Soylu, güven tazeledi
Afrin operasyonu, Doğu Guta’ya yönelik toplu katliam ve BM’nin aldığı ateşkes kararının sahaya nasıl yansıyacağı ayrıca Türkiye’nin dış politikadaki hamlelerini araştırmak üzere 3 günlüğüne Ankara’ya gittim.
Araştırmalarım ve görüşmelerim devam ederken, ajansların geçtiği bir haberle gündem bir anda değişti ve devamında birbirinden farklı senaryolarla seslendirilmeye başladı.
Gündemi değiştiren ve siyasi kulisleri hareketlendiren ise İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu’nun memleketi Trabzon’da AK Partili gençlere yaptığı konuşmada, “Eğer, sıkıntıda olduğunuz görülüyorsa geri çekilmekten hiçbir zaman vazgeçmeyin. Geri çekilmek de bir erdemdir. Hangi görevde olursam olayım Recep Tayyip Erdoğan’ın neferi olarak hayatıma devam edeceğim. Hakkınızı helal etmenizi diliyorum” şeklindeki konuşması üzerinden yapılan farklı yorumlar oldu.
Malum çevreler devreye girdi ve “bu fırsatı kaza yapmayalım” görüşünden hareketle karalama kampanyasına sarıldı.
“AK Parti kadroları içinde yeni tartışmalar ve kutuplaşmalar başlar” hayaliyle bir kesim Sayın Soylu’yu sahiplenmeye kalkıştığı gibi ‘Kraldan daha fazla Kralcı’ olamaya kalkan diğer bir kesim de aynı anda Sayın Soylu’yu itibarsızlaştırmak için aleyhinde cümleler kurmaya başladı.
Bütün bu seviyesiz girişimler, Türk siyasi ortamının ne denli fitne ve fesada müsait olduğunun tipik bir örneğidir.
Her iki kesimin de samimi olduklarına inanmıyorum.
Sayın Soylu’ya sahip çıkıyor görüntüsü içindekiler, duydukları muhabbetten ve sevdiklerinden değil, sadece Sayın Soylu’nun üzerinden lider Sayın Erdoğan ile AK Parti’yi yıpratmak için fırsat kollayanlardır.
Kaldı ki, Sayın Soylu’nun korunmaya ve kollanmaya ihtiyacı yoktur.
DAVAYA SADAKAT,
LİDERE NEFER
AK Parti, davaya sadakat, lidere güven ve bağlılık sayesinde bölünmeden ayakta kalmayı başarmıştır.
Dış ve iç şer ittifaklarının baskı ve saldırılarına rağmen, AK Parti, her seçimde gücünü ve güvenini arttırarak aralıksız 16 yıldır bu ülkenin meşru iktidarının sahibi olmuş bir siyasi harekettir.
Bu kadar geniş tabanlı büyük bir siyasi hareket içinde bazı farklı görüşlerin zaman zaman tartışmalara dönüşmesi normaldir.
İçişleri Bakanı Sayın Soylu’nun konuşmasında kullandığı ifadelerden bir rahatsızlık olduğu bellidir.
Ancak, aynı konuşmada, davaya ve lidere bağlılığa yapılan vurgu ile yeni bir cepheleşmeye ve kutuplaşmaya fırsat verilmeyeceği de kesin ifadelerle ortaya konmuştur.
Sayın Soylu’yu çok iyi tanırım.
Siyasette deneyim ve tecrübe ile çok yönlü birikime sahiptir.
Sorun olan değil, sorunlar çözen bir kişiliğe sahiptir.
Cesur ve mertliğinin yanında idealist bir dava adamıdır.
Ayrıca, lider Erdoğan’a özel bir muhabbeti olduğu gibi ona samimiyetle bağlıdır.
Sayın Soylu, “Dava ve lider zarar görür ise ülke ve millet sıkıntıya düşer” görüşünden hareketle yeri ve zamanı geldiğinde her türlü fedakârlığı yapacak kadar da dürüst bir kişiliğe sahiptir.
SEVİNÇLERİ KISA SÜRDÜ
Millet nezdinde kitlesel kabul bulamayan bazı siyasi çevrelerin “AK Parti’de kavga başlar, biz de bundan faydalanırız” beklentisi var.
Bir de onların değirmenine su taşıyan basın kuruluşları var.
“AKP’de kazan kaynıyor, Saray kabinesindeki “had” kavgası!.. AKP’de kavga başladı” gibi başlıklarla bir bardak suda fırtına koparmaya çalışıyorlar.
Hedefleri 2019 seçimleri öncesinde AK Parti kadrolarını birbirine düşürmektir.
Ancak sevinci ise çok kısa sürdü.
Çünkü lider Erdoğan, “Ahlaksız troller vasıtasıyla yapılanlar bizleri ciddi manada rahatsız etmektedir. İstifası söz konusu değil” diyerek tartışmalara son noktayı koymuş oldu.
Böylece Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Soylu’ya sahip çıkarken, birilerine de çok anlamlı bir mesaj vermiştir.
Sayın Soylu ise lider Erdoğan ve AK Parti camiasında güven tazelemiş oldu.
Kendisine, terörle mücadele ve ülkenin asayişi konularında elde ettiği başarıların devamını diliyorum.







