Mağdur olan sadece Meral Akşener mi?
Yine kaset, yine dinlemeler ve yine Paralel yapı.
Çirkeflik üstüne çirkeflik, yine korku ve yine şantaj. Bu kirli ve karanlık ilişkiler içinde F. Gülen ve Cemaatin isminin baş çekmesi ahlak, namus ve haysiyet mefhumları açısından ne kadar üzücü ise o kadar da utanç vericidir.
Bu gelişmeler Cemaat içinde olduğu kadar halk katmanları içinde de güvensizlik ve itibarsızlaştırmayı beraberinde getirmiştir. Çünkü; Cemaat içinde F.Gülen kendisinin şüphelenip anlaşmazlığa düştüğü veya takip ettirdiği en yakınındaki birileri bir anda karalanıp kenara itilirken, bir diğerleri F. Gülen’in yanındaki yerlerini sağlamlaştırmak için ahlaksızca saldırıya geçip, vurdukça vuruyor…
Meral Akşener hanımefendinin iftiraya uğradığı, ahlaksızca ve de namussuzca hedef seçildiği iddiaları; Paralel Yapı tarafından başlatılan “Bizans Entrikaları”nın bir ürünüdür.
Ancak önemle ifade etmek isterim ki; her ne kadar bugünlerde gündemde olan ve kaset üzerinden en çok konuşulan Meral Akşener olsa da; daha düne kadar Fetullah Gülen’in en yakın çevresindeki birkaç kişiden biri olan Kemalettin Özdemir de aynı derecede iftiraya uğrayan ve mağdur edilen kişi değil midir?..
Çünkü Paralel Yapı’nın montaj üretimi olan bu kasetin ikisine ait olduğu iddia ediliyor. Daha doğrusu İlahiyat Profesörü Kemalettin Özdemir’in Cemaatle bağının koparılmasında iki önemli iddiadan biri bu kaset diğeri ise, Emniyet Müdürü ve ‘Haliç’te Yaşayan Simonlar’ adlı kitabın yazarı Hanefi Avcı’ya cemaatin gizli sırlarını sızdırdığı iddiasıdır. (Hanefi Avcı’nın; Devrimci Karargâh davasından 15 yıl ceza almış ancak yeniden yargılanma sonucu serbest bırakıldığını hatırlatalım).
Gazetelerde, televizyonlarda bu hadiseye, yaklaşımlara baktığınızda, kendisine sahip çıkılarak büyük destek verildiği görülmektedir. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun eşi Sare Davutoğlu ve 11’inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eşi Hayrünnisa Gül’ün de Meral Akşener’i telefonla arayarak, kaset tartışmalarından dolayı derin üzüntü duyduklarını belirttiler. Ayrıca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam da Akşener’i arayarak yanında olduğunu söyledi.
Ona MHP milletvekili olduğu için değil, onun namuslu, şerefli ve de izzetli bir hanımefendi olduğuna inanıldığı için bu destek verildi.
Akşener, bu konudaki feveranlarında haklıdır, ancak benim anlamadığım konu şu:
Meral Akşener’in bu büyük desteğe rağmen Paralel Yapı’nın güdümündeki kanallarda haklılığını savunan açıklamalarda bulunmasıdır.
Ve yine yaptığı açıklamalarında Latif Erdoğan’ı suçlar bir tavır içinde olmasıdır. Halbuki Latif Bey; Cemaat içinde Kemalettin Özdemir’i itibarsızlaştırmak amacıyla elden ele dolaştırılıp, çokça konuşulan ve kendisinin de montaj olduğunu ısrarla savunduğu bir kasetin varlığından bahsetti. Meral hanım açıklamalarında; her nedense Paralel Yapı’dan hiç söz etmiyor?.. Bu yapının Pensilvanya’daki başı olan zatı anmaktan neden çekiniyor?..
Yoksa “başka tehditler veya şantajlar mı var.?”
Sayın Akşener’in; İçişleri eski Bakanı olması hasebiyle son yıllarda telefon dinlemeleri ve kasetlerle ülkeyi gerdikçe geren devlet içindeki Paralel yapılanmayı herkesten daha iyi bildiği kanaatindeyim.
Bakanlığı döneminde F.Gülen ile irtibatını sağlayan zamanın Emniyet İmamı olan Prof. Dr. Kemalettin Özkan, Emniyet içindeki yapılanma konusunda kendisinden neler istenmişti? Bakanlığı döneminde kendisine bağlı olan Emniyet içindeki o gizli yapılanın korunması ve güçlenmesine destek olup olmadığını da açıklamalıdır.
Bu konuda konuşması gereken bir diğer isim ise Kemalettin Özdemir’in kendisidir. Hakkındaki iddiaları cevaplamalıdır. Ayrıca Cemaatten yollarını ayıran bir diğer isim olan Latif Erdoğan’ın açıklamalarında adı geçen başta Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkanı Mustafa Yeşil ve F. Gülen’e yakınlığıyla bilinen Avrupa’nın İmamı Abdullah Aymaz’ın da bu konuda bildiklerini söylemelidirler
F. GÜLEN, MUSTAFA ÖZCAN İLE MESAJ GÖNDERDİ Mİ?
Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak, Paralel Yapı’nın Prof. Dr. Kemalettin Özdemir’e ait olduğu iddia edilen seks kasedini Diyanet İşleri Başkanı Görmez’e izlettirmeye çalıştığını yazdı.
F.Gülen, kaset hakkında bilgi vermek ve Kemalettin Özdemir’in tayinini durdurmak amacıyla Diyanet işleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’e Mustafa Özcan’ı gönderdi mi?
İddia edildiği gibi Mustafa Özcan’dan sonra İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek arayarak, gönderdiği yardımcısı ile görüşmesini Sayın Görmez’den istedi mi?
Akyürek’in o yardımcısı kimdi ve tüm bu görüşmelerde kaset konu oldu mu?
Diyanet İşleri Başkanı Sayın Mehmet Görmez’in kamuoyunu doğru bilgilendirmek üzere bu suallere cevap niteliğinde bir açıklama yapması artık şart olmuştur.
Bütün bu gelişmeler gösteriyor ki, siyasi farklılıklarımızı bir kenara iterek, büyük bir dayanışma içinde bu ihanet çetesi olan Paralel Yapı’yı bitirmeli ve Türk milletinin ve devletinin gündeminden atılmalıdır. Aksi halde bu ülke bu ihanetlerle daha çok uğraşmak zorunda kalacaktır.







