• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

Öldükten Sonra Yaşamak

30 Temmuz 2021


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

Anadolu topraklarında kurulan Devlet-i Aliye’nin temeli, askeri ve siyasi olarak atılırken, ekonomik ve kültürel temeller de Ahi birliklerince atılmıştır.

Ahi Evran’ın açtığı yoldan yürüyen ve bütün bir Anadolu’ya ahilikle birlikte irşad hizmetlerini yayan isim, namı diğer Ahi Sultan Hacı Bayram Hz.leridir.

Ahi Sultan Hacı Bayram Hz.leri talebelerini köy köy, ilçe ilçe, şehir şehir görevlendirmiş; medrese, çarşı ve camiyi birleştirerek devletin güçlenmesini sağlamıştır.

Selçuklu ve Osmanlı medeniyetinin, bu dünyaya ve ebedi âleme insan zaviyesinden bakışı, “öldükten sonra da yaşama” felsefesi üzerine kuruludur.

Memleketimizin neresine gidersek gidelim, vefatından sonra da yaşayan erenlerimize, evliyalarımıza, hayırseverlerimize ve Allah dostlarına rastlarız.

Bunların hiçbiri dünyalıklarını öncelememiş, bulundukları devirlerdeki insanlara faydalı oldukları gibi vefat ettikten sonra da ilimleriyle-bilgileriyle-görgüleriyle faydalı olmaya devam etmişlerdir.

Dün Ayaş’ta “Bünyamin Ayaşi Hz.lerinden söz etmiştim. Ahi Sultan Hacı Bayram’ın iki talebesinin daha bulunduğu ilçelerimizden birisi de Bolu/Göynük ilçesidir.

Birisi İstanbul’un manevi Fatihi Akşemseddin Hz.leri, diğeri “Bıçakçı Emir Dede” olarak bilinen “Emir” veya “Ömer Sıkkîn Hz.leridir”.

Emir Hz.leri, Ahi Sultan Hacı Bayram Velinin vefatından (1430) sonra yerleşmiş, Melami tarikatının kurucusu olarak; “esnaf-halk-medrese-çarşı ve cami” arasında birlik ve beraberliği sağlamıştır.

Ömer yahut Emir Sıkkîn Hz.lerinin diğer bir adı da “Sultan Âmir Dede” şeklinde geçmektedir. Hz. Hüseyin Efendimizin soyundan geldiği, “Emir” ve “Seyyid” unvanlarının bu sebeple verildiği belirtilmektedir.

Sultan Amir Dede’nin doğum yeri hakkında iki ayrı bilgi vardır. Birincisi “Göynük”, ikincisi “Bursa” doğumlu olduğudur.

Güvenilir kaynaklara bakıldığında “Bursa” olma ihtimali yüksektir. Çünkü “Sıkkîni” yani “Bıçakçılık” mesleğinin o tarihlerde Göynük’te değil, Bursa’da yaygın olduğudur.

Yine Bursa’da doğduğuna dair bir başka bilgi de şöyledir. İlk tasavvuf terbiyesini Bursa’da Somunca Baba’dan (Hamidüddin Aksarayi) aldığı kaydedilmektedir.

Daha sonra Hacı Bayram Hz.leri dergâhında eğitimini tamamlayarak Göynük’te görevlendirilmiş, görevlendirilmesinden bir müddet sonra Hacı Bayram Hz.leri vefat etmiştir.

Söz buraya gelmişken Emir Sıkkîn Hz.leriyle ilgili çok bilinmeyen bir hususu da nakletmekte fayda vardır.

Yazının başlığındaki “Öldükten Sonra Yaşamanın” ne demek olduğuna sanırım bir cevap olabilir.

Yaklaşık bundan 12 yıl önce Ömer-Emir Sıkkîni Hz.lerinin türbesi ve çevresi çok perişan vaziyettedir ve görülecek gibi değildir.

Hazret, İstanbul’da varlıklı bir kimsenin rüyasına girer ve (bu hayırsever halen yaşamaktadır) türbesinin ve çevresinin halinden haberdar eder.

Rüya üzerine hayırseverimiz derhal Göynük’e gelerek türbe ve çevresini tepeden tırnağa muhkem şekilde yeniden yaptırır ve kimliğinin gizlenmesini isteyerek çekip gider.

Kim olduğunu bilmiyorum. Allah razı olsun. Amel defteri kıyamete kadar açık kalacaktır. Demek ki, “öldükten sonra yaşamak” böyle oluyor. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Kocayusuf

Bakara Suresi/154. Ayet meali: "Allah yolunda ölenlere "ölüler" demeyiniz; onlar diridirler, fakat siz bilemezsiniz". Sayın Öztürk, tablonuz, bu ayet-i kerimenin, İslam Tarihindeki binlerce örneklerinden birisi. Tebrikler, kaleminize kuvvet...
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23