--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Tesadüflerle Yönetilen Bir Devlet Değiliz

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
9

Eski Türkiye’den, 90’lı yılların Türkiye’sinden, Dışişleri eski Bakanlarından Kamran İnan’ın ifadelerini paylaşarak başlayalım söze.

“Bir tarafta atom bombası külleri üzerinden yükselen Japonya, diğer tarafta Osmanlı Devleti külleri üzerinden kurulan Türkiye.

Birincisinin Amerika’dan iki trilyon dolar alacağı var. Türkiye’nin ise 300 milyon dolar borcu var. O da piyasaya faiziyle. Amerikan yardımına “hayır” diyemiyoruz. Hangi ülke daha iyi idare ediliyor dersiniz”?

¥

Şimdi de Osmanlı Devleti’nin parlak döneminden söz edelim.

Yirmi iki milyon kilometrekareyi içine alan ve hudutları bir yandan Atlas Okyanusu, bir yandan Hint Okyanusu ve Baltık Denizi’ne, diğer taraftan Akdeniz’i kucaklayan, Karadeniz’e ise bütünüyle hâkim olan Devlet-i Aliye’nin hudutları, “vatan ve iman teknesi” içerisinde, bağımsızlık karakteriyle çizilmişti.

Afrika’nın kaynaklarını soykırımlarla sömürerek zenginleşen, günümüzde ise sırtlarını teröristlere dayayarak ayakta kalmaya çalışan ve artık ihtiyarları bakımevlerinde, gençleri uyuşturucu barınaklarında pinekleyen AB ülkeleri, bir zaman bizim askerimizin potinlerini giymekteydi.

Kanuni devrinde Mehmetçiklerimize verilen çizmeler bir seneden fazla giyilmezmiş. Muayyen zamanda her yılın yeni çizmeleri orduya verilince, eskiler de toptan Avrupa’ya ihraç edilir ve garplılar, bizimkilerin pabuçlarını kapışarak alırlarmış.

İçini düzeltememiş, sözüyle özü arasında uçurumlar olan aceleciler şöyle diyebilirler:

- “Peki, geçmişte biz Avrupa’ya muhtaç hale gelmedik mi?” Geldik. Kim getirdi, hangi zihniyet getirdi? Sorunun cevabını namusluca veren herkes hakikati görebilir. Geçelim.

¥

Şimdiki Türkiye’den hangi örnekleri sunmaya kalksak destanlar yazmalı. Bugünkü Türkiye’yi “haysiyetli bir vicdanla” görenler görmektedir.

Tabi vatanımıza, milletimize, bayrağımıza, dinimize karşı duruşlarını düşmanlık duygularıyla sürdürenler için mevcut Türkiye’den ne anlatsanız fayda etmeyecektir.

Hâlbuki halen Türkiye’nin en çok kaymağını yiyenler de işin garibi bu güruhlardır. Yedikleri önlerinde, yemedikleri arkalarındadır.

Buna rağmen kin ve öfkelerinden vazgeçmemektedirler. Hiçbir mağduriyet yaşadıkları görülmemiştir. Ne isterlerse elde etmektedirler.

Rabbim şerlerinden milletimizi, devletimizi, aklıselim sahibi bütün insanlığı korusun.

Türkiye Batı’ya ayarlanmış tek yönlü pusulasını atmıştır. Yeni yönler ve ittifaklar kurmaktadır ama Masonlar ve Yahudilerin “beslediği” dışları “insan”, içleri şeytan yüzlü” misyonerler de yeni senaryolar yazmaktadır.

Yalnız nasıl olur ve niye olursa, yine bu senaryolara en çok da inanan ve kanan muhafazakâr kesim olmaktadır. Neden hemen her şeye inanırız bilmem ki?

¥

Ezcümle:

Yıllarca misyonerlerin yazdıkları senaryolar sahnelendi bu topraklarda. Tahribatların sebebi elbet eski Türkiye idarecileriydi.

Maalesef aynı hata kısmen de olsa devam etmektedir. Halen tarihimizle barışamadık. Batı’yı tanıdığımız kadar kendi tarihimizi, kültürümüzü tanıyamadık. Batı’ya hoş görünme adına kendi tarihimizi küllendirmekten kurtulamadık.

Küllerinden nice devletler, milletler doğarken, biz küllerimizi savurabildiğimiz kadar savurup, yabancı kültürlere sarıldık. Artık yetmez mi?

 

Yorumlar

(9)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Korkusuz

27 Aralık 2019 22:17

Degerli kardeslerim safahati bastan asagi okudum.yarisi ezbetimde Abdulhamit han cennet mekanla ilgili bir sey okumadim.

Mustafa

26 Aralık 2019 21:53

Büyük inşaat firmaları silah sanayine dönmeden kalkınamayız. Betona muhalefet eden çok.

Mustafa

26 Aralık 2019 21:53

Otoda yokuz. Elektronik te yokuz. Silah sanayisinde yokuz. Ucak sanayisinde yokuz. Bir inşaat tan betondan gelir elde eden Türkiye, onada muhalefet karşı.

Mustafa

26 Aralık 2019 21:45

İzmit körfezden Karadenize kanal düşünmesi gereken CHP neden hayır diyor. Proje üretin ki taraftarınız artsın. Büyük düşünün işte bin yılın projesi İzmit ten Karadenize kanal haydi CHP AKP den daha büyük projeleri hazırlayın.

Mustafa

26 Aralık 2019 21:38

Yüzyıllar öncesi boğaz olan, yani Karadeniz le marmarayı bağlayan su yoluna itiraz ediliyor. Gecmiş te su kanalı konuşulmuyor.

Hak

26 Aralık 2019 14:24

Tam bir köşe yazısı. Toptancı bir anlayış. Kendi zihniyetini yüceltme çabası. 

Eyyüb Sabri Sağbazar

26 Aralık 2019 12:01

Kalemine sağlık Hüseyin abi....... Yollar çatallanır, hakikat kıldan ince kılıçtan keskin olur...... Din düşmanı omurgasız ırkçı, mezhepçi kemalistler hakikati göremezler. Onlar mühürlüdür....... Bizim mahallenin kifayetsiz muhterisleri tüli emel hastalığına müptela olmuşlar, ondan dolayı kandırılıyorlar. Onların yüzünden istanbul ve Ankarayı kaptırdık..... Tayyib başkana sürekli yasin okuyup hediye ediyorum Allah yar ve yardımcısı olsun.

Can

26 Aralık 2019 10:11

Evet tarihimiz ile icli disli olunmali ama bunu sirf Osmanli nin 1683 dan sonra olan cöküsünü ve hanedanin agir suclarini hasir alti etmeme kaidesi ile. Tarihi ile yüzlesmeyen halklar ileriye gidemiyor. Osmanli yi sirf yüceltme gayretin de hic bir faydasi yok yoksa elestirilen Cumhuriyet tarihi putlastirma hatasini gibi ayni duruma düseriz.

Rabia

26 Aralık 2019 09:37

Euzubillahimineseydanirraciymbismillahirrahmanirrahiym92 "Size ne oluyor ki konuşmuyorsunuz?"93 Derken onların üstüne yürüyüp sağ eliyle bir darbe indirdi.94 Çok geçmeden (halkı) birbirine girmiş durumda kendisine yönelip geldiler.95 Dedi ki: "Yontmakta olduğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?"96 "Oysa sizi de, yapmakta olduklarınızı da Allah yaratmıştır."Saffat süresi ayetleri.elhamdulillah.Sayin Öztürk saygılar.selam ve dua ile Allah'a emanet olun teşekkürler hasbinallahi ve nimel vekil deriz.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle