--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

TÜSİAD’da isim değişiyor ama zihniyet hiç değişmiyor

Rasim Bolbol
Rasim Bolbol

Yakın zamanda “Türk Sanayici ve İşadamları Derneği” olan isimlerini “Türk Sanayici ve İşinsanları Derneği” olarak değiştirdiler. 

Ancak görüyoruz ki değişen sadece isimleri olmuş.

Zihniyet hâlâ aynı; yerli yerinde duruyor.

Kendilerini “Türkiye’nin önde gelen girişimcilerinin ve iş dünyası yöneticilerinin oluşturduğu gönüllü bir iş dünyası kuruluşu” olarak lanse ediyorlar, ama “gönüllü iş dünyası kuruluşu”ndan ziyade, sanki Türkiye’ye diz çöktürmek isteyen bir kısım güçlerin “gönüllü tetikçiliği”ni yapıyorlar.

¥ 

1971 yılında kurulan bu “gönüllü iş dünyası kuruluşu” ne “iş”ler çevirmedi ki bugüne kadar?..

12 Eylül darbesinin hemen öncesinde; 1979 yılında, gazetelere verdikleri çarşaf çarşaf ilanlarla, Bülent Ecevit başkanlığındaki hükümetin düşmesinde başat rol oynadılar.

Darbenin ardından önce kapatıldılar, ancak daha sonra “ABD’de lobi faaliyetlerinde bulunacakları” gerekçesiyle açılarak, “12 Eylül cunta yönetiminin icazet verdiği ilk dernek” olarak tarihe geçtiler.

(TÜSİAD’ın kurucularından, Türkiye’nin en zengin ailesinin başındaki Vehbi Koç’un, diktatör Kenan Evren’e yazdığı ve “Zatıâlilerine ve arkadaşlarınıza muvaffakiyetler temenni ediyorum. Emrinize amadeyim” cümleleriyle biten mektubu, tam da burada hatırlatmakta fayda var.)

Anımsayın, bu “İstanbul baronları”, 28 Şubat 1997’deki “post modern” darbede de çok önemli bir rol üstlendiler. 1979’da Bülent Ecevit başkanlığındaki hükümeti düşürdükleri gibi, 1997’de de Refahyol Hükümeti’nin düşürülmesinde aktif görev icra ettiler. Üstelik, sadece Refahyol’u düşürmekle yetinmediler; ardından gelen ANASOL-M koalisyonuna da “yol haritası” dayattılar. 

1990 yılında hazırladıkları ve muhafazakâr camiayı bir hayli tedirgin eden “Türkiye’de eğitim sistemi” başlıklı raporu bir defa daha tedavüle soktular. “İmam hatiplerin orta kısmının kapatılarak 8 yıllık kesintisiz eğitime geçilmesi, İHL mezunlarının üniversiteye geçişlerinin sınırlanması, Kur’an-ı Kerim’in ve ibadetin tamamen Türkçeleştirilmesi” önerilerine yer verdikleri, ancak 1990 yılında itibar görmeyen o raporu, Mayıs 1999’da kurulan ANASOL-M’ye neredeyse eksiksiz bir şekilde uygulattılar.

Bu raporla, imam hatiplerin orta kısımlarının kapısına kilit vurdurdular.

“8 yıllık kesintisiz eğitim” adı altında 1999’da 178 bin olan imam hatipli sayısının 2002’ye kadar geçen süreçte 64 bine düşürülmesine yol açtılar.

¥ 

Evet, kısaca TÜSİAD bu...

Dün neyse, bugün de o...

Zaten TÜSİAD’ın mevcut başkanı Erol Bilecik’in son açıklamaları da bu gerçeği ortaya koyuyor.

“Patronlar kulübü”nün başındaki zat, “Katranı kaynatsan da olur mu şeker/Cinsini sevdiğim cinsine çeker” sözünün ne denli haklı olduğunu bize bir defa daha gösteriyor.

¥ 

Baksanıza, iş dünyasının bir temsilcisi kalkmış, açık açık kriz tellallığı yapıyor.

“Artık Türkiye için kritik noktaya gelindi” diyor.

Türk insanının hükümete olan inanç ve güveninde problem olduğunu iddia ediyor.

Öncelikle şu gerçeği aklımızın bir köşesinde tutalım: 

Eğer TÜSİAD, “Artık Türkiye için kritik noktaya gelindi” diyorsa, bilin ki Türkiye “kritik bir nokta”ya değil, “baronların istemediği bir nokta”ya gelmiştir.

Türk insanının hükümete olan güveninde problem olduğu iddiası ortaya atılıyorsa, anlayın ki gidişattan rahatsız olan millet değil, bu milletin yakasına bir illet gibi yapışan faiz lobileri, İstanbul dükaları ve Batı kuklalarıdır.

Ezcümle, şayet TÜSİAD bir hükümeti “Yanlış yoldasın” diye uyarıyorsa, hiç şüpheniz olmasın ki, o hükümet doğru, hem de dosdoğru bir yoldadır

¥ 

Dün AK Parti Hükümeti’ne “OHAL’i kaldır” diyerek ayar vermeye çalıştınız… 

Türkiye’nin gelmiş geçmiş en anti demokratik kurumlarından biri olmanıza rağmen, “Demokrasilerde işler böyle yürümez” deyip, seçilmişlere aklınızca “yol haritaları” çizmeye yeltendiniz…

4+4+4 eğitim sisteminden tutun yargı alanındaki değişikliklere kadar her konuya burnunuzu soktunuz…

Ancak artık devran değişti beyler! 

Türkiye, eski Türkiye değil. 

Bundan sonra aklınızı başınıza alın!

İsminizi değiştirdiğiniz gibi, zihniyetinizi de bir an önce değiştirin!

Bizden söylemesi...

 

Rasim Bolbol Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle