THY- Banjul

İdlib düğümü Tahran’da çözülür mü?

01 Eylül 2018 Cumartesi

Halep, Hama, Humus ve Derra bölgelerinde yaşanan felaketler son günlerde İdlibbölgesinde tekrarlanmak isteniyor.

Suriye rejim ordusu Rusya ve İran’ın desteğiyle çatışmasızlık bölgelerinin sonuncusu olan İdlib’e yönelik operasyon hazırlıkları devam ediyor. 

Kuşatma tamam gibi ve çember daraldıkça daralıyor. 

Şehrin 500 bin olan nüfusu çevre şehir ve kasabalardan gelen sığınmacılarla bölgede 3.5 milyon insan yaşamaktadır. 

Türkiye, ‘Astanamutabakatı’ kapsamında bir çatışmasızlık bölgesi oluşturulması amacıyla İdlib’de toplam 12 gözlemci noktasından güvenliği tesis etmeye çalışıyor.

Hedef, bölgede yaşanan bunca acılar sonrası hayatta kalan insanların bundan sonra rahat bir hayat sürmelerine katkı sağlamaktır. 

Diğer bir ifadeyle güven ve huzuru sağlamak amacıyla Türkiye bir sistem oluşturmaya çalışmaktadır. 

Ancak, emperyalist güç odaklarının tamamı kendi çıkarları uğruna bu bölgeye yönelik farklı operasyonlar planlamaktadırlar. 

Mutabakatta “Bir sorun ve anlaşmazlık söz konusu olduğunda Türkiye, Rusya ve İran çözmek için birlikte hareket edecek” ibaresi yer almış olmasına rağmen mutabakatta imzası bulunan Rusya ve İran son zamanlarda çeşitli bahaneler ileri sürerek İdlib’e saldırmayı hedefliyorlar.

FARKLI HEDEFLER 

Rusya, İran ve Şam açısından en önemli hedef, İdlib’deki ÖSO ve diğer direnişçi grupların operasyonlarla zayıflatılması ve Şam yönetiminin yeniden bölgeyi kontrol altına almasını sağlamak.

Şam yönetiminin hedefi ise İdlib’i Rusya ve İran’ın desteğiyle almaktır. 

Çünkü Şam yönetimi halen bölgedeki şehirlere ulaşmakta ciddi sıkıntılar yaşamaktadır. 

İdlib’in rejim güçlerinin eline geçmesi hem bir zafer hem de tüm şehirlere ulaşan ana yolu tamamen kontrolüne almak anlamına gelmektedir.

Bu da Şam diktatörünün tüm ülkeye hakimiyetini büyük ölçüde sağlamış olacak. 

ABD ve Fransa ise, Rusya ve İran’ın İdlib’e saldırmaları yeni bir kaos ortamına sebep olacağını ve kendilerinin de Şam yönetiminin bölgeye girmesine müsaade etmeyeceklerini seslendiriyorlar. 

Özetle, operasyona dair tek bir hedef olmadığı gibi müttefik görünenlerin de hedefleri de uzun vadede değişebileceği gibi çelişebileceği de ihtimal dahilindedir.

TÜRKİYE; SAVAŞ YERİNE MASAYI GÖSTERİYOR

Türkiye’nin kısa vadeli hedefi, Astana sürecinde öngörüldüğü üzere İdlib vilayeti, Halep’in batı kırsalı, Hama’nın kuzeyi ve Lazkiye’nin doğusu arasında kalan bölgede uzun süreli bir çatışmasızlık durumu sağlamak ve bölgeyi geçiş sürecine hazırlamaktır. 

Türkiye’nin bir diğer hedefi kendisine yakın ÖSO gruplarıyla birlikte kritik bölgeleri kontrolü altında tutmak ve Türkiye’ye doğru başlayacak kitlesel göçleri engellemektir.

Böylece Suriyelileri kendi topraklarında korumaktır.

Fakat bu konuda Türkiye maalesef yalnız kalıyor. Çünkü Suriye’deki tüm aktörlerin İdlib’e muhtemel bir operasyondan farklı beklentileri vardır.

İdlib’in mevcut haliyle siyasi sürece dahil olması mümkün değil.

Türkiye’de kontrol dışı bazı terör gruplarının varlığından rahatsız 

Ancak, bu durum Rusya ve İran destekli Şam yönetiminin katliamlarıyla mümkün hale getirilemeyeceğini ısrarla dile getirmekte ve operasyonlara karşı tavrını sürdürmektedir.

Türkiye, savaş değil, sorunların masaya taşınmasını istiyor. 

Şu bir gerçek ki, Suriye’de yaşananlara insani amaçlarla yaklaşan tek ülke Türkiye. Sahadaki diğer aktörlerin tamamı farklı amaç ve emeller peşinde koşmaktadır.

İçinde Savunma Bakanı Akar ve İstihbarat BaşkanıFidan’ın da yer aldığı Türk heyeti, Moskova temaslarında “Savaşla değil, alınacak tedbirlerle ve yeni politik hamlelerle sorun çözülebilir” olduğunu muhataplarına iletti.

Tahran zirvesinde Türkiye Devlet Başkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Ruhani ve Rusya Devlet başkanı Putin, İdlib için bir araya gelecekler. 

Başkan Erdoğan; öncelikli olarak, Suriye’nin kuzeybatısında yer alan İdlib’e yönelik harekatın amacı ne, Operasyonun Suriye’deki siyasi çözüme katkısı olur mu sorularını soracak.

Şimdi herkes,İdlib düğümü Tahran zirvesinde çözülür mü?” sorusunu soruyor. Bana göre çözülmeli, aksi halde İdlib’e operasyon sadece İdlib için değil, Suriye geneli için bir felaket olur. 

 

YORUM YAZ

  • selamselam2 ay önce
    Bu gibi insani konularda devletimizin arkasindayiz dış politikada maddi ve manevi destekliyoruz gazamiz mübarek olsun Allah devletimizle ve inananlarla beraberdir. Bizi korkmak yakişmaz karşidakini cesaret verir.
  • Kin ve öç tohumuKin ve öç tohumu2 ay önce
    Haclilar Yahudiler Suriye'de Sia ve Sünni arasina kin, nefret tohumu ektiler. Kolay kolay unutulmaz yeserir bir gun.