--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Tel Aviv ve Atina’da Mavi Vatan kâbusu! Ne işimiz var Libya’da? diyenlere Akdeniz’de patron Türkiye

Mustafa Ceylan
Mustafa Ceylan
0

Yıllardır Türkiye’yi Antalya Körfezi’ne hapsetme hayaliyle yanıp tutuşanların, masa başında çizdikleri sahte haritalarla Akdeniz’i kendi iç denizleri sananların kâbusu sonunda gerçeğe dönüştü.

Doğu Akdeniz’de taşları yerinden oynatan, emperyalist hesapları altüst eden o tarihi Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanları Anlaşması, nihayet Doğu Libya yönetimi tarafından da onaylandı!

Hatırlayın; 27 Kasım 2019’da Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti ile bu tarihi imzayı attığımızda ve anlaşmayı Birleşmiş Milletler’e tescil ettirdiğimizde, içimizdeki ve dışımızdaki malum odaklar hep bir ağızdan "Ne işimiz var Libya’da?" çığlıkları atıyordu.

2020’nin başında Hafter kontrolündeki Temsilciler Meclisi anlaşmayı reddettiğinde ise Atina’da ve Tel Aviv’de bayram havası esmişti.

Türkiye’nin hamlesinin akamete uğradığını zannedenler, devlet aklının sabrını ve 7 yıl boyunca ilmek ilmek dokunan o muazzam diplomasi trafiğini hesaba katamadı.

Bugün gelinen noktada, dün anlaşmaya karşı çıkan Doğu Libya Meclisi bile gerçeği gördü ve Türkiye ile yapılan bu stratejik mutabakata mührünü bastı.

Yani Batı’nın şımarık çocuğu Yunanistan’ın yıllardır arkasına sığındığı o meşhur Sevilla Haritası paçavrası, bir kez daha ve tamamen tarihin çöp sepetine fırlatıldı!

Bu tarihi onay sadece Atina’nın uykularını kaçırmakla kalmadı.

Bölgede kan ve işgal üzerinden enerji imparatorluğu kurmaya çalışan İsrail’in de kimyasını bozdu.

Siyonist basının önde gelen gazetelerinden Maariv’in attığı başlığa bakar mısınız: "Gerçek bir tehlike: Türkiye’nin yakınlaşması İsrail’i etkileyecek!"

Korkmakta yerden göğe kadar haklılar!

Çünkü karşılarında artık masada kendisine biçilen rolü sessizce kabul eden eski Türkiye yok.

Karşılarında Mavi Vatan doktriniyle denizlerdeki her bir damla suyuna, her bir karış kıta sahanlığına sahip çıkan kudretli bir Türkiye var.

Peki Tel Aviv yönetimini bu kadar titreten asıl sebep ne?

Türkiye’yi devre dışı bırakarak Güney Kıbrıs ve Yunanistan üzerinden Avrupa’ya uzatmayı planladıkları o sözde stratejik enerji ve elektrik kablosu projeleri!

Şimdi kendi gazeteleri itiraf ediyor.

Döşemek istedikleri o kablonun güzergâhı, doğrudan Türkiye’nin deniz yetki alanından geçiyor.

Yani Ankara’nın kapısını çalmadan, Türkiye’den izin alıp arazi etütlerini koordine etmeden Doğu Akdeniz’in altından tek bir kablo bile geçiremeyecekler!

İsrail’in Kanal 12 televizyonu ise yaşadıkları hezimeti daha açık bir dille dışa vuruyor.

Türkiye’nin Akdeniz’deki nüfuzunu genişletmesinin Yunanistan, Kıbrıs, Mısır ve İsrail dörtlüsünde "büyük bir öfke ve endişeye" yol açtığını söylüyorlar.

Yetmiyor, bu anlaşmanın İsrail ve müttefikleri için ağır bir darbe, Türk şirketleri için ise "altın bir fırsat" olduğunu kendi ağızlarıyla tescilliyorlar.

İşte devlet vizyonu budur!

Yedi yıl önce atılan bir imza, yedi yıl süren kararlı bir duruş ve nihayetinde düşmanın bile "altın fırsat" diye itiraf etmek zorunda kaldığı muazzam bir jeopolitik zafer...

Doğu Akdeniz’de Türkiye’siz plan yapanlar, Ankara’yı yok sayarak enerji koridorları çizenler bir kez daha duvara tosladı.

Artık herkes şu hakikati zihnine kazımalıdır.

Mavi Vatan’da söz de, karar da, mühür de Türkiye’nindir!

Atina ve Tel Aviv istediği kadar paniklesin.

Türkiye kendi göbeğini kendisi kesmeye ve bölgesinde oyun kurucu olmaya devam edecektir.

Vesselam.

Allah'a emanet olun ...

Mustafa Ceylan Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle