Sarı Saltuk (2)
Sarı Saltuk (2)
HÜSEYİN ÖZTÜRK
Tarihi kayıtlara göre Sarı Saltuk Hz.leri, 12.000 çadırlı Türkmen ile 1262 yılında Rumeli’ye geçer ve Dobruca bölgesindeki Babadağ şehrinin kurucusu olduğu ifade edilir.
Ve yine 1262 yılından 1880’lere kadar nüfusun büyük kısmının Müslüman-Türk olduğu kaydedilir.
Babadağ ve Sarı Saltuk Hz.lerine devletimizin ilgisi, 600 yıl boyunca devam eder. Yıldırım Bayezid 1393’te Dobruca’yı ve Babadağı’nı fethetse de bölge, 1419’da Sultan Çelebi Mehmet tarafından kesin olarak Osmanlı idaresine girer.
Babadağ ve Sarı Saltuk Hz.lerinin manevi varlığı, Sultan II. Bayezid tarafından devamlılık arz edecek şekilde bölgede imar faaliyetlerine sebep olur. 1484-1488 arasında türbe ile birlikte Babadağ’da camiler, hamamlar, okullar inşa edilir.
Ayrıca yine II. Bayezid, eserlerin giderleri için kendi adına bir vakıf kurar ve bu eserler vakıf gelirleriyle 20. yüzyıla kadar hizmete devam eder.
•
Evliya Çelebi, Sarı Saltuk Hz.lerinin Buharalı olduğunu, soyunun Battal Gazi Hz.lerine dayandığını, Anadolu’da; Sarı Saltuk, Baba Sultan, Kaliakra Sultanı (Bulgaristan’ın kuzeyinde bir kale) gibi isimlerle anıldığını söyler.
“Saltuknâme’ye göre adı Şerif Hızır olan Sarı Saltuk’un anne ve babası küçük yaşta vefat edince, lalası tarafından himaye edilir.
Serâvil adındaki lalası, Şerif Hızır’ı Abdülaziz adında yaşlı bir zata emanet eder. Şerif Hızır’ı bu zat yetiştirir. Sarı Saltuk ismini ise 14 yaşında, cihada başladığı zaman alır.
1293 yılına kadar Dobruca merkezli Babadağ’da irşada devam eden Sarı Saltuk Hz.leri rahmeti rahmana kavuştuktan sonra Babadağ’daki zaviyesine defnedilir.
Malum bizde velilerimizin bir kabirleri bir de makamları vardır. Bu manada Sarı Saltuk Hz.lerinin Anadolu’da çeşitli türbe ve makamları bulunmaktadır.
Saltuknâme’ye göre Kaliakra-Bulgaristan, Babadağ-Romanya, Blagay-Hersek, Ohri-Makedonya, Kruya-Akçahisar/Arnavutluk, Rumelifeneri-İstanbul, Babaeski-Kırklareli, Niğde-Bor, Diyarbakır, Tunceli-Hozat ve Bursa-İznik’te Sarı Saltuk’un makam türbeleri bulunmaktadır.
•
Balkanlarda Sarı Saltuk’la başlayan fetih hareketi, bu toprakları bir taraftan Cihan Devleti’nin fethine hazırlarken, diğer taraftan da iskânların oluşmasında ve sulhta önemli mihenk noktalarını oluştururlar.
Osmanlı coğrafyasında yüzyıllardır din ve insan anlayışı, Sarı Saltuk Hz.leri ve erenlerle, evliyalarla bütünleşir.
Sarı Saltuk Hz.leri, hikmet ve faziletlerle dolu bir medeniyetin öncüsü olarak, Dobruca’da bugün halen manevi birlik ve beraberliğin mayasını karmaktadır.
•
Ezcümle Yahya Kemal’den gelsin:
“Geldikti bir zaman Sarı Saltuk’la Asya’dan
Bir bir Diyâr-ı Rûm’a dağıldık Sakarya’dan”
Anadolu’nun bağrından çıkıp memleketine dönmeden, diyar-ı gurbetteki mezarlarında yatmakta olan nice alperenlerimiz ve evlatları vardır.
Balkanlardan Sibirya’ya, Amerika’dan Afrika’ya kadar yayılmış bu evlatların bilinen ve bilinmeyen nice mezarları mevcuttur.
İşte dünyanın dört bir tarafına defnedilen bu kahramanlar, ziyaretçileri tarafından hayırla anılmakta ve kabirleri dualarla ziyaret edilerek birer mübarek mekâna dönüşmekteler.