--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

PKK’nın ateşine benzin döküyorlar

Rasim Bolbol
Rasim Bolbol
8

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı CHP’li Tunç Soyer’in HDP’ye olan diyet borcu bitmemiş anlaşılan.

Neden mi?

“Ormanları yakan PKK’yı niçin kınamadınız?” sorusuna “Bu neye yarayacak” cevabını vermiş de ondan. 

Peki şaşırdık mı buna?

Elbette hayır.

Nihayetinde Belediye Meclisi’nde PKK’nın kınanması ve şehit ailelerine yardım önergesini reddettiren biri var karşımızda. 

Bölücüleri işe almakta bir an dahi tereddüt etmeyen bu eleman PKK’yı tabii ki lanetlemez.

O, durmadan eyalet sistemi arzusunu dile getirir ancak. Ya da terör örgütüne militan kazandırmaktan başka işe yaramayan HDP’li belediyeleri “kardeş” olarak nitelendirir bıkmadan.  

Tunç Soyer’in sicilinin fazlasıyla kabarık olduğu su götürmez bir gerçek.

“Zaman ve Samanyolu’na yapılan baskınları bütün kalbimle protesto ediyorum” diyerek FETÖ’ye kol kanat germesi, İzmir için ayrı bir bayrak ve para birimi önererek “özerk devlet” hevesini gözler önüne sermesi, bu bozuk sicilinin kanıtı zaten. 

Neymiş, her gün “PKK kahrolsun” diye güne başlasak, neye yarayacakmış? Birbirimize sürekli bunu söyleyerek neyi kanıtlamış olacakmışız?

Bu sözlerin HDP/PKK ile ters düşmemek için sarf edildiği aşikâr. Lakin Soyer, sadece HDP/PKK ile zıtlaşmamaya çalışmıyor; aynı zamanda resmen ve alenen kraldan fazla kralcılık yapıyor.

Öyle ya, terör örgütü bile “Ormanları biz yaktık” diyor, ama bu herifçioğlu, söz konusu itirafa rağmen kulağının üzerine yatmayı tercih ediyor.

Yahu tamam, sen PKK’nın kahrolması gerektiğini her gün söyleme. Bölücü örgütü tek bir kez lanetle, biz ona da razıyız.

Fakat yapmıyorsun bunu. Bebek katillerini bir defa bile eleştirmiyorsun.

Bu nasıl bir ikiyüzlülüktür Allah aşkına?

“Hükümet ormanlık alanları imara açıyor” şeklindeki yalan haberler üzerinden AK Parti’ye demediğini bırakmıyorsun, ancak orman yangınlarının gerçek failleriyle alakalı ağzını dahi açmıyorsun.   

Kaz Dağları için yoğun bir mücadele vererek hükümete yönelik karalama kampanyaları yapıyorsun, fakat ciğerlerimizi yakan PKK’yı kınamayı gereksiz görüyorsun.

Bir değil, iki değil bu. 

Yediğin haltların haddi hesabı yok.

Biz yazmaktan bıktık, sen Türkiye düşmanlarının peşine takılmaktan bıkmadın.  

HDP’li belediyelere kayyım atanmasına “darbe” diyen sensin, terörle iltisakları nedeniyle memurluktan atılan kamu görevlilerine iş vereceğini açıklayan da...

Devirdiğin çamlar orman oldu artık.

Kâh hendek kazan terör yancılarına “Yanınızda olamadığım için üzgünüm” diye mesajlar gönderiyorsun, kâh Türkiye’nin Kıbrıs’tan çıkması gerektiğini ima edip, “Doğu Akdeniz’de ne işimiz var” şeklinde zırvalıyorsun.

Söylesene Tunç! 

Tüm bu üzerine vazife olmayan konularda görüş beyan etmene karşın, son bir yıl içerisinde milyonlarca ağacı sabotajlar sonucu yakan doğa düşmanı terör örgütü için de çıkıp iki kelam etmek çok mu zor?

HDP’nin İzmir’de yaptığı mitinge katılarak “Sizin gücünüzü artırmak için elimden gelen desteği vereceğim” taahhüdünde bulunmuştun ya hani, işte tıpkı onun gibi artık millete de bir “taahhüt” vermek zorundasın Tunç Soyer. PKK’nın siyasi kanadı HDP sayesinde belediye başkanlığı koltuğuna oturduğunu kabul edip, “Bundan böyle Türkiye’nin hasımlarıyla arama mesafe koyacağım” demek durumundasın.

Bu işin başka yolu yok. 

Unutma ki, susan her kim ise bu sabotajların arkasındadır! Ormanlarımız yanarken PKK’yı kınayamayanlar da bizim nazarımızda seçilmiş başkanlar değil, atanmış taşeronlardır. 

 

Yorumlar

(8)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

.ismet dönmez

24 Ekim 2020 13:01

Ağzınıza,dilinize,kaleminize sağlık .Çokgüzel yazmışsınız.Bekir Çoşkun makalesi de şahane.Az bile olmuş.Sağ olun.Selamlar.

Adelet herkese lazım

22 Ekim 2020 21:15

Bekir Coşkun imamlara değil din tüccarlarına karşıydı. 

Kürşat

18 Ekim 2020 07:35

Onun babası!da öyleydi, kahpeliği ve i.neliği(sabittir) çok severdi. Vatanperver gençlerden intikam alır, kahpe çocuklarını(dhkpc-mlkp-devsol-ve bilumum sol örgütler) hoş görürdü. Soyunu şey ettiklerimin şeyleri.

Adem

15 Ekim 2020 21:36

Ulusal ve küresel toplum mühendisleri . 1991 seçimlerinden önce zaten ittifaki kurmuşlar. Siz chp 'nin 1991 seçimlerinden buyana doğu daki illerde seçimlere asıldığını gördünüz mü?.

İsmail

15 Ekim 2020 11:47

Belediyeler merkezi yönetim bütçesine dahil kamu kuruluşlarıdır. Bu birimlerde çalışşanlarda memur işçi ve kamu görevlileridir. Seçilen belediye başkanları kamu görevine alınacak personelin terör örgütüne mensup olmamaları gerektiğini bilmiyorlarmı? Elbette biliyorlar ama alanen bu kişileri kamuda istihdam ediyorlar. Kanunlara göre suç işliyorlar. En azılı terör mensubları kamu görevi ifa etmek için belediyelere alınıyor. Buralar bir nevi arpalık bütçenin karadelikleri neden çare ve çözüm üretilmiyor. Terör ve suçluları istihdam eden belediye başkanları hakkında işlem neden yapılmıyor. Diğer kamu kurumlarında hataen bile olsa işlem tesis eden kamu görevlisi hakkında hemen işlem tesis edilip görevine bile son veriliyor. Adalet olmadığından yargı yolu ile haklarını asla alma şansları olmuyor. Başıma gelen bir olay nedeniyle kamudaki görevime son verildi. Aynı fiili mahkeme keşif heyeti üyesi olarak işleyen aynı cezayı alan diğer kamu görevlilerinin görevlerine son verilmedi. Tecil edilen ceza nedeniyle kamu görevine son verilmeyeceğine ilişkin emsal kararla olduğu halde bu kararlara rağmen benim davamı reddetti mahkeme buda eşitlik adalet her vatandaşa eşit uygulanmadığını göstermektedir.

Teşekkürler sayın yazar.

15 Ekim 2020 08:22

Üstü kapalı kimi neyi kastettiği belli olmayan yazı yazmadığınız için ismi ile açıl net ve güzel yazı için teşekkürler.

Yasin

15 Ekim 2020 07:38

Eyüpe cevap Eyüp can ben Izmirliyim bizim nereden geldigimiz bellide sen annene sordunmu benim babam kim diye Supeli bir durumun varda acikladan

Eyüp

15 Ekim 2020 05:55

İzmir'e belediye başkanı seçmeye bile gerek yok. Eşeği bile chp veya hdp den aday gösterin yine seçilir. Zaten bu şehrin insanlarını genelde nerden geldiği bile bilinmeyen göçmenlerdir.

Rasim Bolbol Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle