BM ve Cumhurbaşkanımız
Birleşmiş Milletler 81.Genel Kurul görüşmelerinde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan üyelere hitap etti.
Yapılan konuşmayı şu başlıklar altında toplamak mümkündür.
‘1-Üye ülkelerin kahir ekseriyetinin resmen tanıdığı Filistin Devleti’nin değerli Başkanı Sayın Mahmud Abbas, iki yıldır bu salonda yer almıyor.
Biz Filistin halkının bu mücadelesini, Dünya’ya duyurmaya devam edeceğiz. Yalnızca Gazze’de, son 3 yıldır 74 bin kardeşimiz, İsrail terör devletinin kurbanı oldu. Bu Tayyip Erdoğan’ın, şahsi meselesi değildir. Bu insanlığın bir meselesidir. Karşımızda öldürmeye doymayan, soykırımcı bir zihniyet var.
2- BM Güvenlik Konseyi ‘Dünya 5’ten büyüktür, ilkesine göre yeniden mutlaka reform edilmelidir’. Yapanın yanına kâr kaldığı sistem, çürümeye mahkumdur.
3-Pakistan ve Suudi Arabistan’la birlikte kurduğumuz Savunma İttifakı, aramızdaki dayanışmayı perçinliyor ve sorunlara çözüm bulmayı amaçlıyor.
4-Rusya -Ukrayna savaşının sona ermesi ve Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü koruması arzumuzdur.
5-Libya’da, istikrar ve güvenliğin korunması önceliğimizdir.
6-Hürmüz Boğazının, seyri sefer serbestisinin sağlanması gerekir.
7-Ermenistan ile normalleşmeyi önemsiyoruz.
8-Kardeş Suriye Halkının, yanında durmaya devam edeceğiz.
9-Kıbrıs Türk Halkının egemen ve eşit statüde, egemenliği tescil edilmelidir. Uluslararası toplumu, KKTC’yi tanımaya davet ediyoruz.
8-Türkiye savunma sanayiinde yeri ve şoklara dirençli ekonomisiyle bir istikrar adasıdır.
9-Tonlarca yemeğin çöpe atıldığı, diğer tarafta yüz milyonlarca insanın çöpten yemek topladığı bir Dünya’da, adaletten bahsedilemez. Antalya’da düzenlenecek olan COP 31 programına, sizleri davet ediyorum.
10-Küresel cinsiyetsizlik politikaları, Aile kurumunu ve çocukları hedef almaktadır. Kadın ve erkek, Aileyi korumalıyız.
‘Büyük bir Milletin Cumhurbaşkanı olarak, Rabbim ömür verdikçe bu kürsüden mazlumları savunmaya devam edeceğim’.
Biz bedel öderiz ama susmayız, zulme rıza göstermeyiz’ diyerek, BM kürsüsünde, Sezai Karakoç’un şiirini okudu;
Onlar sanıyor ki,
Biz sussak mesele kalmayacak.
Onlar sanıyor ki,
Bizden kurtulsalar mesele kalmayacak.
Halbuki bizden kurtulsalar,
Vicdan azabından kurtulamayacaklar,
Allah’ın gazabından kurtulamayacaklar’.
Cumhurbaşkanımızın yaptığı konuşmayı, Başkan Trump’da dinledi ve ABD Başkanı, Türkiye Cumhurbaşkanına övgü dolu sözler söyledi. Aynı zamanda Erdoğan ve Trump arasında görüşme oldu.
Netanyahu BM kürsüsünden konuşma yaparken ve New York sokaklarında protesto edildi. İsrail delegasyonu, toplantıyı terk eden ülkeleri fişlediler. İşte böyle utanmaz pervasız bir millet bunlar.
Cumhurbaşkanımız Birleşmiş Milletlerden, Türk evine yürüyerek gitti.
Türk evi adeta bir diplomasi merkezi olarak görev yapıyor. Sayın Cumhurbaşkanı burada, birçok ülkenin yöneticisiyle görüşmelerde bulundu. Bu bina Türkiye’nin itibarına Dünya ölçeğinde katkı sağlıyor.
BM toplantısında Türkiye adına yapılan konuşmayı şöyle değerlendirebiliriz;
Sayın Cumhurbaşkanımız, bütün insanlığa mesaj vermiştir.
Verilen mesajlar sadece Türkiye için değil, bütün Dünya için önemlidir.
Bütün Dünyanın gözü önünde Filistin meselesini tekrar gündem getirmiş, Gazze’de şehit olan Müslümanların arkasında olduğumuzu ifade etmiş, Türkiye’nin desteğini ortaya koyarak kadirşinaslık yapmıştır.
Bu tavır aynı zamanda bir Müslüman olarak, başka Müslüman kardeşlerimize sahip çıkmak görevimizin ifa edilmesidir.
Ayrıca terörist Siyonistlerin yaptıkları katliamların sınırlı kalmayacağını, bütün Dünya için tehlike arz ettiklerine dikkat çekilmiştir.
Bugün BM maalesef, fonksiyonunu ortaya koyamıyor.
Yeryüzünde yapılan bunca zulme karşı ses çıkaramıyor. Güvenlik Konseyinde 5 üye söz sahibi oluyor. Uygulamada siyaset ve menfaatler çerçevesinde işler yürüyor ve haksızlıklar yapılıyor. Yaklaşık 200 üye 5 üyeye bağımlı kalıyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘Dünya 5 ten büyüktür’ diye haykırması, boşuna değil.
Acilen adaletsizlikler giderilmeli ve kesinlikle reform yapılmalıdır. Yeni düzenlemeler ile fakir ülkelerin ve mazlumların sesinin çıkmasına imkân sağlanmalıdır.
Mekke Savunma Paktı, yerinde bir organizasyon olmuştur. İslam Ülkeleri arasında NATO benzeri fonksiyonu olabilecek bir yapıdır. Amaç, güç birliği meydana getirerek, caydırıcı olmaktır.
İslam Dünyası’nın, topyekûn kardeşlik bağlarının daha artmasına ihtiyacı vardır.
Dünya’da barışın sağlaması, süren savaşların bitirilmesi çok önemlidir.
Küresel istikrarın sağlanması, insanlığın selameti açısından değerlidir. Rusya- Ukrayna, Libya, Hürmüz Boğazı, Azerbaycan- Ermenistan, Suriye ,Kıbrıs sorunlarının çözülmesi gereklidir.
COP 31, Sıfır Atık, Küresel anlamda iklim problemleri için birlikte olmak, meseleler karşısında tedbir almak gerekmektedir.
Bu konuda en iyi çalışmaları yapan ülkelerden biriside, Türkiye’dir. Maalesef ekonomisi güçlü ülkeler sadece kendi menfaatlerini düşünüp, insanlığın geleceği için ortaya çıkacak problemleri göz ardı etmektedirler.
Son olarak, Emperyalistler Dünyada nüfusun artmamasını istiyorlar. LGBT ve benzeri sapık akımları teşvik ediyorlar.
Türkiye ise, Aile Kurumuna çok önem veriyor. Aileyi korumak için ciddi adımlar atıyor.
Bugün bütün Dünya’da sapık akımlara karşı, tedbir almak gerekmektedir.
Sayın Cumhurbaşkanımızın, BM’ de yaptığı konuşmasını ve ifadelerini önemsiyoruz.
Bir dua olarak, ‘Allah kendisine hayırlı uzun hizmet ömrü versin. Dünya üzerinde mazlumların sesi olmaya ve haksız gidişata karşı durmaya devam edilsin’ diyerek, konuyu bitiriyoruz.







