--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ölünün arkasından konuşulmaz mı? Bekir Coşkun bile öyle demiyor ama…

Rasim Bolbol
Rasim Bolbol
25

Temel bir gün elindeki büyük bir bavulla havaalanına gelir. Buradaki güvenlik alanından geçtiği sırada x-ray cihazı ötmeye başlar. Memur, tavırlarından şüphelendiği Temel’e bavulunu işaret ederek “Onun içinde ne var?” diye sorar.

Temel, “Kuş yemi” der.

Memur, Temel’e inanmaz ve bavulu açtırır.

Bavulun açılmasıyla birlikte son derece pahalı kol saatleri ortalığa saçılır. Saatleri gören gümrük memuru, Temel’e dönüp “Hani kuş yemi vardı içinde?” der.

Temel oldukça pişkindir. Cevabı da doğal olarak aynı pişkinlikte olur:

- Vallahi ben kuşların önüne koyuyorum. Yiyip yememek onlara kalmış.

Bekir Coşkun’un ölümünün ardından yayınlanan makalemizi ters yüz edip mecraından saptıranları görünce, aklımıza nedense bu fıkra geldi.

Sizler de şahit oluyorsunuz... 

Malum zevat, günlerdir milletin önüne yem atıyor.

Savundukları zatın ahlak dışı yazılarını görmüyorlar, ancak o yazıları gündeme getirdiğimiz için bizi tefe koyuyorlar.

Bu, resmen “cambaza bak” taktiğidir. Akit’i hedef gösterip Coşkun’un gün görmemiş küfürlerini unutturmak istemek “yavuz hırsızlık”tan başka bir şey değildir.

Neresinden bakarsanız bakın tuhaf bir durumla karşı karşıyayız.

Öyle ya, ağzı bozuk yazarın “g.t kılı” ifadesini halının altına süpürüyorlar, ama bizim cevaben kullandığımız “g.t kılı” kelimesine veryansın ediyorlar.

Mütedeyyin insanların ölümünden sonra her türlü hakareti savurmayı kendilerinde bir hak olarak görüyorlar, fakat Bekir Coşkun’a yönelik en ufak bir eleştiriye tahammül edemiyorlar.

Bir yandan gazetemizin kutsal topraklarda Hakk’a yürüyen merhum Genel Yayın Koordinatörü Hasan Karakaya’yı “kaleminden kan damlayan yazar” olarak nitelendiriyorlar, ancak öbür taraftan Coşkun’a rahmet dilenmemesini memleket meselesi haline getiriyorlar. 

Peygamber Efendimiz’in “Ölülerinizin iyiliklerini anlatınız, kötülüklerini anmayınız” hadis-i şerifini hatırlatıp akılları sıra bizi köşeye sıkıştırmaya çalışmaları da cabası...

Muhaddis kesilip bize hadis dersi vermeye kalkanlar öncelikle şunu bilsin:

Kur’an-ı Kerim’de kınananların çoğu ölüdür. Ayrıca pek çok ulema, bu konu hakkında “İslam ve Müslümanlarla mücadele etmiş, insanları yanlışa yönlendirmiş kişilerin kötülüklerini öldükten sonra konuşup yazmakta herhangi bir sakınca yoktur” şeklinde görüş belirtmiştir.

Biz Coşkun’un imanını sorgulamıyoruz. Bu, hakkımız da haddimiz de değil zaten.

Bizim yaptığımız “durum tespiti”nden ibaret. Yani, hayattayken dine sürekli muarız olan bir insanın yazdıklarını gözler önüne seriyoruz sadece.

Üstelik yazdıklarımızda bir yanlış da yok.

“Bekir Coşkun ‘İmamları görünce kaçasım geliyor’ dedi, ama sonunda bir imamın eline düştü” demişiz mesela. Yalan mı şimdi bu? İmam yetişmesini “çağdaş eğitimin canını almak” şeklinde tanımlayan zat, son yolculuğuna yıllar boyunca yerden yere vurduğu o imamlardan birinin kıldırdığı cenaze namazıyla uğurlanmadı mı yani?

Ne o? Yoksa hakkında “Yaşarken ezana ve selaya hep düşmanlık etti” ifadelerini kullandığımız şahıs, gerçekte ezan ve sela düşmanı değil miydi?

Değil ise, bu yönü ile savunma yapsınlar, biz de aksini ispatlayalım.. Ama bunların, birileri için hiçbir anlamı yok. Çünkü onların amacı üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek.

Çoğu ömrü boyunca İslam’a ve Müslümanlara dil uzatan, lakin sıra ölülerine gelince birden bire hadis-i şerifleri hatırlayan bu tiplere öyle gözüküyor ki ne anlatsak boş.

Şimdi kalkıp “Bekir Coşkun, ‘Ölüler insanlığın kaderini çizen önemli kişilerse, gerçekleri ortaya koymak gerekir... Yoksa tarih kitapları yalan-yanlışlarla dolu olurdu’ diyerek ölülerin sağken yapıp ettikleriyle ilgili gerçekleri mutlaka ortaya koymak gerektiğini, yani onların arkasından pekâlâ konuşulabileceğini belirtmişti” desek ona da inanmazlar.

Neyse, biz “fetva”yı Bekir Bey’den aldığımızı yazalım da varsın malum zevat “Ölünün arkasından konuşulmaz” demeye devam etsin.

 

Yorumlar

(25)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Cafer

25 Ekim 2020 21:29

Onu bir videoda diyen kadın dan dolayı izafen ortaya çıkmış bir cümle şahsının söylediği bir kelime değil

Onuncu Köy

25 Ekim 2020 20:39

Bu tür bütün hayatını İslam'a ve Müslümanlar'a saldırarak,fitne,fesat yayarak geçiren insanların değil arkasından konuşulmaması cenaze namazının dahi kılınmaması gerekir.Hadis "ölülerinizin" diyor yani Müslüman olarak yaşayıp Müslüman olarak öldüğü çok büyük ihtimal insanlar için kullanılıyor.Yoksa her nüfusunda Müslüman yazan için değil

Tunç

25 Ekim 2020 19:09

Sevgili peygamberim, ölülerinizi hayırla yad edin, buyuruyor. G.vur ölülerini değil.

Tamyobaz sefi

25 Ekim 2020 18:18

Huouhuuouhhaaaaa  

Davut pekmüzdarip

25 Ekim 2020 17:38

Hacım önemli olan zor zamanda konuşmak . 

adem akyüz

25 Ekim 2020 17:23

bekir benim veya bizim ölümüz değilki  

Orhan inan

25 Ekim 2020 14:31

DOĞRU SÖZE NE DENİR. ELİNİZE SAĞLIK.

Mardinli hoca

25 Ekim 2020 14:14

Sayın rasim bey dilinize yüreğinize sağlık.Turkiyede ıslama ve müslümanlara öyle kişiler varki işleri güçleri düşmanlık hakaret yapmak vardır.Geberdikleri zaman camiye getiriyorlar imamın başına bela ediyorlar.Halbuki böyle din düşmanlığı yapanlar üzerine cenaze namazı kılınmaz. 

Ömer

25 Ekim 2020 12:46

Rasim bey yazınıza tamamen katılıyorum . Hayatı boyunca din düşmanlığı yap millete en olmadık hakaretlerde bulun sonra ölüp gittiğinde konuşma . Tabi konuşulur yazılır . Müslüman biri öldüğünde mesela Kadir Mısıroğlu’na her türlü hakareti yapanlar şimdi Bekir in ardından konuşulmaz öylemi . Hadi ordan .

Kürşat

25 Ekim 2020 12:41

Zihniyyetine ..beykir coşkun ölmedi. GEBERDİ

Rasim Bolbol Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle