--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Milletin iradesi ne mi olacak?

Rasim Bolbol
Rasim Bolbol

İçişleri Bakanlığı, Beşiktaş’ın CHP’li Belediye Başkanı Murat Hazinedar’ı görevden uzaklaştırdı ya, anında o bildik nakarat tekrarlanmaya başlandı.

Neymiş, “Milletin verdiği koltuğu millet alırmış”.

Tamam, milletin verdiği koltuğu millet alsın da anayasayı ne yapacağız?

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, İçişleri Bakanı’na yetki vermiş.

Ne yani, bu yetkisi varken, eli kolu bağlı beklese miydi İçişleri Bakanı?

Başkanlık koltuğuna oturduğu 30 Mart 2014’ten sonra, yani 3.5 yıl gibi kısa bir süre içinde 200 milyon dolar değerinde gayrimenkule sahip olduğu iddia edilen Murat Hazinedar hakkında işlem yapmasa mıydı?

İmar ve işyeri açmak için belediyeye başvuran vatandaşlardan “bağış” adı altında “avanta” alındığı iddialarını görmezden mi gelseydi?

Hazinedar’a “Evrakta sahtecilikten görevden alınan CHP’li ilçe başkanını, niçin ‘O benim onursal başkanımdır’ diye savundun” denilmese miydi?

Kendisine “Sosyetik bir aileye yaptığın ‘imar kıyağı’ karşılığında, söz konusu ailenin Bodrum’da inşa ettiği 2.5 milyon euroluk lüks villaya kondun mu” diye sorulmasa mıydı?

“Çocukluk arkadaşına paravan şirket kurdurup, bu şirket adına İstanbul’un lüks semtlerinde villalar ve apartmanlar satın aldırdığın doğru mu?” sorusu hiç gündeme getirilmese miydi?

Allah aşkına söyleyin, hakkında 8 konuda kiralama ihaleleri, 4 konuda imar işleri, 3 konuda işyeri açma ve çalıştırma ruhsatları, 4 konuda da ihale usulsüzlükleri sebebiyle soruşturma yürütülen bir adamın söz konusu dosyaları sümen altı mı edilseydi?

Ve en önemlisi; Hazinedar’la ilgili “FETÖ’ye üye olmak” suçundan yürütülen soruşturma... 

FETÖ’nün en önemli algı operasyonlarını organize eden Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın, 17-25 Aralık’tan çok çok sonra, yani ne mal oldukları ayan beyan ortaya çıkmışken düzenlediği bir etkinliğe “Kimse buraya gelmeye cesaret edemezken ben geldim” böbürlenmesiyle katılıp, söz konusu etkinlikte FETÖ’ye övgüler düzen...

Fetullah Gülen’in “prensi” firari Akın İpek’in medya grubuna kayyım atanır atanmaz örgüte desteğe koşan...

Terör örgütünün yayın organlarından, “Türkiye’nin önemli kurumları” diye bahseden...

FETÖ’nün tetikçisi Taraf gazetesinin patronajlığını yaptığı Alkım Kitabevi’ne milyonlarca liralık kıyak geçen...

15 Temmuz’daki kanlı darbe girişiminden 3 hafta önce, yakın çevresine “2 ay içinde Büyükşehir Belediye Başkanı olacağım” dediği belirlenen...

15 Temmuz’dan bir gün önce ise tuhaf bir şekilde Londra’ya gidip, darbe girişimi başarısız olunca iki gün sonra Türkiye’ye dönen...

FETÖ soruşturması kapsamında hakkında yurt dışına çıkış yasağı konulan... 

Bir belediye başkanı için İçişleri Bakanı nasıl bir tasarrufta bulunsaydı?

¥

Lafı fazla uzatmaya gerek yok...

İçişleri Bakanı, çok yerinde bir karara imza atmıştır. Partisi CHP’nin bile, hakkında ayyuka çıkan iddialar sebebiyle üç defa ihraç ettiği (CHP tarihinde, partiden üç kez ihraç edilen başka birisi yok) bir ismi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’ndan aldığı yetkiyle görevden uzaklaştırarak kamuoyu vicdanını tatmin etmiştir.

Siz bakmayın daha geçtiğimiz yıl “Bıçak kemiğe dayandı. Kan kusup kızılcık şerbeti içtim demekten bıktım. Beşiktaş Belediye Başkanı hakkında disiplin süreci başlamalı” çağrısında bulunup, bugün ise “Sandıkta aldığımızı masada teslim etmeyeceğiz” diye çark eden CHP’lilere...

Onlar, milletin iradesine de milletin idaresine de hiçbir zaman saygı duymamışlardır.

Gezi ayaklanmasında vandalların, 15 Temmuz işgal girişiminde ise FETÖ’cülerin yanında hizalanarak, halkın oylarıyla işbaşına gelen meşru hükümeti devirmeye çalışanlarla aynı safta yer almışlardır...

O yüzden bugün yaptıkları “Ama milletin iradesi ne olacak” çığırtkanlığının hiçbir kıymet-i harbiyesi yok...

Haddizatında, bunların, “İradesi ne olacak” dedikleri millette bir karşılığı yok...

Vesselam...

 

Rasim Bolbol Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle