--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İslamic veya “İslamist terör” (2)

Mehmet Koçak
Mehmet Koçak

Tarihte Müslümanlar ile Hristiyanlar arasındaki savaşlar, “Hilal ile Haç kavgası” olarak tanımlanır.  

İslam karşıtlığı tarihin her döneminde farklı kavramlar üzerinden yapıldı. 

Müslümanları birbirine kırdırmak amacıyla Batılı emperyalist ülkeler, Müslümanlar arasına etnik köken ve mezhepsel farklılıklar üzerinde fitne tohumları ektiler. 

Egemen güçler, bir yandan Müslüman toplulukları kendi aralarında savaş ve çatışmalara sürükleyen “İslâm›a Karşı İslâm” projesini geliştirdiler. 

Bazı cahil Müslümanlar da bilerek veya bilmeyerek maalesef bu oyunun bir parçası oldular, oluyorlar. 

Bugün İslam aleminde Müslümanlar aralarında yaşanan iç savaş ve çatışmalar işte bu planın eseridir. 

Diğer yanda, yine o planın devamı olarak, İslâm’ı terörle özdeşleştirmeyi mümkün kılmak için başına ‘İslam’ kelimesi bulunan terör örgütleri icat edildi. 

İslam’ın temel prensiplerine ters düşen ve masum insanlara kıyan IŞİD, El Kaide başta olmak üzere bazı silahlı terör örgütleri, bölge ve ülkeleri kendi çıkarları doğrultusunda yeniden şekillendirmek amacıyla,  emperyalist devletlerin istihbarat servisleri tarafından oluşturulmuş olan örgütlerdir. 

Bu örgütler, emperyalist ülkeler tarafından terör örgütü olarak ilan edilirler ama gizlice hem desteklenir hem de, kanlı eylemleri için yönlendirilerek kullanılırlar.

NEDEN KULLANIYORLAR

 “İslami terör” yakıştırması, karalama, aşağılama ve suçlama içeriklidir. 

Batı kaynaklı İslamofobi’, ‘İslamist Terör’ gibi kavramlar, felsefeden siyasete, kültür ilişkilerinden ekonomiye, küresel düzenden yerel dinamiklere kadar hemen her alanda karşımıza çıkan bir temel mesele oldu.  

Diğer bir ifadeyle bu kavramlar, bir algının zihinlere yerleşmesi için Batılı siyasiler tarafından kullanılan bir politik argümandır. 

İslamic Terör’ üzerinden Müslümanlara sınır kapılarında işkenceye varan incelemeler yapılıyor. Uluslararası ilişkilerde İslam ülkelerine ve Müslüman topluluklara ikinci sınıf muamelesi yapılıyor.

Batı ülkelerinde yaşayan Müslümanlar potansiyel suçlu görülmekte ve ağır siyasi baskılar, dışlama, hakaret ve suçlamalar artık sıradanlaşmaktadır. 

Ayrıca, bir devlet politikası olarak Batılı devletlerde Müslümanların, inanç değerlerini yaşama alanlarını engelleyen hukuki bir yapı oluşturuluyor. 

Bilhassa son 20 yıldır Batılı emperyalistler, İslamiyet’i ve onun bayraktarlığını yapan Türklere karşı tarihin derinliklerinden gelen düşmanlıklarını gizlenmemektedir.  

“Haçlı ruhu” bu düşmanlık üzerine oluşturulmuştur. 

Bu ruh ise bir veba hastalığına dönüşmüştür.  

Müslümanlar arasına nifak tohumları, İslam dünyasına yönelik sömürü politikaları, bunca saldırı ve işgal bu ruhun bir eseridir.  

İslam ülkeleri bu ruhla, haksız olarak işgal ediyor ve iliklerine kadar sömürülüyor.

EN BÜYÜK SİLAH ‘İSLAMİ TERÖR’

Batıda din yozlaşması en büyük sorunlardan biridir. 

Kutsallarını kaybetmiş ve dini değerlerden uzaklaşan Batı toplumunu, yeniden Hristiyanlık değerlerine dönüşünü sağlamak için  İslam korkusu” propagandaları yapılıyor. 

Müslümanlara karşı duyulan irrasyonel nefret, ayrımcılık, düşmanlık ve kin besleme anlamına gelen  İslamofobi, emperyalist güçlerin icat ettiği İslamic Terör’ örgütlerinin vahşi eylemleri üzerinden yayılmaktadır.

Ayrıca; Batılılar, İslam ülkelerine yönelik saldırı, işgal ve toplu katliamlarına meşruiyet kazandırmak için yine o kanlı terör örgütleri kullanmaktadırlar. 

Kısacası, kendilerinin icat ettiği İslamic Terör’ (İslami Terör) Batılıların Müslümanlara ve İslam dinine karşı kullandıkları en güçlü silahtır.

Bu silahı, devlet ve hükümet adamları, parti liderleri ve siyasiler ile medya tarafından kullanılmaktadır. 

ABD Başkanı Donld Trump ve Almanya Şansölyesi Merkel ile Batı medyası bunun en bariz örnekleridir.

 

Mehmet Koçak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle