• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
TÜM YAZILARI

Türkiye için G20 zirvesi bir fırsattır!..

14 Kasım 2015
A


Mehmet Koçak İletişim: [email protected]

Yarın Antalya tarihi bir zirveye ev sahipliği yapacak. Küresel ekonomik ve siyasi gelişmelerin yanında Suriye ve Irak bağlamında Ortadoğu,  Kırım ve Ukrayna konusu da Doğu Avrupa liderlerinin gündeminde olacak.

G20 zirvesi deyip geçemeyin. G-20 dünyanın en gelişmiş ve en büyük üretim hacmine sahip 19 ülkeden ve Avrupa Birliği Komisyonu’ndan oluşuyor. G20, devletlerarası ekonomik işbirliğinin en önemli forumu olmanın yanında G20 üyeleri küresel gayrisafi milli hasılanın yüzde 85’ini, global ticaretin yüzde 80’ini ve dünya nüfusunun 3’te 2’sini temsil ediyor.

20 ülkenin devlet başkanının katılacağı ve dünyanın önde gelen iş örgütlerinin temsilcilerinin iştirak edeceği zirveye Türkiye’nin ev sahipliği yapması çok önemlidir. Ev sahibi olmamızın verdiği sorumluluğun yanında jeopolitik ve jeostratejikkonumumuz itibarıyla da bu zirve bizim için çok daha önemlidir.

Ayrıca bu zirve, Türkiye’yi ve Türkiye’deki iş dünyasını dünyaya tanıtmak, anlatmak ve yeni fırsatları kotarmak için de önemli bir vesiledir.

Sıcak siyasi gelişmeler, terör ve birkaç yüz kilometre yakınımızdaki Suriye’nin geleceği konusunda bir yol haritası belirlenmeye çalışılacak olması bakımından bu zirve, bizim için olduğu kadar bölge için de ayrı bir önem arz ediyor.

Ayrıca CumhurbaşkanımızSayın R.Tayyip Erdoğan  ve Başbakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu dünya liderleriyle bir arada bulunacak ve toplantı öncesi ve sonrasında ikili görüşmeler gerçekleştirecekler. Hiç şüphesiz bu gelişmeler de her konuda Türkiye için çok faydalı olacaktır.

Yine bu zirve ekonomik ve siyasi alanda yakınlaşmalar, ortaklıklar ve yatırımlar gibi son derece önemli gelişmeleri beraberinde getirecek. Türkiye’nin koordinatör olması uluslararası arenada Türkiye’yi ön plana taşıyacak.

Kısacası, tüm dünyanın gözü Türkiye’nin üzerinde olacak, günlerce Türkiye’den haberler verilecek, zirveden bahsedilecek, zirvedeki görüşmeler gündeme taşınacak. Anlayacağınız bu zirve Türkiye’nin elini güçlendirecektir. Eğer Türkiye, bu zirveyi iyi değerlendirebilirse tarihi bir prestij için fırsat yakalamış olacak.

DİPLOMASİ OYUNLARI VE AB’NİN  AHLAKSIZ TEKLİFİ

Türkiye için hazırlanan ABİlerleme Raporu’nu değerlendiren “Frankfurter Rundschau” gazetesi; “AB’nin yeni İlerleme Raporu otoriter Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve iktidardaki İslamcı-muhafazakâr AKP’ye bir tokat niteliğindedir”şeklinde yorumlu haber yaptı.

Demek ki; şimdiye kadar olduğu gibi çok yönlü ve planlı bir şekilde sürdürülen Türkiye karşıtlığı ve R.Tayyip Erdoğan düşmanlığı aynen devam ediyor ve ettiriliyor. Bu ahlaksızca ve  düşmanca tavır, ülkemizin içişlerine açık bir müdahale olduğu gibi şimdiye kadar aday bir ülkeye hiç bu kadar zorlayıcı ve baskıcı bir politika uygulanmadığı gerçeğini ortaya koyuyor.

Suriye savaşından bu yana tüm Avrupa’da resmen kabul edilen 250 bin mültecinin güvenliğini ve istihdamını sağlamaktan âciz kalan AB, 3 milyona yaklaşan mülteciyi 4 yılı aşkın bir zamandan beri güvenli bir şekilde misafir eden Türkiye’yi insan hakları konusunda eleştirmeye hakkı yoktur.

Elbette ki eksiklerimiz ve yanlışlarımız vardır. Ama bunların asıl hedefi bu konularda bize yardımcı olmak değil.  Yarım asırdan fazla bir zaman oyaladıkları, aralarına almamak için türlü hile ve engelleyici siyasi tuzaklarla dışarıda tuttukları bir ülkeye bu denli müdahale etmeye kalkmaları siyasi ahlaksızlıktır.

Ama bunu AB sürekli yapıyor. Ne zaman bir pazarlık söz konusu olsa hemen eleştiriler başlar, suçlamalar ve karalama kampanyaları artarak devam eder. Batı medyasında iğrenç haber ve yorumlara yer verilir. Yetmiyormuş gibi AB tarafından farklı konularda Türkiye’yi suçlayan raporları hazırlanır.

Mülteci krizi nedeniyle AB’nin Türkiye’ye en fazla işbirliğine ihtiyacı bulunduğu bir dönemde bunu neden yapıyor sorusuna gelelim: Merkel’in Türkiye ziyaretinde görüşülüp sonuca bağlanmayan konuların pazarlığı hala devam ediyor. 

Hedefleri;  Türk vatandaşlarına vize muafiyeti, ek mali yardım, müzakerelerin yeniden başlatılması ve Türk liderlerinin AB zirvelerine davet edilmesi  konularında   dirençli bir pazarlık sürdüren Türkiye’ye geri adım attırmaktır.

Nitekim bu konuda  AB Bakanı Beril Dedeoğlu’na heyetler arası görüşmede   “mülteciler sorununu halledersek ilerleme raporunu yumuşatabiliriz” şeklinde ahlaksızca bir teklifte bulunulmuş.

Ayrıca AB devlet ve hükümet başkanlarının Antalya’da yarın yapılacak G20 Zirvesi’nde Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın konuğu olduklarında Türkiye bu konularda ısrarcı olmaması için bu rapor hazırlandığı yapılan ahlaksızca tekliften de anlaşılmaktadır.  Bu rapor konusunda da uyanık olmalıyız ve oyuna gelmemeliyiz.

Şimdi karşı hamle sırası Türkiye’de…

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23