THY- Banjul

Küresel eşkıyaya boyun eğmedik. Türkiye, kuşatma zincirini kırıyor

18 Ağustos 2018 Cumartesi

ABD’nin hedefi, siyaseten teslim alamadığı Türkiye’nin ekonomisini çökerterek sonuç elde etmektir.

Bir yandan kendisinin mucidi olduğu krizlerle Türkiye’yi siyaseten baskı altına alan ABD, diğer yandan ‘kredi derecelendirme kuruluşları’nın manipülasyonları ile başlatılan yaptırımlarla devam eden Türkiye’yi resesyon ortamına sürüklemek suretiyle dize getirmeye zorlamaktadır.

Ancak, Ankara’nın teslim olmak gibi bir niyeti olmadığını tavır ve davranışlarıyla her fırsatta ortaya koymakta ve Türkiye’nin egemenlik haklarına müdahale edilmesine müsaade etmeyeceğini ısrarla dile getirmektedir.

Başkan Erdoğan, sadece meydan okuyup  “bakalım ne olur” diyerek oturup beklemiyor. 

Bir yanda ABD’nin saldırı ve baskılarına karşı dik duruşunu sürdürürken, diğer yandan ekonomiyi kurtaracak yeni politik hamleler gerçekleştiriyor.

Dünya milletler camiasına haklılığını anlatıyor ve destek arayışlarını sürdürüyor.

Bütün bu girişimlerinin karşılığının olduğu ve Türkiye’nin yalnız olmadığı görüldü, görülüyor.

Uluslararası Para Fonu (İMF) ve diğer faiz baronlarından destek kredisi alma yerine ekonomik reformlar yeniden başlatılması planlanıyor. 

Dost ve kardeş ülkelerin destekleri ve yabancı yatırımcıların teşvik programlarıyla yeni bir ekonomik politika ile güçlü bir dış politika hedefleniyor.

Bütün bu girişimlerle Başkan Erdoğan’ın yönetimindeki Türkiye, küresel eşkıyaya boyun eğmeyeceği gibi kuşatma zincirini kırmaya niyetli ve de kararlı olduğunu göstermiştir. 

BAŞKAN ERDOĞAN’IN ÇAĞRISI 

KARŞILIK BULDU

Kriz sadece Türkiye ile ABD arasında değil, kriz ABD ile dünya arasındadır. 

ABD, Almanya ve Fransa başta olmak üzere birçok AB üyesi ülkeleri ile Çin’i ek vergilerle tehdit etmektedir. 

ABD, İngiltere gibi en yakını olan ülkeyi de hedefine almış durumdadır. 

İran ve Rusya’ya yaptırımlar uygulamakta ve müttefikleri olan ülkeleri bu yaptırımlara uymayı şart koşmaktadır.

Türkiye bu yaptırımlara uymayacağını ilan etmesi üzerine kısmi olarak yaptırımların muhatabı olmuştur.

Tüm dünyaya meydan okuyan ABD’nin bu pervasızlığına karşı milletler camiasında yeni ittifak ve oluşum arayışları devam ediyor. 

ABD’nin ekonomik savaşından darbe alan Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika ülkelerinin bir araya geldiği BRICS bir örnektir. 

Birçok uluslararası değerlendirmeye göre BRICS, gelecekte ‘dünya ekonomisinin yükselen gücü’ olacağına işaret ediliyor.

Türkiye’nin bu kuruluşun son toplantısına davet edilmiş ve Başkan Erdoğan “Gelecekte biz de bu kuruluşun üyesi olabiliriz” demişti. Bu öneri kuruluşun üyesi ülkelerde karşılık bulurken, ABD’yi ciddi anlamda rahatsız etmiştir. 

BRICS çok yakında Türkiye’nin katılımıyla BRICS+T olacağı ise ihtimal dâhilindedir.

7 Eylül’de Almanya Şansölyesi Merkel, Fransa Cumhurbaşkanı Macron ve Rusya Devlet Başkanı Putin, Başkan Erdoğan’ın ev sahipliğinde gerçekleşecek olan zirveye katılmak üzere Türkiye’de olacaklar.

Başkan Erdoğan, 28-29 Eylülde gerçekleşecek olan Berlin ziyareti öncesi Rusya Devlet Başkanı Putin ve İran Cumhurbaşkanı Ruhani ile Tahran’da bir araya gelecek. 

Başkan Erdoğan’a desteklerini bildirmek üzere Ankara’ya gelen Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani’nin 15 milyar dolar yatırım paketini hızlıca hayata geçireceklerini ifade etmesi takdire şayan dostane bir destek olmuştur. 

Sarı Şeytan Trump ve fanatik Siyonist Evanjelistlerden oluşan yönetimi tarafından Türk ekonomisini çökertme saldırılarının devam ettiği bir sırada Türkiye ile yeni ilişkiler ve yakınlaşmalar konusunda temaslar kurulması Türkiye’ye duyulan güvenin bir ifadesidir. 

Hukuk tanımaz tavrıyla dünyayı karşısına alan Sarı Şeytan Trump, ‘küresel kabadayılık’ peşinde koşarken yalnızlaşırken,  Başkan Erdoğan’a ise ilgi ve destek artmaktadır.

Bütün bu gelişmeler, ABD’nin aleyhteki faaliyetlerine karşı, Başkan Erdoğan’ın dayanışma çağrılarının milletler camiasında karşılık bulduğunu ayrıca Türkiye’nin kendine yeni müttefikler bulmaya muktedir olduğunu gösteriyor.

Hiç kimse endişelenmesin, bütün saldırı ve ihanetlere rağmen Türkiye sabır ve kararlılıkla yoluna devam ediyor, edecektir.

 

YORUM YAZ

  • Gören göz Gören göz 2 ay önce
    Zulüm 1453 te başladı gibi absürt sözlerin bu topraklarda çıkmasının en büyük sebeplerindenbirisişehidin kanını alimin mürekkebinin önüne çıkarmamızdan kaynamaktadır. Bu topraklar şehidin kanından çok mürekkep ile sulanmış olsaidi Mehmet Akif hiç dermidi Allah bir daha bu millete istiklal marşı yazdırmasın. Demeki Akifin bir endişesi var. O endişeyi ortafan kaldırılmanın tek yolu bu aziz toprakları şehit kanından ziyade mürekkep ile sulamaktır. O mürekkep ki teknolojiyi üretendir. Teknoloji:Metal ve plastiğe şekil verme sanatıdır. O sanatırki F35 leri yapiyor biz yapamiyoruz
  • AlperenAlperen3 ay önce
    alman arabaları amerikan ifone ları ile neyi kırdın? Çekiçle eski ifonunu mu kırdın? Allah akıl irfan nasip etsin.
  • engineerengineer3 ay önce
    ve biz hala eşkiya ile birlikte nato müttefikiyiz değil mi efendim, üsler hala eşkiyanın emrinde, bilmiyorum israilli pilotlar hala konya da eğitim görüyormu?