--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ankara-Washington hattından keskin virajlar

Mehmet Koçak
Mehmet Koçak

Başkan Donald Trump’ın göçmen ve Müslümanları rencide eden politik tavırları ve belirsiz dış politikası ciddi endişeleri beraberinde getiriyor.

Trump’ın genel dış politika anlayışı içinde çelişkilerin yanında hâlâ birçok belirsizlikler var.

Türkiye’nin tüm uyarılarına rağmen, FETÖ’cüleri himaye eden ABD,  DEAŞ’a karşı PYD/YPG ile işbirliğini devam ettiriyor. 

Şimdiye kadar açık- gizli ve de sınırlı olan ilişkiler son günlerde açık ve çok yönlü desteğe dönüştürüldü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump’un 16 Mayıs’ta ilk defa yüz yüze bir görüşme gerçekleştirecekler.

Görüşmesi öncesi zemin hazırlamak ve Türkiye’nin beklentilerini bildirmek üzere MİT müsteşarı Hakan Fidan, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve Cumhurbaşkanı sözcüsü İbrahim Kalın’dan oluşan bir heyet Amerika’da bulunuyor.

Türk heyeti temaslarını sürdürürken, ani bir kararla YPG’nin ağır silahlarla donatılması için sevkıyat başlatıldı.

Türkiye’ye rağmen ve heyetimiz orada bulunduğu sırada bir terör örgütüne bu sevkıyatın yapılıyor olması çok ciddi bir skandaldır.

En azından gerçekleşecek olan Erdoğan-Trump görüşmesi beklenebilirdi.

Bu karar hem diplomatik nezaketsizlik, hem de teröre destek anlamında olduğu için uluslararası hukuka aykırı bir tavırdır.

Diğer bir ifadeyle suçtur.

Türkiye’nin beklentileri, güvenliği ve bölgeyle alakalı görüşleri dikkate alınmadı. 

Ve böylece ABD, Ortadoğu’daki en büyük müttefiki olan Türkiye’yi bir terör örgütüne tercih etmiş oldu.

Bu karar, ABD gibi büyük bir ülkeye yakışmadığı gibi Türkiye ile ABD arasında karşılıklı güven sorununu daha da artıracaktır. 

AYNI TAS AYNI HAMAM

Amerika kamuoyunda ve tüm dünyada farklı kesimlerden Başkan Trump aleyhinde protestolar yapılırken Türkiye sesiz kalmayı tercih etti.

Bunun iki önemli sebebi vardı.

Birincisi, Obama döneminde bozulmaya başlayan Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin Trump döneminde düzeleceği beklentisi. 

İkincisi ise Trump yönetimi ile olumsuz bir başlangıç yapmamaktı.

Çünkü Türkiye, PKK’nın uzantısı YPG’nin silahlandırılıp muhatap kabul edilmesi,  FETÖ’nün faaliyetlerinin durdurulması ve F. Gülen’in Türkiye’ye iade edilmemesinden rahatsızdı.

Ayrıca Türkiye,  Suriye ve Irak başta olmak üzere Ortadoğu bağlamında işbirliğini geliştirmek istiyor.

Ancak şimdiye kadar bu konularda bir arpa boyu yol alınamadı.  

SİLAHLAR ‘KÜRDİSTAN ORDUSU’ İÇİN Mİ?

ABD, bölgede ‘Kürt Devleti’nin kurulmasına mı çalışıyor?

YPG, kurulacak Kürt Devleti’nin ordusu mu olacak?

ABD’nin göndereceği silahlar Rakka (DEAŞ) operasyonu sonrası kurulması düşünülen bu orduya mı bırakılacak?

Yoksa!

DEAŞ bahane,  asıl hedef Türkiye mi?

ABD’nin Suriye ve Irak bağlamında Ortadoğu politikaları nelerden oluşacak?

Türkiye’nin endişe ve beklentileri dikkate alınacak mı?

Ve kafaları karıştıran daha birçok soru, 16 Mayıs tarihinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başkan Trump arasında gerçekleşmesi planlanan görüşmeyi bekliyor.

Bu soruların tümü değilse bile, önemli bir kısmı sanırım bu görüşmede cevabını bulmuş olur.

Beklentimiz Türkiye-ABD arasındaki buzları eritecek yapıcı ve olumlu bir görüşme olmasıdır. 

Elbette sorunlar ve fikir ayrılıkları olacak. Ancak, vazgeçilemez ortak noktalar üzerinden bir uzlaşmaya varılabilinir.

Karar verici ve belirleyici olacağı için Erdoğan-Trump görüşmesi gerçekten çok önemlidir.

Şimdi herkes o görüşme gününü bekliyor. 

Unutulmasın ki; bölgesel ve uluslararası işbirlikleri terör örgütleriyle değil, güçlü ülkeler arasında olur. 

Müttefik olmanın gereği de budur. 

 

Mehmet Koçak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle