tedbirler alınmadığı takdirde insanımızı bu felaketlerden kurtarmamız imkânsız hale gelecektir. O zaman ne yapmalıyız?

Ünlü ekonomist Şeref Oğuz ensonhaber’e verdiği mülakatta; “Fakirlerimizi doyuramadığımız için değil, zenginlerimizin gözünü doyuramadığımız için bu durumdayız. Herkes kısa yoldan haketmediği bir zenginliği istiyor” demiştir.


İnsanlar yasalara göre davranır gerçeğiyle, öncelikle aileyi ve toplumu tahrip eden yasalardan kurtulmalıyız. Fuhuş, yeni ceza yasasıyla suç olmaktan çıkarılmıştır.  Türkiye’de 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu ve 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu’nda fuhuş yapmak suç ve kabahat olarak düzenlenmemiştir. Fuhuş yapan kişiler (kadın ve erkek ile LGBTİ bireyleri) suç faili olarak tanımlanmamaktadır. Ceza yargılamalarında fuhuş yapan kadın (LGBTİ bireyleri) mağdur, erkek ise tanık olarak tanımlanmaktadır. Fuhuş yapan kadın savcılığa şikâyete geldiğinde mesleğini “seks işçisi!” olarak açıklayabilmektedir.


Anayasa Mahkemesi, seks işçisi bir travestiye fuhuş nedeniyle yaptırım uygulanması üzerine yaptığı bireysel başvurusunu Fuhuş yapmak 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nda suç olarak tanımlanmadığından ve 5326 Sayılı Kanun’un hiçbir hükmünde fuhuş amacıyla başkalarını rahatsız etmek fiili de kabahat olarak belirtilmediği” gerekçesiyle haklı bulmuştur. Son günlerde ortaya saçılan müptezel ilişkiler, fuhşun suç olmamasından kaynaklanmaktadır. Dünyada sadece 8 ülkede fuhuş serbesttir. Maalesef bu sekiz ülkeden biri de Türkiye’dir. Almanya’da bile toplum kuruluşları ve muhalefet, “Avrupa’nın genelevi olduk!” “Fuhuş yasaklansın!itirazlarına başlamıştır.


Özellikle televizyonlarda gündüz kuşağında izlenme rekorları kıran müptezel programlar; ahlaksızlığı, fuhşu, zinayı ve sadakatsizliği normalleştirmektedir. Kocasını ve çocuklarını bırakıp sanal âlemde tanıştığı erkeklere kaçanlar, birden fazla erkekle beraber olup doğan çocuğunun babasını DNA testi ile arayanlar sıradan bir olaymış gibi sunulmaktadır. Maalesef bu programların çoğu da ahlakı ve aileyi koruması beklenen kanallarca yapılmaktadır. Teşhir edeyim derken ahlaksızlık teşvik edilmektedir. Sigara ve alkole uygulanan kısıtlamalar ahlaksız, sapkın programlara, dizi ve filmlere de uygulanmalıdır.


Önce AHLAK ve MANEVİYAT sloganıyla başlanan mücadelenin geldiği aşama içler acısıdır. Geçmişin hızlı mücahitleri alenen Devlet ahlak empoze edemez” diyebilmektedirler. Yine, kanaat önderi bir başka dini yayıncı “Bu rezilliklere yasaklar getirelim!” denildiğinde itirazla Kuzey Kore mi olalım?” diyerek özgürlükler engellenemez zihniyeti aşamasına gelmiştir. 

Ahlaki çürüme aniden olmadı. Azar azar başladı. İstanbul’da bir belediye “Güreşmeyen kızlarımız kalmasın!” sloganıyla kadın güreş kulübü kurdu. LGBTİ dernekleri kuruldu. Zamanında güzellik yarışmaları protesto edilirken, şimdi kızı güzellik yarışmalarında birinci olunca tesettürlü annesi tarafından sevinç gözyaşları içinde tebrik edilmektedir.


Ahlaki çürümeye karşı mücadele etmesi beklenen vakıf, dernek, cemaatlerin gündemlerinin maalesef bambaşka olduğunu görüyoruz. Bir kısmı iç çekişmeyle makam, mevki, sermaye peşinde koşmaktadırlar. Topluma yol göstermesi gereken manevi önderler ise suskunluğa bürünmüşlerdir. Seküler kesimin yazarlarını bile isyan ettirecek rezilliklere ses çıkarılmamaktadır. Siyaset sadece seçimden ibaret değildir. Yıllar heba ediliyor. Geleceğe kötü miras devretmeyelim.


Toplumu kemiren ahlaki çöküntüye çare olarak öncelikle aileyi ve insanı tahrip eden ithal yasalardan kurtulmalıyız. Fuhuş suç olarak tanımlanmalıdır. Teşhircilik ve müstehcenlik engellenmelidir. Müptezel yayınlar durdurulmalıdır. Yeniden ahlak seferberliği başlatılmalıdır. Toplumu, aileyi ve insanımızı korumak öncelikli görevimizdir.

Yorumlar

(26)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Nahit sazoglu

8 Temmuz 2026 16:05

Hocam çok güzel bir yazı sizi tebrik ediyorum

Abdullah Ömeroğlu

27 Aralık 2025 23:12

Çıplaklıkta Moskova / Pompei şehirleriyle yarış yapılıyor hızla irtifa kaybediyoruz Ahlaksızlıkla başımıza taş yağacak... Derhal Ahlaki kanunlar iyiye doğru değiştirilmeli. Sokaklarımızda Ahlak polisleri asayişi sağlamalı... iç savaş başlamadan ... SOS

Temel 74

27 Aralık 2025 23:08

Bu yazı gerçekten REİSE ulaşmalı.... Saygı ve hürmetlerimle...

Bozok

27 Aralık 2025 21:51

Evet abiciğim haklısınız. Lakin bunlar da açılışları "Ya Allah bismillah"diyerek açan başkanımız döneminde oldu. Başkanımıza saygı ve sevgimiz tam Allah'ımıza şükür lakin anlayamadığımız neden bunların farkında olmuyor da herhangi bir yasa çıkarmıyor hala?

M. Seyfeddin Ulucak

27 Aralık 2025 20:33

Tespitler çok güzel de, doktorların teşhis koyarken arızanın neden kaynaklandığına bakmadan tahlil sonuçlarına göre tedavi vermesine (ilaç yazmasına) benzemiş. "Muhafazakâr" bir iktidarın 23 senede memleketi getirdiği duruma bakınca sizin de aynı hatayı yaptığınız çok açık görünüyor. Bilinenleri söylemenin kimseye faydası yoktur. Sizden beklenen, çözümü ve bu çözümün nasıl yapılacağını çok net olarak ifade etmenizdir. Yoksa sözünüzün bir kıymeti yoktur. Ha gayret!...

İbrahim

27 Aralık 2025 19:45

Çok haklısınız hocam bu ülke 2000 yılından itibaren yavaş yavaş ahlaksız düzene doğru sürüklendi

Coşkun Yılmaz

27 Aralık 2025 19:01

Sayın hocam, ülkenin içine düştüğü vahim tabloyu o kadar güzel izah etmişsiniz ki, bu tabloya birileri bakınca sanki iktidarda "muhafazakar" bir yönetim değil de sekülerist bir idare olduğunu zanneder.

Yüksel Önder

27 Aralık 2025 18:43

23 yıldır bunca çalışmakla, binbir dikkatle, üzerine titremekle yetiştirilen, Dindar nesle hücum etmekte niye?.. Tez elden başı...

Albatros

27 Aralık 2025 15:50

Bir ülkede hayat pahalılığı olursa diğer bir deyişle enflasyon varsa ilk önce o toplumda Ahlaksızlık baş gösterir, toplumda saygısızlık, adam kayırmacılık, rüşvet, fuhuş, evliliklerin azalması(doğal olarak doğum oranının azalması), boşanmaların artması,cinayetler, vatan hainliği vs...alır başını gider. Tv'lerdeki diziler de bu işin tuzu biberi olur. Hükümete tavsiyem serbest piyasa savsatasını bırakıp bir an önce bir çok sektöre el atması gerekiyor. Çünkü bu konu PYD' den , İsrailden, Amerikadan çok daha etkili ve tehlikelidir... Saygılarımla....

İslam

27 Aralık 2025 15:05

Toplum ve kişilerin hayatını, İslam tertip ve düzen vermelidir. Başka çaresi yoktur. İslam birken topluma nizam verirken bugün 200 devletin farklı kanunları olmasına rağmen insanı,insan yapmamaktadır

Sefa Saygılı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle