--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Al Necdet Sezer’i vur Abdullah Gül’e

Rasim Bolbol
Rasim Bolbol
34

Anayasa Mahkemesi Üyesi Engin Yıldırım’ın yerel mahkemenin Enis Berberoğlu ile ilgili kararı sonrası attığı “Işıklar yanıyor” tweet’i tartışılmaya devam ediyor. 

Söz konusu paylaşımı “darbe iması” olarak yorumlayanlar doğal olarak çoğunlukta. Ancak AYM üyesinin skandal çıkışını aklamaya çalışanlar da yok değil.

Eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer misal. 

Baksanıza, “13 Ekim Ankara’nın kurtuluşuydu. Bu yüzden Ankara’da tüm kamu kurum ve kuruluşlarının ışıkları açıktı” diyerek, Engin Yıldırım’ın 13 Ekim’de attığı tweet’i aklı sıra meşrulaştırmaya çalışmış hazret.

Aslında, kendisini “kırmızı ışıkta bile bekleyecek” kadar halktan biri gibi gösteren, oğlunu Çankaya Köşkü’nde evlendirirken “düğün günü açık kalan ışıklar”ın masrafını cebinden ödediği yönünde algı haberleri yaptırtan birinin “ışıklar” polemiğine dahil olması çok da yadırganacak bir husus değil. 

(Sezer’in, cumhurbaşkanlığı görevinden ayrılırken iki makam aracı ile 16 personeli yanında götürerek ne denli “halktan biri” olduğunu cümle âleme gösterdiğini tam da burada not edelim.)

Karşımızda bir “ışık uzmanı” var en nihayetinde. O konuşmayacak da kim konuşacak ki bu konuda? 

Adamcağız ışığı çok seviyor besbelli.

Bu, geçmişte de böyleydi zaten.

Hatırlayın, başörtüsü sorunu gündeme gelirdi, bizimki dönüp dolaşıp meseleyi bir şekilde ışığa bağlardı. “Kamusal alanda başörtüsünü serbest bırakmak, Atatürk devrimlerine ışık tutan laiklik anlayışına ters düşer” türünden tuhaf tuhaf açıklamalar yapardı mesela.

İlginç bir tipti Sezer.

O, kırmızı ışıkta beklerken gösterdiği sabrı(!), ne hikmetse Milli Güvenlik Kurulu toplantısında esirgerdi. Başbakanın kafasına anayasa kitapçığı fırlatarak Türkiye’nin büyük bir ekonomik krize girmesine yol açmaktan hiç mi hiç imtina etmezdi. 

Sezer özellikle yeşil ışığı çok severdi. Bu yüzden terör örgütlerine mensup militanlara sürekli “yeşil ışık” yakarken görürdük biz onu.

Anımsayın, ülkemiz çok kritik süreçlerden geçerken dahi çıkıp iki kelam etmeyen, lakin “ışık” mevzusu açılır açılmaz eline bir avuç tuz alıp koşan eski cumhurbaşkanı, 16 Mayıs 2000-23 Mart 2007 tarihleri arasındaki görev süresi boyunca 223’ü DHKP/C, TİKKO, PKK, MLKP ve diğer terör örgütlerinden olmak üzere toplam 260 mahkûmu affetmişti. İşin can alıcı tarafı, bu mahkûmlardan 19’u affedildikten sonra dağa çıkıp Mehmetçiğe kurşun sıkmıştı. 

Teröristlere daima “yeşil ışık” yakan, ama iş devletin ve milletin menfaatine gelince anında “kırmızı”ya dönen “ışıkçı” Sezer’in geçmişinin ne kadar ışık tutulmaya çalışılırsa çalışılsın oldukça karanlık olduğu bir vakıa.

Malum, 3 Kasım 2002 seçimlerinden 11 milyon yurttaşın oyuyla tek başına iktidar olarak çıkan Tayyip Erdoğan’ın siyaset yapmasının önünü açacak anayasa değişikliğini veto eden Sezer’di.

64 yasayı Meclis’e iade etme başarısı(!) gösteren, atama kararnamelerinin hemen hepsini geri çevirerek çok sayıda kurumun uzun zaman vekâleten yönetilmesine sebep olan da yine bu sözde tarafsız ve partisiz cumhurbaşkanıydı.

Laikçi-ulusalcı cephenin öve öve bitiremediği Sezer’in bugünlerde Anayasa Mahkemesi’nin pisliklerini temizlemeye çalışması elbette bir amaca matuf.

Yani “Anayasa Mahkemesi’nin özgürlükçü kararlarına ‘evet’ diyen üyeleri saldırı altında, hayretle karşılıyorum” diyen Abdullah Gül ne yapmak istiyorsa, selefi Sezer de onu yapmak istiyor.

Bundan hiç şüpheniz olmasın.

 

Yorumlar

(34)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

M.Ali

24 Ekim 2020 00:43

Bu adama cenaze namazı kılınmış mı acaba?

BAYRAKLI

22 Ekim 2020 20:44

Etkisiz ve luzumsuzdu.

ata

22 Ekim 2020 10:40

aklı sıra bütün kurumların vatan haininin yanında durduğunu ima etmiş.... sezerin durumu bu... hala aklı fikri vatana millete ters... düşünün bunu c.b.yapanı ecevit... kendisi de payını baya iyi almıştı...

Bu Gül'ün bülbülü yok

18 Ekim 2020 20:28

O halde bu Gül solar. Karşında sana aşık Milletin yoksa bülbül yok demektir. senin şarkını kim söyler a Gül.

Ramazan mübarek

18 Ekim 2020 20:19

günde TV ekranlarında milyonlara göstere göstere su içmesi Sezer'den kalan unutulmaz bir kare olarak hafızalara kazındı.

Bir de "memurların ihracını sağlam yapalım

18 Ekim 2020 20:08

ta ki geri dönüşleri olmasın." diye KHK'yı geri çevirmesini unutmayacağız. Allah Allah diye fetholunan bu mübarek topraklar bunları da gördü.

Necati

18 Ekim 2020 19:35

Yine bol bol sallamissin. İnsanlari karalama , çamur atma, iftira en iyi bildiğin iş olmalı.  

Tunç

18 Ekim 2020 17:03

Laikçi sezeri, güğümle içtiği şarap, affettiği teröristler ve Müslümana olan düşmanlığıyla hatırlayacağız.

fako

18 Ekim 2020 14:17

yazar bu yazıyı yazarken neyi hedeflemiş pek anlaşılmıyor konunun özünü kaçirmış kişileri yazıyor hukuki bir konuda hukuktsn zerre yok yazı yazdığını zannediyor

Gül e

18 Ekim 2020 14:15

Bu CHP sana bir verirse bin alır. Çok çok kötü bir final olur senin için ve keşke dersin. Bu milletten başka hak yar bulamazsın.

Rasim Bolbol Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle