Ekrem Dumanlı da duman oldu...
“Malum olduğu üzere Ekrem Dumanlı, Genel Yayın Yönetmenliği görevinden istifa etmiştir. Sayın Dumanlı’ya 14 yıllık emeğinden dolayı teşekkür ederiz. Okurlarımızla da paylaşmak isteriz ki, Dumanlı yazılarına gazetemizde devam edecektir. Ekrem Dumanlı’dan boşalan Genel Yayın Yönetmenliği görevine Sayın Abdülhamit Bilici getirilmiştir” F. Gülen örgütünün güdümündeki Zaman gazetesi “el çektirme”yi bu kılıfla duyurmuş.
Ekrem Bey ise, “Son dönemde basına ve şahsıma uygulanan hukuksuz baskılar nedeniyle Genel Yayın Yönetmenliği görevimi yapamadığımı görüyorum. 2001’den beri hizmet vermeye gayret ettiğim Zaman Gazetesi’ne yeterince ve verimli şekilde katkı sağlayamadığımı, sağlığımın da artık buna el vermediğini düşünüyorum. Bu nedenle elimden geldiğince ve samimiyetle sürdürmeye gayret ettiğim genel yayın yönetmenliği görevimden istifa ediyorum” mecburi açıklamasını yaptı.
Anlayacağınız herkes vaziyeti kurtarma telaşında ama işin gerçeği başka. Bu gazetenin imtiyaz sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni kim görünürse görünsün, gerçekte Zaman gazetesinin hem patronu hem de Genel Yayın Yönetmeni F. Gülen’dir. Onun izni olmadan hiçbir manşet atılamaz. Gazete baskıya girmeden önce tüm sayfa manşetleri ona gönderilir, o tasarrufunu kullanır ve gerekli düzenlemeler yapıldıktan sonra gazete baskıya verilir.
Şu bir gerçek: Ekrem Bey istifa etmedi ettirildi. Yazısında ifade ettiği gibi ona baskılar yapıldığı doğrudur. Ama hükümetten değil, Pensilvanya’dan yapıldı. Bilhassa ifadesi alınmak üzere Zaman gazetesine gelen emniyet güçlerine karşı direnişiyle başlayan ve adliye önünde devam eden şovlardan sonra baskılar daha da arttı. Çünkü o şovları gören F. Gülen çılgına döndü. Kendisi dışında herhangi birinin bu kadar şov yapmasına tahammülü yoktu. Ekrem Dumanlı haddini aşmıştı ve o zamandan sonra çizilmiş oldu, uzaklaştırılması için uygun zaman beklendi.
F. Gülen’in yakın çevresinde Ekrem Bey’e karşı duyulan rahatsızlık maaşlı elemanlar olan ağabeyler ve ablalar aracılığıyla cemaate usulünce hissettirildi. Uzun zamandır F. Gülen ile görüşemeyen Ekrem Dumanlı, F. Gülen’in tavırlarından fevkalade rahatsızdı. Gazete ile ilgili konuları F. Gülen, Ekrem Dumanlı yerine tayin ettiği gazeteden sorumlu imamla görüşüyordu.
Gizli tutulması gereken HDP ve Doğu Perinçek ile ilişkilerin basına sızdırılması bardağı taşıran son damla oldu ve Pensilvanya düğmeye bastı. Karşı bir tavır içine girmemesi için kendisine maaşının aynen devam edeceği ve gazetede yazı yazmayı sürdürebileceği “sus” payesi olarak bildirildi. Ayrıca seçimler sonrası ortaya çıkacak neticeye göre bir parti çalışması için kendisine görev verilebileceği söylendi.
BU AMORTİ TESELLİSİ EKREM BEY'İ TATMİN EDER Mİ BİLEMEM...
Popülerlik veya popüler olmak... hızlı üretilip hızla tüketilen, çabuk parlayıp çabuk sönen, belirli bir döneme damga vurup, ardından yok olup giden acı sonuçları olan bir olgudur.
Sanırım bu gerçeği Ekrem Bey biliyordu. Ama bu kadar erken olacağını beklemiyordu...
F. Gülen örgütü içinde onun dışında herkes her sonuca hazır olmalıdır. Çünkü F. Gülen örgütünde onun dışında hiç kimsenin dünü, bugünü, yarını ve ötesi yoktur. Herkes gelip geçicidir. F. Gülen ve havarilerine göre baki olan (haşa) F. Gülen’dir. Şeyhinin günahında keramet arayan zavallı müritler misali, “O ne derse doğrudur, velev ki yanlış da olsa” kabulü temel esasdır. Asla hikmetinden sual edilmez, edilemez...
Onun içindir ki Ekrem Dumanlı şimdi bir yol ayırımındadır. Ya mağdur olmamak için yapılanları sineye çekecek ve maaşının devamını sağlayacak, ya da mert bir delikanlı gibi ortaya çıkıp, bütün gerçekleri en ince detayına kadar kamuoyuyla paylaşacak...
Bu konuda bizim diyecek bir şeyimiz yok. Takdir duman olan Ekrem Dumanlı’da...
HER ŞEY SÜNNETE UYGUNMUŞ...
F. Gülen’in daha önce Medya Etik Konseyi ve F. Gülen Akademisi ve Medya Konseyi Genel Başkanı gibi uyduruk görevlerle kenara ittiklerinden biri olan Halit Esendir, Ekrem Dumanlı’nın çektirilmesi sonrası sosyal medya üzerinden F. Gülen’in kulağına gidecek şekilde prim toplayacak paylaşımlarda bulundu.
Halit Bey Facebook’taki sayfasından, “Ülkede 13 yıllık iktidarın sonu gelmiştir. Eğer Dumanlı kalsa idi iktidarı deviren adam olacaktı ki İslam anlayışında bu yoktur. Tüm icraatları Sünnete ve aslı uygulayıcılarına uygun yapmaya çalışan cemaatin tüm hamlelerinde (Diğer bütün kurumlarında) Halit bin Velid’in Hz. Ömer tarafından görevden alınışı örnektir.” Aslında Halit Esendir bu örnekleme ile görevden uzaklaştırmaya kutsiyet kazandırmaya çalıştığı gibi Ekrem Dumanlı’nın istifa ettirildiğini de itiraf etmektedir. Sizin anlayacağınız Ekrem Dumanlı duman oldu...
Halit Esendir, iktidara şimdiden ömür biçmesi demokrasinin içselleştirilmediğinin bir göstergesidir. Demokrasilerde iktidarların ömrünü halk sandıkta belirler. Ama F. Gülen örgütünün maaşlı elemanları olan Ekrem Dumanlı gibilerin ömrünü F. Gülen belirliyor. Orada istişare, meşveret veya demokratik bir seçim yoktur ve hiçbir zaman da olmamıştır.
Halit Esendir, cemaatin her faaliyetinin Sünnete uygun olduğunu yazıyor. Yani; devleti ele geçirmek için paralel yapı oluşturmak, milletin duygularını istismar ederek paralar toplayıp gazeteler, televizyonlar, bankalar, şirketler kurarak güç oluşturmak, Yahudi lobileri ve küresel güçlerle işbirliği yaparak devletine meydan okumak, “Sünnet”miş.
Artık gerçekler örtbas edilemez. Çünkü mızrak çuvala sığmıyor...







