“Şer ittifakı”na karşı “Cumhur İttifakı”
Siyasi partilerin “seçim ittifakı” yapabilmelerinin önünü açan kanun teklifi hafta içi Meclis’e sunuldu.
AK Parti ve MHP’nin 26 maddelik teklifi önce komisyonda, ardından da Genel Kurul’da görüşülüp oylanacak. Çok büyük bir aksilik olmazsa da kanunlaşacak ve böylece “Cumhur İttifakı”nın 2019 seçimlerinde birlikte hareket etmesinin önünde hiçbir engel kalmamış olacak.
Hiç şüphesiz, “ittifak yasası” olarak adlandırabileceğimiz bu kanun teklifi, siyasi partilerin seçimlerde başka bir siyasi partiyi destekleme kararı almalarını yasaklayan hükmü kaldırmasının yanı sıra, birçok önemli yeniliği de beraberinde getiriyor.
Mesela, sandık kurullarında “partili başkan” dönemi artık sona eriyor. Getirilen teklifle, sandık kurulu başkanları kamu görevlileri arasından kurayla belirlenecek.
Bu, gerçekten de olumlu bir gelişme.
Hastalığı veya engeli sebebiyle yatağa bağımlı olan seçmenler için “seyyar seçim sandığı” uygulamasının hayata geçirilecek olması da müspet bir adım.
Yeni teklifle, aynı anda yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerde ortaya çıkabilecek muhtemel olumsuzlukların da önüne geçilmeye çalışılmış.
Mesela, “tek zarf” uygulamasıyla, hem cumhurbaşkanlığı hem de genel seçimler için kullanılan oylar aynı zarfa konulup aynı sandığa atılacak. Böylece, sandık başında yaşanabilecek kafa karışıklıkları da izale edilmiş olacak.
“Cumhur İttifakı”nın 26 maddelik teklifiyle, 16 Nisan referandumu sürecinde CHP’nin diline doladığı “mühürsüz oy/zarf” tartışmaları da tarihe karışacak.
Normal şartlarda yüzde 10 barajını aşması mümkün olmayan küçük partilere yeni teklifle sağlanan fırsatı da unutmamak lazım.
Küçük partiler de yapacakları ittifaklarla barajı aşıp, Meclis’te temsil edilme imkanına kavuşabilecek. Yani, “ittifak yasası” ile birlikte, millet iradesinin tecelligâhı olan TBMM’de geniş bir çoğulculuk sağlanabilir.
¥
Gelelim AK Parti-MHP ittifakına başka katılımların olup olmayacağı meselesine...
İsterseniz, öncelikle, ittifaka katılabilecek olan muhtemel partilerden başlayalım...
Büyük Birlik Partisi’nin ittifaka verdiği destek malûm.
Zaten BBP Genel Başkanı Mustafa Destici de AK Parti ve MHP’li yetkililerle görüşmelerinin olumlu bir şekilde seyrettiğini, partisinin “Cumhur İttifakı”nın içinde yer alacağını defalarca söyledi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da “BBP başta olmak üzere oy dağılımı itibarıyla kendi başına milletvekili çıkarma imkanı bulunmayan partilerin ittifaktaki herhangi bir partinin listesinden seçime girebileceklerini” ifade ederek BBP’ye yeşil ışık yaktı.
Ezcümle, BBP’nin “Cumhur İttifakı”nda yer alacağı kesin gibi; netleşmeyen tek şey müdahilliğin ne şekilde olacağı. İttifaka yekten mi dahil olacaklar, yoksa AK Parti veya MHP listelerinin birinden aday mı gösterilecekler?
Bunu ilerleyen zamanlarda göreceğiz.
¥
Tabii, bir de Saadet Partisi mevzusu var... Her ne kadar bazı çevreler SP’nin de “Cumhur İttifakı”na dahil olabileceği görüşünü ileri sürse de, bu pek mümkün görünmüyor. Nitekim, SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu da 2019 seçimleri için kendi cumhurbaşkanı adaylarını çıkaracaklarını söyleyerek ittifaka kapıları kapatmıştı.
¥
Bu bağlamda, “şer ittifakı”na karşı kurulan “Cumhur İttifakı”nın milliyetçi-muhafazakâr kesimin yeniden kenetlenmesine vesile olmasını diliyoruz.
Ümit ederiz, Türkiye’nin geleceği için oluşturulan bu birliktelik, özelde ülkemizin, genelde de İslam ümmetinin hayrına olur...


