--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

HDP’nin dış destekçileri içinde Paralel yapı da var!..

Mehmet Koçak
Mehmet Koçak

Batı başkentlerinde şer güçlerin sürdürdüğü İslam ve Türkiye karşıtı politikalar son zamanlarda bir karalama kampanyasına dönüştürüldüğü dikkati çekmektedir. 

Türk siyasi hayatına içerideki işbirlikçileri olan siyasiler ile görsel ve yazılı basın aracılığıyla kendi menfaatleri doğrultusunda dizayn etme girişimlerine şahit oluyoruz. 

Kısa bir zaman önce Avrupa Parlamentosu’nda hazırlanan Türkiye raporunda milli egemenliğimiz hedef alınarak içişlerimize müdahale niteliğinde pervasızca beyanlara yer verilmiştir. 

Şimdi ise yaklaşan seçimlere açık bir şekilde müdahale ediliyor. 

Avrupa-Amerika Konseyi ve Avrupa Birliği, Türkiye’de basın özgürlüğünün büyük tehdit altında olduğunu savunuyor. 

“Türkiye Üzerinde Kara Bulutlar manşetiyle çıkan New York Times başmakalesinde, “Seçim Öncesi Türkiye’de Basın Ne Kadar Özgür?” başlığı altında seçilen Türk hükümetine karşı komplo girişimlerinde bulunan Paralel yapının borazanı televizyon kanallarının kapatılması yönünde yapılan suç duyurusu, örnek gösteriliyor. 

Avrupa basınında her gün aralıksız olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti’yi hedef alan suçlamayı ve itibarsızlaştırmayı amaçlayan yalan ve yanlış bilgilere dayalı haber ve yorumlara yer veriliyor. 

TÜRKİYE KÖKENLİ GÖÇMENLERE HDP'YE OY ÇAĞRISI

Batı medyasında; Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti “otoriter bir sistem” kurmakla suçlanırken, CHP ve HDP’ye destek çağrıları yapılmaktadır. 

Alman Yeşiller Partisi Başkanı Claudia Roth, Gezi eylemlerinde Taksim’e kadar gelip yaptığı provokasyonlar objektiflere yansımıştı. Türkiye karşıtı tavırlarıyla ve bilhassa Ak Parti aleyhindeki açıklamalarıyla bilinen bu kişi, yani Claudia Roth 7 Haziran seçimlerinde HDP’ye destek çağrısında bulundu.

Alman aşırı soldaki Sol Parti (Die Linke) Yönetim Kurulu, 7 Haziran’da Türkiye’de düzenlenecek genel seçimler için HDP’yi destekleme kararı aldı. Almanya başta olmak üzere sol tandanslı siyasiler ve yayın organları “Bağımsız Kürdistan için” Türkiye kökenli göçmenlere HDP’ye oy verme çağrısında bulundu.

Ayrıca: Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATİK), 7 Haziran’da yapılacak seçimlerde Kürtlerin, Ermenilerin, Alevilerin, sürgündekilerin ve tüm ezilen kesimlerin sorunlarının çözümü olarak HDP’yi adres gösterdi. 

Peki neden HDP?

Çünkü: Güçlü bir Türkiye istemeyen malum güçlerin taşeronu olan bölücü terör örgütünün siyaset arenasındaki temsilcisi olduğu için…

PARALELCİLER DE HDP İÇİN OY İSTİYOR…

Avrupa genelinde örgütlenen paralel yapı, özel sohbetlerde maaşlı ablalar ve ağabeyler, “Türkiye’de hizmetlerimiz engelleniyor.Çok ciddi kaygılarımız var. Bizi bitirmek isteyen Erdoğan ve Ak Parti’yi hezimete uğratmak için HDP bir şanstır” diyerek cemaat mensuplarına seçimlerde HDP’ye oy verin imasında bulunulmaktadır. 

Bir yanda ABD ve Avrupalı solcu Türk düşmanı siyasilerin pervasızca beyanları ve medyadaki karalama kampanyaları ile HDP’ye destek çağrıları. Diğer yandan Türk ve İslam düşmanlıklarıyla tanıdığımız çeşitli isimler altındaki Türk kökenli solcu örgütlerin başlattığı, “Erdoğan ve Ak Parti’ye karşı HDP’ye destek” kampanyası.

Bütün bunlar yetmezmiş gibi “Erdoğan yara alsın, Ak Parti iktidara gelmesin de ne olursa olsun” hırs ve kiniyle Paralel Yapı da şer güçlerin oluşturduğu bu ihanet kervanına katılmıştır.

Batılı egemen güçlerin taşeronu ulusal ve uluslararası örgütlerin Erdoğan ve Ak Parti düşmanlığını çok iyi anlıyorum. Çünkü onlar güdülen bir Cumhurbaşkanı ve egemen güçlerin emrinde bir hükümet istiyorlar. Amaçları “Yeni Türkiye” projesinin önünü kesmek ve 2023 hedefleri olan dev projeleri engellemektir. 

Onlar bu emellerine ulaşabilmek için Paralel Yapı’nın ihanet derecesindeki operasyonlarına destek veriyorlar. Hatırlanacağı üzere Gezi olaylarına ve paralel yapının operasyonlarına “basın özgürlüğü” bahane edilerek açık destek vermişlerdi. 

Ancak devlet kurumlarımız ve halkımızın dik duruşu karşısında bu çabaları boşa çıkınca şimdi de HDP’yi kullanarak netice almaya çalışıyorlar...

Beni asıl rahatsız eden şer güçlerin kirli oyunlarından çok; “Hizmet hareketi” olarak tanıdığımız ancak milli refleksini ve cemaat olma vasfını kaybetmiş olan örgütün uluslararası güçlerin taşeronu olarak şer cephesinde yer almasıdır.  

Bunlar, düne kadar “bölücü hainler” diyerek suçlayıp hakaret ettikleri PKK’nın siyasetteki uzantısı olan HDP’ye nasıl destek verebiliyorlar? 

Onların bu durumu, kendilerini ve inandıkları değerleri inkâr etmek anlamına geleceği için cemaat içindeki samimi Müslüman kardeşlerimizin uyanışına vesile olacağına inanıyorum…

Yarın “Eyvah” dememek için halkımız üzerine düşeni yerine getirmek için sandığa koşacaktır. 

Ben inanıyorum ki: Milletimiz bu ihanet çemberini kıracak, şer güçlerin oyunlarını bozacak ve tercihini doğrudan yana yapacaktır. 

Mehmet Koçak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle