--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bu da geçer ya Hu!

Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
13

Bu da geçer ya Hu!

Sefa Saygılı

Orijinal hattıyla tablosu birçoğumuzun evini ve işyerini süsleyen bu hikmetli söz gerçekten ibretli ve faydalı bir tavsiyedir. Her türlü dünyalık sıkıntı ve meşakkatin, aynı zamanda zevk ve sefanın geçici olduğuna işaret eder. İyi veya kötü, keyif veya acı, beğenilmek veya dışlanmak, başarı veya hata, şöhret veya faciaya maruz kalmak... Kısacası her halin gelip geçiciliğini bizlere hatırlatır.

Dünyada her şeyin bir başlangıcı ve bir sonu vardır; öyle olması da gerekir.

Evet, dünya fanidir. Geçici zevklere, makamlara bel bağlamamalıdır. Ama dünya meşakkatlerinin de geçici olduğunu bilmek lazımdır.

Her türlü ağır ıstıraplar, ciddi acılar, felaketler devamlı değildir. Nasıl başlangıçları varsa, sonları da öyle mevcuttur. Eninde sonunda bunlar bitecekler, dert etmeye değmezler.

Keyifliyken bu duygunun hiç sona ermemesini, ıstırabımız varken hemen bitmesini isteriz. Ama çoğu zaman böyle olmayabilir. Fakat er geç ikisi de sona erecektir.

Bazen şahsımızı, ailemizi, çevremizi veya memleketimizi kara bulutlar sarar. Herkes gergindir, sıkıntılıdır. Sanki çıkış yolu yok gibidir. Böyle zamanlarda “Bu da geçer ya Hu!” demek gönlümüze su serper, içimizi ferahlatır. Hakikat de böyledir zaten. Her yokuşun bir inişi, her gecenin bir sabahı vardır.

Şimdiye kadar sayısız insan ve toplum, inanç sahipleri ve iman ehli en ağır imtihanlara maruz kaldılar, işkence ve ezalara tahammül ettiler. Hepsinin sıkıntısı geçti, cefaların verdiği tecrübe ve olgunluklar onlara kaldı. Hele bugünlerde insaflı ve merhametli insanları üzen o kadar çok felaketlerle karşı karşıyayız ki adeta insanlığın bittiği dönemi yaşıyoruz. Siyonistlerin yaptığı zulümler dayanılacak gibi değil. 

Dünyevi zevk ve sefalara dalanlar da bunu sürdüremediler. Bir süre sonra ıstırap ve cefalara maruz kaldılar.

Bazen hayatımızdaki en parlak ışığımız bir anda sönüp bizi karanlıkta bırakabilir bazen de zifiri karanlığın içinden bir güneş doğup hayatımızı yeniden aydınlatabilir. Yaşadığımız her şey gelip geçicidir ve cümlenin sonuna eklenen “Ya Hu (Ya Allah)” kelimeleri ile kastedildiği gibi her şey Allah’tan gelir. Ne mutluluğumuzda rahatlayıp kontrolü elden bırakmalıyız ne de mutsuzluğumuzda umutsuzluğa kapılıp isyan etmeliyiz. İçinde bulunduğumuz durum ne olursa olsun unutmayalım ki “Bu da geçer ya Hu!..”

Evet, her türlü zevk ve meşakkat geçicidir. Hem sefa içindeyken, hem cefa çekerken “Bu da geçer ya Hu!” demeyi unutmayalım...

Böylelikle daha olgun davranmış olur, olumsuzluklardan daha az etkilenir, dünyaya daha kuşbakışı nazar eder ve ölümsüz gerçeklere daha candan bağlanırız.

ÜLKEMİZİN SUÇ TABLOSU

Maalesef suç işlemede ülkemizin karnesi hiç iyi değildir. Sadece mafya tipi olaylar bile suç işlemede facia boyutlarındayken neredeyse her konuda suç patlamaları yaşanmaktadır.

Hırsızlıkta, sahtekârlıkta, dolandırıcılıkta, soygunda, her türlü yüz kızartıcı suçta, uyuşturucu imalatında ve satışında, kadın ticaretinde, bozuk ve hileli gıda satışında maalesef dehşetli artış söz konusudur. Hortumculuk, ihalelere fesat karıştırmak, rantçılık, rüşvet, artan kara servetler, vurgun ve soygunlar artmıştır.

Medya abartıyor diyenler olacak. Ancak görünen o ki aksine medya bu tip haberleri yazmaya yetişememektedir bile. Suç oranlarında Türkiye’nin kaçıncı sırada olduğu istatistiklerden de bu bellidir. Küresel Organize Suçlar Endeksi’ne göre; 2023’de Türkiye Avrupa’da lider, dünyada 14. sıradadır. Şu an adliyelerde 60 milyonun üzerinde açık dosya vardır, bunun sadece 20 milyonu ise 2023 yılına aittir.

Şehirlerin en büyük binaları artık hastaneler ve dev adliyelerdir. Ancak bu adliye binalarındaki savcılar ve hâkimler ordusu davalara yetişmekte zorlanmaktadır.

Bu yüzden cezaevleri dolup taşmakta, yenilerin yapılmasına ve örtülü af yasalarıyla cezaevinde yatanların sayısı eritilmeye çalışılsa da yine yeni mahkûmlara yer açılamamaktadır. Hatta bir ranzada iki veya üç mahkûmun sırayla yattığı bile olmaktadır.

Peki, bu feci gidişatın sebebi nedir? Neden halkın neredeyse yarısı birbiri ile nizalı yani çekişme, bozuşma ve kavga içindedir.

Eskiden okullarda, “Öğrenim arttıkça cezaevleri boşalır. Okumuşların suç oranı düşüktür” şeklinde tekerlemeler öğretilirdi. Ancak görüyoruz ki okulların artması ve üniversite bitirenlerin sayısının çoğalması da suçlu miktarını düşürmemektedir.

Ak Parti hükümeti suç işlemeyi azaltacak bazı hayırlı adımlar atacak olsa hemen; ‘özel hayata müdahale’,bu devirde olur mu?’ gibi vaveylalar koparılmakta ve engellenmektedir.

Suçtaki bu patlamanın üzerinde durulmalı ve önleyici tedbirler alınmalıdır. Bu konuda hepimize ancak özellikle devletimize, medyaya ve sivil toplum kuruluşlarına görevler düşmektedir.

Yorumlar

(13)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Mavibere

14 Aralık 2024 22:54

Çok yazık, bu durumda olmamızın en büyük sebebinin cehalet ve sevgisizlik olduğunu düşünüyorum.

Kanber

14 Aralık 2024 19:18

Selamlar hocam. Allah razı olsun. Kanayan yaramıza ne güzel parmak bastınız. Çok acil ve çok ciddi bir şekilde konu üzerine gidilmeli. siyasiler, bürokratlar, aileler, Milli Eğitim ve diyanet.

Abbasağa

14 Aralık 2024 16:33

Bu ABD AB gibi batılı kuruluş karın yaptığı istatistik bizce geçerli olmamalıdır. En büyük göstergesi itrail her zaman liste dışı.

Ali Erkan

14 Aralık 2024 14:59

Kıymetli doktor yazıdaki iyimserlik ve bilgelik dikkatimi çekti. Hadiselere bir yaklaşım söz konusu. Ek bölüme gelince sanki başka bir kalemden çıkmış gibi. Türkiye ile ilgili verilen istatistikler karalama istatistiklerine benziyor. 400.000’e yakın mahkum var. 86 milyonluk ülkede, başı belaya girmiş, yolunu şaşırmış, öfkesine mağlup olmuş ve yanlış yapmış insanlar olur. Hapishaneleri ıslahhane yapmak ve bunun için projeler geliştirmek lazım. Yüreginize ve kaleminize sağlık.

Oğuz Han

14 Aralık 2024 13:34

Suçu azaltacak hayırlı adımları yazarmısınız? Vaveyla kopacak diye tedbir almamak nasıl bir kafa?

Sahtekar yorumcu(sahtekarlık varsa ortaya koyun)

14 Aralık 2024 10:56

İslam dünyasında ve özellikle Türkiyede suçların çok büyük bir yekünü örgütlü,bilinçli,planlı,sistematik ve amaca yönelik işlenir.Türkiyede yabancı devletlere ait belki de 70 kadar istihbarat örgütü bulunmakta ve her alanda faaliyet östermektedir.Suçların çok az bir yekünü gerçek psikopatlar tarafından(psikopat gibi görünenlerin çoğu da ajandır)işlenmektedir.

Nahit sazoglu

14 Aralık 2024 09:42

Sayın yazar çok güzel bir yazı sizi tebrik ediyorum hocam hayat. Çok pahalandi emeklilerin. Durumu perişan haline geldi emeklilerin durumları ilgili. Bir makale yazarsanız çok memnun olurum sonsuz sevgi ve saygılarımla

okur

14 Aralık 2024 13:25

ohhhhhhhhhhhhhh

Okur

14 Aralık 2024 08:49

Akp nin 20 yılda ülkeyi getirdiği durum ortada

VİCDAN

14 Aralık 2024 08:09

Sayın hocam 22 ay değil.22 senelik ikdidardan söz ediyorsunuz.Suç oranının artmasının sebebleri arasında ilk sırada cezasızlik veya az ceza algısının olması gelmektedir.Biz kovitde maskemizi takdık.Takmayanlar affedildi.Kovitde örtülü mörtülü değil adeta af ilan edildi.Açık cezaevlerindekilerden yatardan 10 yıl,kapalıdakilerden 6 yıl(Denetimli serbestlik kapsamı çoğunlukla).İnsan Allahccdan korkacak,kuldan utanacak.Eğer hırsızlık normal bir şey gibi algılanırsa,cezaevi ona ev gibi gelir.

Suçlar korundukça artar.

14 Aralık 2024 07:51

Suç ihbarı yapılıyor,,ihbarı yapanlar suçlu oluyor çıkıyor,,eğer doğru değil yanılma ise izah edilir anlatılır ve kabahati kişinin yüzüne vurulur,yok kasti bir iftira ise cezası verilir,,,,,,,daha baştan niyetin üzüm yemekmi bağcıyı dövmekmi diye ilk karşılama cümlesi kuruluyorsa; boşver inceldiği yerden kopacak çok uzadı sakız gibi oldu ve kopacaktırda,,bu cümleler herhangi bir parti zümre v b özel olarak yönelik değildir her kim böyle davranıyorsa onlaradır..Bu ülkede insanlar şeytanın yattığı yeri bile bilir,ama bilmez..

Sefa Saygılı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle