--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Gazeteciyi “köpek” olarak tavsif eden genel yayın yönetmeni!

Rasim Bolbol
Rasim Bolbol

Yeni patronu “yandaş(!)” Demirörenler oldu ya, Ertuğrul Özkök de inceden inceye “vaziyet alma”ya başladı.

Kapının önüne konulmamak için, bugünlerde türlü şaklabanlıklara imza atıyor.

Baksanıza, bu defa da “iktidara yakın gazeteci olmayı hep sevdiğini” yazmış. 

Artık siyasi yazılar kaleme almadığını not düşerek de yeni patronuna adeta suya-sabuna dokunmayacağının teminatını vermiş. 

Ertuğrul bundan sonra suya-sabuna dokunur mu dokunmaz mı bilmeyiz ama, kendisinin (öyle iddia ettiği gibi) her dönem iktidara yakın bir gazeteci olmadığını çok iyi biliriz.

Öyle ya, bu Ertuğrul, “gazetecilik” olarak pazarladığı, ancak gerçekte “medya tetikçiliği” yaptığı süreçte, hiçbir zaman “iktidar”dan yana olmamıştır.

İktidardan yana olmak bir tarafa, her daim “muktedir”in yanında saf tutmuştur. 

Bunun en büyük kanıtı da 28 Şubat sürecidir.

“Apoletli Ertuğrul”, o meşum süreçte “muktedirler”in Refah-Yol iktidarını alaşağı etmesine canhıraş bir gayretle destek vermiştir.

Genel yayın yönetmenliği koltuğunda oturduğu Hürriyet’te, “iktidar”a karşı gerekirse silah kullanacağını açıklayan “muktedirler”in borazanlığını yapmıştır.

Aynı dönemde, Fetullah Gülen’in “iktidar”daki Refahyol’a “Beceremediniz gidin” diyerek efelenmesini manşetine çekip “iktidar yanlısı” değil, “muktedir yanlısı” olduğunu göstermiştir.

Bak Ertuğrul! Daha Erbakan Hoca’yı siyaseten bitirmek için attığın “Ya uy ya çekil”, Refah Partili milletvekillerinin demokratik istekleri karşısında döşendiğin “Tahrikler bitmiyor” manşetlerini mevzubahis bile etmiyoruz.

Recep Tayyip Erdoğan, sırf bir şiir okuduğu için siyasi yasaklı haline geldiğinde “Siyasi hayatı bitti”, “Muhtar bile olamaz” derken kime “yandaşlık” yaptığını hiç sorgulamıyoruz.

27 Nisan 2007’de AK Parti Hükümeti’ne muhtıra verilip siyasete balans ayarı çekilmeye kalkışıldığında iktidarın değil, muktedirlerin yanında hizalandığını gündeme dahi getirmiyoruz.

“Askerin eleştirilmesi adil değil. Yanlışın büyüğünü süreci iyi yönetemeyen iktidar yaptı” zırvalarını mümkün olduğunca dillendirmemeye çalışıyoruz.

Ama sen de durup dururken kaşınma şimdi!

“İktidara yakın gazeteci olmayı hep sevdim” demek de ne demek?

Ne yani, sen, başörtüsüne özgürlük getiren ve Meclis’ten 411 oyla geçen düzenlemeyi “411 el kaosa kalktı” diye verirken de mi “iktidar”ın yanındaydın?

Sırf yeni patronuna yaranmak için ortaya attığın “İktidara yakın gazeteci olmayı hep sevdim” türünden mavalları artık bıraksan iyi edersin. 

Şurası bir gerçek ki, sen milletin seçtiği iktidarlara değil, hep muktedirlere yakın oldun.

Cuntacılara-darbecilere karşı seçilmiş hükümetlerin yanında saf tutanları da her zaman “yandaş” diye yaftaladın.

Şimdi gerçek yandaşın kim olduğunu gayet açık bir biçimde görüyoruz.

Demokrat Partili bir aileden gelip, üniversite yıllarında solcu takılan, Turgut Özal ile liberalliğe geçiş yapan, şimdi ise sırf koltuğunu korumak için AK Parti’ye göz kırpan bir dönek var karşımızda. 

Başkasının söylemesine gerek yok; nasıl bir dönek olduğunu zaten kendisi de itiraf ediyor.

“Öğrencilik yıllarında, gündüz devrimci, gece evrimci bir hayat yaşadığını” söylüyor...

Gündüzleyin siyasi tartışmalar yaptığını, geceleyinse Ankara’nın diskoteklerinden çıkmadığını yazarak çift kimlikli/kişilikli olduğunu ortaya koyuyor. 

Üstüne üstlük, dönekliği hayatta kalabilmenin mutlak bir şartı olarak öne sürüp, herkese “Siz de benim gibi dönek olun” çağrısında bulunuyor.

Dün “İyi para veriyor. Bana hayal edemeyeceğim bir hayat seviyesini sağladı” dediği Aydın Doğan için “tarassut köpekliği” yapan bu yaratık, bakalım daha başka kimlerin köpekliğini yapacak?

İzleyip göreceğiz.

Gazeteciyi “tasmasını elinde tutanın önünde kuyruk sallayan ve sahibinin ‘tut’ dediğine fena halde saldıran bir köpek” olarak tavsif eden Ertuğrul’un, “tasmasını elinde tutan yeni sahibi” ile olan maceralarını yakından takip edeceğiz.

 

Rasim Bolbol Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle