--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Dış politikada yeni hamleler

Mehmet Koçak
Mehmet Koçak

 

Değişen dünya şartları, siyasi, askeri ve stratejik dengelerdeki değişimler karşısında Türkiye kendini güncelleyerek yeni politik hamleler gerçekleştiriyor.

Türkiye’ninverilen roller dışına çıkarak kendi geleceği için bağımsız kararlar alarak gerçekleştirdiği politik hamleler bazı güç odaklarının tepkisine sebep oldu, oluyor.

Bir özgüvenle kendi ayakları üzerine kalkmak ve güçlenmek yerine, güçlülerin safında yer almayı, onların himayesine sığınmayı varolabilmenin şartı olarak gören,ülke içindeki o dış odakların işbirlikçisi bazı siyasiler ve ‘sözde aydınlar’ aynı derecede tepki göstererek değişime maalesef direnmeye devam etmektedir.

‘Yeni Türkiye’ adı verilen yeni projede yeni vizyon ve misyon çerçevesinde iç politikada olduğu gibi dış politikada da köklü değişim ve yapılanmalara gidiliyor. 

Teslimiyetçi ve tek taraflı alınan kararlar ile verilen roller konusundaki ön kabuller yerine şimdi; stratejik, ekonomik ve siyasi alanlarda bağımsız kararlar alabilen bir Türkiye var.

‘Yeni Türkiye’nin ekonomideki yapılanmasında, tüketen değil, üreten bir ekonomik kalkınma modeli temel esas alınmaktadır. Ağır ve Milli savunma sanayi, öncelikli hedeflerdir. 

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki ‘Yeni Türkiye’ artık sadece yüzünü batıya değil, aynı zamanda dünyanın her bölgesine ve her yönüne yüzünü çevirmeyi başarmıştır.

Cumhurbaşkanımız ve beraberindeki heyet kısa bir zaman önce emperyalist güçlerin sömürdüğü ve köleleştirdiği Afrika ülkelerindeydi. 

AB ile ve AB üyesi ülkelerle siyasi ve ekonomik ilişkiler bağlamında çeşitli alanlarda temaslar devam ederken, ikili görüşmelerle ileriye dönük yeni hamleler başlatılmaya çalışılıyor. 

Aynı şekilde ABD, Rusya, Japonya ve Çin başta olmak üzere Balkanlar’dan Kafkaslara, Orta Doğu’dan Uzak Doğu ve Afrika’ya çeşitli alanlarda ilişkiler geliştirilmektedir.

İslam ve Türk dünyası, Türkiye için ayrı bir önem arz etmektedir.

AB İLE YENİ BİR DÖNEM

Bazı olumsuzluklar yaşansa da Türkiye ile AB ve AB üyesi ülkelerle bağlantılar, her zaman gündemde olmuştur. 

120 milyar Euro ticaret hacmi, hem Türkiye hem de AB üyesi ülkeler içinde önemlidir.

AB ile çok yönlü ilişkiler çerçevesinde ekonomik, ticari ve stratejik ortaklıklar birbirini reddedemeyecek kadar güçlüdür. 

AB Bakanımız, Dışişleri Bakanımız, İçişleri Bakanımız ve Adalet Bakanımızdan oluşan 4 bakanımız son 1 ay içinde AB üyesi ülke mevkidaşlarıyla buluştu. 

Şimdi, Dışişleri Bakanı Sayın Çavuşoğlu, Almanya ve Avusturya’da önemli görüşmeler gerçekleştiriyor. 

İlişkilerin düzeltilmesi yönünde 26 Mart’ta yapılacak ‘Türkiye AB Zirvesi’ önemli bir aşamadır. 

Bu zirveye Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan ve beraberinde ilgili bakanlardan oluşan bir heyetle katılacaktır. 

‘Katılım Müzakereleri’, ‘Gümrük Birliği’ ve ‘Vize Serbestisi’ gibi 3 alan, Türkiye tarafında zirvede gündeme getirilecektir.

Tek taraflı kararlar ve dayatmacı jakoben anlayışlar yerine karşılıklı güven esasına dayalı temasların ve görüşmelerin devam etmesi çok önemlidir.

AB ile Türkiye arasında diplomatik kanallar her şeye rağmen açık tutulmuş ve görüşmeler hiçbir zaman kesilmemiştir.

Şimdi, açık olan o kanallar üzerinden var olan sorunlar görüşmeler yoluyla çözüme kavuşturulmalı ve ilişkilerde yeni bir dönem başlatılmalı.

Bu yeni dönem eskinin bir devamı asla olmamalıdır.

Kısacası; Türkiye’nin oyalayıcı değil, sonuç odaklı bir yeni dönem beklentisi karşılıksız bırakılmamalı.

Bunu kısa zamanda beklemek elbette gerçekçi olmaz. Aşılması gereken daha çok merhale var. 

Ancak, birbirinin içişlerine müdahale etmeden, verilen sözler tutulur ve müzakerelerden doğan haklar teslim edilir ise önemli bir yok alınmış olunur.

 

Mehmet Koçak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle