--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Davutoğlu Gezicilere mi özendi?

Rasim Bolbol
Rasim Bolbol
13

Batı finansörlüğünde organize edilen Gezi Parkı ayaklanması sırasında dillere pelesenk olan bir slogan vardı. Hatırlayın, üç-beş ağacı bahane ederek AK Parti Hükümeti’ni alaşağı etmeye çalışan vandallar, amaçlarının güya siyasi olmadığını kanıtlamak için, hep bir ağızdan “Ne sağcıyız ne solcu, çapulcuyuz çapulcu” diye avaz avaz bağırıp duruyordu. 

Mahut slogan bir göz boyamadan ibaretti elbette. 

22 gün boyunca 79 ilde sürdürülen eylemleri organize edenler adeta bir “cambaza bak” taktiği uyguluyordu. 

Bu taktikle, maddi-manevi çok ağır kayıp oluşturan darbe girişimini meşru göstereceklerdi akıllarınca.

Tabii ki sağduyulu vatandaşlarımız bu ucuz numarayı yutmadı. AK Parti hükümetinin sonuna kadar arkasında durarak ülkesine ve geleceğine sahip çıktı.

Peki, durup dururken yıllar önceki bir hadiseden niye bahsettik biz şimdi? “Ne sağcıyız ne solcu, çapulcuyuz çapulcu” sloganının üzerindeki tozu üfleyip seneler sonra tekrar gündeme getirmemizin sebebi ne?

Nihayetinde, Türkiye tarihinin en karanlık provokasyonlarından birisi olan Gezi’yi yeniden akıllara düşürmemiz için geçerli bir neden olmalı değil mi? 

İyi işte, var öyle bir nedenimiz. Ahmet Davutoğlu’nun geçtiğimiz günlerde sarf ettiği sözlere baksanıza.

Eleman, “Ben kendimi hiçbir zaman sağcı olarak görmedim” demiş açık açık.  

Eee, bu ifadeleri okuyunca, aklımıza Gezi’deki o meşhur “Ne sağcıyız ne solcu, çapulcuyuz çapulcu” sloganı nasıl gelmesin Allah aşkına?

Şimdi mevcut tablo şu: Davutoğlu kendisini solcu olarak nitelendirmiyor. Son açıklamalarından sağcı da olmadığını öğreniyoruz.

Peki o halde neci bu adam? Yoksa o da Kemal Kılıçdaroğlu gibi sağ-sol kavramlarının 18. yüzyılda kaldığına mı inanıyor?

Eğer öyleyse çok fena. Zira sağ ve sol kavramları 19. ve 20. yüzyıllarda da varlığını sürdürdü. Hem de en şiddetli biçimiyle. 

Tabii ki “stratejik derinliğe” sahip(!) bir siyaset bilimci olan Davutoğlu tüm bunları biliyor. Ama ne yaparsınız ki bilmezlikten geliyor. 

Anlaşılan Ahmet Bey de diğerleri gibi, herkese mavi boncuk dağıtarak siyasette bir yer edineceği yanılgısına kapılmış. Bu yüzden de durmadan “Ne şiş yansın ne kebapçılık” yapıyor.

Bize göre, akademik camiada “hoca” olarak anılan Davutoğlu’nun siyasetteki akıl hocasının Kemal Kılıçdaroğlu olma ihtimali yüksek. Çünkü, Bay Kemal de tıpkı Davutoğlu gibi nabza göre şerbet veriyor. Seçim dönemlerinde dinî unsurları ön plana çıkarıp sair zamanlarda kafasına göre takılıyor. 

Ahmet Bey milleti aptal yerine koymak istiyor ama, boşa kürek çekiyor.  

Bu millet, oy uğruna hem sağa hem sola yatmayı “siyaset” zannedenlerden bıktı. Kimin ne olduğunun da pekâlâ farkında. 

Zaten seçmen sizin notunuzu “Nefsimi ayaklar altına alırım, bir faninin terk etmeyeceği düşünülen her makamı elimin tersiyle iterim ama asla dünya mazlumlarının tek umudu olan bu AK hareketin zarar görmesine, bu AK yürekli kadroların üzülmesine izin vermem” deyip de sonradan yaptıklarınızı gördüğünde verdi sayın Davutoğlu. 

Dolayısıyla böyle “şirinlikler(!)”e hiç gerek yok. 

Yapmacık davranmayın, biraz kendiniz olun lütfen.

MUSTAFA ŞENTOP DA BÖYLE KONUŞURSA…

TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un İstanbul Sözleşmesi’yle ilgili “Sözleşmeden çıkmayı zorunlu hale getiren bir durum yok. Zaten tamamen bizim bakış açımıza, kendi kültürel yaklaşımımıza uygun sözleşme arayacaksak, imzalayacak sözleşme bulamayabiliriz” çıkışını görünce, ne yalan söyleyelim, çok şaşırdık.

Öyle ya, yasama organımızın başkanının görüşü buysa, tuz kokmuş demektir.

Bizim derdimiz, sayın Şentop’un ifade ettiği gibi, “kendi kültürümüze uyumlu sözleşme aramak” olmamalı. Biz, tevârüs etmekten gurur duyduğumuz mirasımıza, toplumumuza ve inancımıza uygun kanunlar yapmanın yollarını aramalıyız.

Milli ve manevi değerlerimize uygun kanunlar çıkarttığımızda, TBMM Başkanımızın “Çıkmayı zorunlu hale getiren bir durum yok” dediği ne idüğü belirsiz uluslararası sözleşmelere de gerek kalmaz zaten.

Şurası açık ki, biz Batı’dan birtakım ideoloji ve felsefeleri aldığımız müddetçe hiçbir zaman bağımsız olamayız. Çünkü bağımsızlık, her alanda olduğu gibi, kanunlarda da yerli ve milli olmaktan geçer.

Siz milli iradenin tecelligâhı olan TBMM’nin başkanısınız Sayın Şentop. Bu yüzden milli iradenin hassasiyetlerine sahip çıkmak da herkesten önce size düşer.

Türk toplumunun değerleriyle barışık bir hukuk mevzuatı inşa etmek bu kadar zor olmamalı bizce.

Siz ne dersiniz?

 

Yorumlar

(13)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Hasan bozkurt

16 Ağustos 2020 18:05

Peki başımızda bu kadar sorun varken iktadarın kanal istanbul ısrarı niye

Vatandas sabri

10 Ağustos 2020 01:01

GÖZÜNÜ SEVDİĞİM PARA.MAKAM.HIRS. KİŞİLERİ MANKURTLASTİRİR. DAVUTOĞLU MU. GEÇ. EKMEKSİZLERI. VEFASIZ.LARİ. TARİHİN ÇÖPLÜĞÜ ONLARLA DOLU......................................

Selahattin Kılıçlar

9 Ağustos 2020 16:12

Sayın Rasim Bolbol; Davutoğlunun “Stratejik Derinlik” adlı kitabı çıkınca büyük bir merakla aldım ve okudum. Muhtemelen sizde okumuşsunuzdur. Kitap 463 sayfa olup, çok fazla tekrar yapılmış.... Ben kitabı okuduktan sonra hayal kırıklığına uğradım... Sizin bu kitap hakkındaki düşüncenizi merak ediyorum.

Selahattin Kılıçlar

9 Ağustos 2020 15:54

"TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un İstanbul Sözleşmesi’yle ilgili “Sözleşmeden çıkmayı zorunlu hale getiren bir durum yok. Zaten tamamen bizim bakış açımıza, kendi kültürel yaklaşımımıza uygun sözleşme arayacaksak, imzalayacak sözleşme bulamayabiliriz” çıkışını görünce, ne yalan söyleyelim, çok şaşırdık." Bu ifadeyi Sayın Mustafa Şentop söylemişse yazıklar olsun demekten başka bir şey söylemeye gerek yok.....

Bekir

9 Ağustos 2020 13:54

keMAL in ve s kesimin yardakçisi davutoglu su anda ülkenin en basit ve omurgasiz şahsiyetidir...

Misafir

9 Ağustos 2020 11:36

Davutoğlu kendini dev aynasındamı göŕüyor Erdogan olmasa o mahalle muhtarı bile olamazdı

Mustafa

9 Ağustos 2020 10:36

Gizlemek 2/159 - İndirdiğimiz apaçık delilleri ve hidayetin kendisi olan âyetleri insanlar için biz kitapta açıkladıktan sonra gizleyenler var ya mutlaka onlara Allah lanet eder. Lanet edebilecek olanlar da lanet ederler. 2/174 - Allah'ın indirdiği kitaptan bir şeyi gizleyip de bununla biraz para alanlar gerçekten karınları dolusu ateşten başka birşey yemezler. Kıyamet günü Allah onlara ne söz söyler, ne de kendilerini temize çıkarır. Onlara sadece acı veren bir azab vardır . Nisâ Sûresi 56 - Şüphesiz ki âyetlerimizi inkâr eden kâfirleri biz yarın bir ateşe atacağız. Derileri piştikçe azabı duysunlar diye, kendilerine başka deriler vereceğiz. Çünkü, Allah gerçekten çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. (Onların uğratılacağı azabın biri de) ateştir ki onlar sabah akşam (kabirde, kıyamete kadar)2 o ateşe arz edileceklerdir. Kıyametin koptuğu gün de: “Firavun kavmini, azabın en şiddetlisine sokun.” (denilir). Mü'min (Gâfir) 46   Âyetlerimizi inkâr edenler (kabul etmeyenler) var ya, hiç şüphesiz, onları ateşe atacağız, derileri piştikçe (her defasında yeniden) azabı tatmaları için onları başka (taze) derilerle değiştireceğiz. Şüphesiz ki Allah mutlak galip, mutlak hüküm ve hikmet sahibidir.1 Nisâ Sûresi / 56.Ayet 20/74 - Her kim Rabbine suçlu olarak varırsa, şüphesiz ki ona cehennem vardır. Orada ne ölür, ne de dirilir. 87/13 - Sonra ne ölecek onda, ne de hayat bulacaktır. Aliimran suresi187 - Bir zaman Allah, kendilerine kitap verilenlerden, "Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemiyeceksiniz." diye söz almıştı. Onlar ise bunu kulak ardı ettiler ve onu az bir dünyalığa değiştiler. Yaptıkları bu alışveriş ne kadar kötüdür. Aliimran suresi 199 - Kitap ehlinden öyleleri var ki, Allah'a inanırlar, size indirilene ve kendilerine indirilene -Allah'a boyun eğerek inanırlar. Allah'ın âyetlerini az bir değere değişmezler. Onların mükafatı da Allah katındadır. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir. Bakara suresi 188 - Bir de aranızda mallarınızı batıl sebeplerle yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günah ile yemek için, o malları hakimlere rüşvet olarak vermeyin

Timur

9 Ağustos 2020 10:10

Adam birde gidip RTE ile ayasofyada namaz kiliyor ve bu aciklamayi yapiyor. Dediginiz kisi hukuk profu. Yani kendi bir yasa yapmaktan acizki böyle konusuyor...Sizin AKP diye yirtindiginiz parti iste böyle tiplerin elinde kaldi.

Can

9 Ağustos 2020 08:30

Zamaninda kopenhag kriterleri degil Ankara kriterleri yapariz diyerek özgürlük ve adalet siralamalarinda nerelere cakildigimiz ortada. Gezi de masum baslayip icine provokatörleri karistiranlar ortaya cikarilmadi neden acaba. Kabatas gelini dolmabahce imamin sürülmesine kadar nelere basvurulmadi ki. Gezi de iki taraf masum degildi.

MUSTAFA ŞİMŞEK

9 Ağustos 2020 08:30

davutoğlu doları euroyu altını fırlattı. işşizliği artırdı. istanbul sözleşmesini de bütün itirazlara rağmen yürürlükte tutmaya devam ediyor. üstüne üstlük ailesinin hepsi bir şekilde devlet yönetiminde.

Rasim Bolbol Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle