• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI
13 Kasım 2019

Umudun Adı Türkiye

Devletimiz sadece bugün değil, bin yıllık tarihi içerisinde bütün bir İslam dünyası ve mazlum milletler için umuttur ve umut olmaya devam etmektedir.

Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye üzerine, içte ve dışta düşmanlık besleyenlerin başlıca sebebi, “Umudun adının Türkiye” olmasıdır.

Sınırlarımızla birlikte gönül coğrafyamız başta olmak üzere, dünyanın neresinde mazlum halklar varsa, devletimizin kendisi ve hayırsever sivil toplum kuruluşlarımızın eli orada olmuş, yardım etmiş, halen de kanat germekte ve umut olmaya devam etmektedir.

Dünyada bizden başka insani amaçlı umut olan başka ülke yoktur. Var olanlar da insani yardım adı altında, o ülkelerin yeraltı-yerüstü zenginliklerini sömürmektedirler.

Evet, sömürü, işgal, ihanet nedir bilmeyen ve bunlara tevessül etmeyen tek ülke Türkiye, tek millet de bizim Müslüman toplumumuzdur.

Günümüzde ülkemize dışarıdan ve içeriden baktığımızda, sanki zor ülkelerden biriymiş gibi gözükmektedir.

Oysa güçlü bir vicdanla, azimli bir inançla, insan olmanın tüm değerlerini taşıyan her insan evladı bilir ki, ülkemizin böyle gözükmesine sebep, iç muhalefet ve bu muhalefeti destekleyen yabancı medya ile devlet yöneticileridir.

Batılı toplumların ne yöneticileri ne de medyası, ülkemizi ve insanımızı ısrarla tanımak istememekte ve körkütük düşmanlıkları sebebiyle, gözlerinin önündeki saban okunu görmeyip, bizim gözümüzdeki saman çöpünü görmektedir.

Kim neyi nasıl görürse görsün, ülkemiz umudun adıdır. Yerkürenin neresinde olursa olsun, mazlum fertlerden toplumlara kadar her insan için umudun kalesidir.

Bu hakikati idrak için öncelikle devletimizi ve milletimizi sahiplenerek tanımak, bilmek ve inanmak gerekir.

Devletimiz ve milletimiz düşmanlığında birleşen ve bu düşmanlıklarını iktidar üzerinden sürdüren yerli-yabancı mihrakların kabullenemedikleri gerçek, milletimizin Batılı toplumlara ve ülkelere göre şefkat ve merhamet sahibi oluşlarıdır.

Batılı devletlerin tarihinin büyük kısmı, sömürü ve işgal üzerinedir. Bugün Amerika ve Avrupa devletlerinin tüm zenginlikleri, sömürülen ülkelerdendir.

Bizim böyle bir tek örneğimiz yoktur. Tam tersi, bütün milletlerin hak ve hukuklarının savunulması, haklının hakkının verilmesi medeniyetimizin yönetim ilkesidir.

Bu ilke, bin yıllık tarihimizin özündeki inançtır, imandır. Buna “yerli-milli düşünce” denilmektedir ve bu özellik milletimizin ruhunda yaşamaktadır.

Biz sadece kötüleri görüyoruz, kötülerin sayıları çokmuş gibi gösteriliyor ve iyilerin etkilenmesi, umutsuzluğa düşmesi isteniyor.

Kendi toplumuna yabancılaşmış, Batılı düşünceyi benimsemiş, kurtuluşlarını onlardan bekleyenler, hangi yolu denerse denesinler, nasıl tuzaklar kurarsa kursunlar, milletimizi medeniyetinden koparamayacaklardır.

Ezcümle:

Bu topraklar kıyamete kadar umudun bekçisi olacaktır. Üzerinde yaşayan milletimiz ve devletimiz, umudun merkezi olmayı sürdürecektir.

Batılılar ve uşakları, insanın varoluş hikmetini inkâr ettikleri için bu hikmete karşı direnmektedirler.

Müslüman milletimiz insanın varoluş hikmetine inandığı için umudun adı Türkiye’dir.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Tata Tonga

Hiç gelişmiş ülkelerden bu ülkeye mülteci akımı olmuyor, beyin göçü de olmuyor. Gelişmemiş ülkelerin kalburüstü /okumuş takımı avrupaya Amerika'ya gidiyor bu ülkeye de okumamış/vasıfsız insanlar geliyor... kendimizi doğru dürüst eğitemiyoruz, tümümüz vasıflı işçi olamıyoruz . Gel dünya gel ne olursan ol gel... mevlanayız ya biz...
  • Yanıtla

Tata Tonga

Gelişmiş ülkelerden bu ülkeye mülteci akımı olmuyor
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23