--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kılıçdaroğlu “malı götürme”yi iyi bilir, “getirme”yi değil

Rasim Bolbol
Rasim Bolbol

“Ben eski maliyeciyim. Mal nasıl götürülür çok iyi bilirim” diyen Kemal Kılıçdaroğlu, bu topa hiç girmeyecekti. 

“Malın nasıl götürüldüğünü çok iyi bilen biri”nin, 511 milyon liranın iç edildiği Çiftlik Bank dolandırıcılığıyla ilgili konuşması, biraz manidar oldu hakikaten.

Partisinin son grup toplantısında kürsüye çıkıp öyle zırvalar yumurtladı ki, eski gaflarını mumla arattı.

Evet, CHP’yi babasının çiftliği gibi kullanan Kılıçdaroğlu, sırf adında “bank” geçtiği için olsa gerek, bir “sanal oyun” olan Çiftlik Bank’a “banka” muamelesi yaptı ve 77 bin 843 Çiftlik Bank mağdurunun, parasını Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’ndan (BDDK) alabileceğini söyledi.

Bu adam bir de Maliye Bakanlığı’nda yıllarca hesap uzmanı olarak görev yaptı.

Gelirler Daire Müdürlüğü’nde daire başkanlığı, Sosyal Sigortalar Kurumu’nda da genel müdürlük görevlerinde bulundu iyi mi? 

Kılıçdaroğlu’na hatırlatalım: Çiftlik Bank bir “banka” değil. Banka olmayan şirketlerin isminde “banka” ibaresinin geçip geçmediğini araştırmak da BDDK’nın sorumluluğunda bulunmuyor. Yani konunun BDDK ile bir ilgisi falan yok.

Tamam, olayda ihmali olan kurumlar var, alınması gereken bazı tedbirler öyle gözüküyor ki alınmamış, bunları tabii ki ifade et; ama ne olur sapla samanı karıştırma.

Sırf, içinde “bank” ifadesi var diye, “Çiftlik Bank mağdurları, paralarını BDDK’dan alabilir” diyerek, zaten karışık olan zihinleri bir de sen bulandırma.

Yukarı çıkan yürüyen merdivenden aşağıya inmeye çalışan “yolunu bulamamış” bir adam olarak ona buna yol göstermeye kalkma.

Aslında Akdeniz Bölgesi’nde yer alan Mersin’i “Güneydoğu’nun incisi” olarak tanımlayan...

Haliç’i İzmir’de zannedip, “Başkan Haliç’i temizleyecek, İzmirliler Haliç’te yüzecek” vaadinde(!) bulunan...

Kağıthane’ye Kağıttepe deyip, belediye başkan adayı olduğu İstanbul’un ilçelerinden bile bihaber olduğunu ortaya koyan...

Kocaeli’nin ilçesi olduğunu bilmediği İzmit’i “büyükşehir” olarak nitelendiren CHP Genel Başkanı’nın kılavuzluğuna kaldılarsa, Çiftlik Bank mağdurlarının işi gerçekten yaş.

Hazreti Ali’yi “İslam düşünürü/yazar” zanneden bu büyük Türk düşünürünün(!) aklına uyacak olanlar varsa, buyursun BDDK’nın kapısına dayansınlar.

Ancak, Türkiye’nin belki de gelmiş geçmiş en büyük golcülerinden biri olan Lefter’i kaleci belleyen Kılıçdaroğlu’nun ipiyle kuyuya inmeye yeltenenler, yaptıkları bu tercihle kendi kalelerine gol atmış olacaklarını da bilsinler.

Diyeceğimiz o ki; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday olduğu dönemde, zaten 40 kuruşa satılan ekmeği 40 kuruştan satmayı vaat eden Kılıçdaroğlu’nun millete akıl vermesi için daha 40 fırın ekmek yemesi gerekiyor.

“Cumhurbaşkanlığı Sistemi”nde başbakanlığın kaldırılacağından habersiz olarak “Yeni sistemle birlikte cumhurbaşkanı ve başbakan iki farklı partiden çıkarsa, güçler ayrılığı yaşanır. Asıl kavga da o zaman çıkar” herzesini yumurtlayan, böylece her fırsatta eleştirdiği sistemi bile bilmediğini gözler önüne seren zat, ne yaparsa yapsın inandırıcı olamıyor.

O yüzden, Çiftlik Bank mağdurları Kılıçdaroğlu’nun sözlerine fazla kulak asmasalar iyi ederler.

Zira Kılıçdaroğlu, “malın nasıl götürüleceğini” çok iyi bilir; “götürülen mal”ın nasıl getirileceğini değil.

Bizden söylemesi!

 

Rasim Bolbol Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle