Afrika Boynuzu’nda Hilal’in gölgesi
Türkiye artık masada bekletilen, emir telakki eden o eski Türkiye değil.
Ecdadın at koşturduğu, adaletle hükmettiği Afrika coğrafyasına bugün yeniden, hem de en güçlü halimizle dönüyoruz.
Ümmetin mazlum ve yetim evladı Somali, artık emperyalist çakalların sofrasında bir meze değil; ardında Türkiye Cumhuriyeti gibi bir devin, Türk Silahlı Kuvvetleri gibi bir kudretin olduğu tam bağımsız bir kardeş devlettir.
Peki, biz Mogadişu’da kardeşlerimizin elinden tutup onları ayağa kaldırırken, bölgede kimlerin uykuları kaçıyor dersiniz?
Cevap hiç şaşırtıcı değil.
Emperyalizmin gayrimeşru çocuklarının ve onların Siyonist ağababalarının!
Biliyorsunuz, Somali’nin kuzeyinde "Somaliland" adında, uluslararası arenada hiçbir hükmü olmayan, resmiyette tanınmayan korsan bir yapı var.
Yıllardır bölgeyi istikrarsızlaştırmak isteyen karanlık odakların taşeronluğunu yapan bu çakma devlet, bugünlerde tam bir panik havası içinde.
Neden mi?
Çünkü Mogadişu semalarında süzülen Türk F-16’larının motor sesleri ve SİHA’larımızın gölgesi, bu korsanların yüreğine tarifsiz bir korku salmış durumda.
2017’de açtığımız, sınır ötesindeki en büyük askeri eğitim üssümüz TURKSOM, Somali’nin o yiğit evlatlarını aslanlar gibi eğitiyor.
2024’te imzaladığımız savunma anlaşmasıyla Somali’nin denizleri de, karası da, enerjisi de artık güvence altında.
Hâl böyle olunca, yıllardır Somali’nin zayıflığından faydalanıp bölgede derebeylik taslayan Somaliland yönetiminin paçaları tutuştu.
Peki, Türk’ün şahlanan bu gücü karşısında çaresiz kalan korsanlar çareyi nerede arıyor?
Her sıkışan maşanın, her köşeye sıkışan piyonun yaptığı gibi koşarak Siyonist İsrail’in kucağına atlıyorlar!
Yahudi medyasının bile ballandıra ballandıra yazdığı, "Middle East Eye" üzerinden servis edilen haberlere göre; Somaliland’ın sözde yetkilileri, Tel Aviv’in kapısında el açıp dilenmeye başlamış.
Çakma devletin sözde dış politika danışmanı Mohamed Osman Fadal, açık açık "Türkiye’nin gücüne karşı koyamıyoruz, acilen hava savunma sistemine ihtiyacımız var, bizi kurtarın" diye Siyonist terör şebekesine yalvarıyor.
İşte manzara bu kadar nettir!
Bir tarafta mazlum Somali halkının güvenliği ve refahı için ordu kuran, donanma eğiten, göğsünü siper eden Türkiye; diğer tarafta Türk korkusuyla tir tir titreyip, Gazze’de on binlerce bebeği katleden Siyonistlerden medet uman korsan bir yapı…
Aslında bu tablo, Afrika Boynuzu’nda dönen kirli oyunun da deşifresidir.
İsrail’in stratejik Berbera Limanı’nda askeri üs kurma hevesleri, Kızıldeniz’in girişini kontrol etme hayalleri ve bu uğurda Somaliland’ın güvenlik güçlerini bizzat eğitmesi, kurulan Siyonist tezgahın boyutlarını gösteriyor.
Fakat unuttukları, hesap edemedikleri çok büyük bir şey var.
Karşılarında artık Afrika’yı sömürge alanı gören Batılı devletler yok.
Karşılarında İHA’sıyla, SİHA’sıyla, F-16’sıyla ve en önemlisi sarsılmaz iradesiyle Türkiye var!
Somaliland’ın çakma yöneticilerine ve onların Tel Aviv’deki kanlı ağababalarına buradan seslenelim.
İstediğiniz kapıya gidin, istediğiniz Siyonist'in eteğine sarılın.
Dilenerek alacağınız o hava savunma sistemleri, Türk’ün çelik iradesi karşısında ancak teneke yığını olur.
Biz o topraklara ecdadın duasıyla, mazlumun ahdel vefasıyla girdik.
Somali ordusu yarın bir gün toprak bütünlüğünü sağlamak için harekete geçtiğinde, sırtınızı dayadığınız o Siyonist duvarların sizi nasıl yüzüstü bıraktığını acı bir şekilde tecrübe edeceksiniz.
Afrika Boynuzu’nda artık şer odaklarının değil, Hilal’in hükmü geçerlidir!
Uykularınız kaçmaya devam edecek...
Allah'a emanet olun ...







