Nuruosmaniye Camii ve Fatih Hoca

03 Eylül 2019 Salı

Geçen hafta Cuma namazını, Nuruosmaniye Camii’nde eda etmek nasip oldu. Nuruosmaniye, İstanbul’un nadir külliyelerinden birisidir.

Kapalıçarşı’nın Cağaloğlu tarafındaki ana kapısının dibindedir. Akşama kadar yerlisiyle, yabancısıyla yüzbinlerce insan oradan gelir geçer.

Kimi kafasını kaldırır bakar, kimi içine girer gezer veya ibadet eder, kimileri de hiç görmez. Görmek, tanımak bir nasip işidir. Her insan nasibinin gereğini yapar.

Namazı bahçede eda ettik. Çoğunluğu çevredeki esnaf müminlerden oluşmaktaydı. Camiinin kıraati ve lisanı çok güzel olan imamının adının Fatih olduğunu hutbede kendisi söyleyince duydum.

Fatih hoca hutbenin ardından şikâyet edildiğine dair bir kırgınlığını dile getirdi.

Şikâyetin ana konusu, Fatih hocanın Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan hutbeyi irticalen okuması ve kendisinin de birkaç kelime katkıda bulunmasıymış.

Bu yüzden Fatih Müftülüğü, İstanbul Müftülüğü, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığına kadar şikâyet edilmiş.

Fatih hoca usulü dairesince: “Hakikati söylemek için bize görev veriliyor ve bu kürsüler, minberler, mihraplar; iyiyi, doğruyu, güzeli anlatmamız için emanet ediliyor” dedikten sonra kim olduğunu bilmediği şahsa da hakkını helal etti. Geçelim.

…………………..

Böyle şikâyetlerin çoğu genelde camiye uğramayan beynamazlar tarafından yapılır. Sanırım bu da onlardan birisidir.

Yoksa bir insan camiye gelecek kadar şuurlu ise böyle bir hususta şikâyetçi olacak kadar nasıl şuursuz olabilir ki?

Efendim sözü buraya getirmişken; yerlisiyle, yabancısıyla, misafiriyle, pek çoğumuzun yanından geçip gittiği Nuruosmaniye Külliyesi hakkında kısa bir bilgi verelim de biz de hayra hizmet etmiş olalım.

Nuruosmaniye Camii ve Külliyesi, İstanbul’un ticari hayatının can damarında bulunmakta. I. Mahmud tarafından 19 Ocak 1749 senesinde temeli atılmış.

I. Mahmud’un vefatı üzerine camiyi tamamlamak kardeşi III. Osman’a nasip olmuş. 5 Aralık 1755 senesinde ibadete açılmış ve III. Osman kendi adını vermiş.

Külliye içerisinde; cami-hünkâr kasrı-medrese-kütüphane-türbe-sebil-çeşme-aşhane ve dükkânlar bulunmakta.

Kütüphane ile hünkâr kasrı arasında yer alan türbede ise II. Mustafa’nın zevcelerinden ve III. Osman’ın annesi Şehsuvar Valide Sultan medfun.

Ayrıca yine türbe ile hünkâr kasrı arasına, Hibetullah Sultan’dan başka II. Mahmud’un 1809-1824 yılları arasında ölen bir kızı ile dokuz oğlu defnedilmiştir.

İlginç bir bilgi! Külliyenin su ihtiyacı, Halkalı sularından Nuruosmaniye suyolu ile sağlanmaktaymış.

Selâtin camileri arasında Nuruosmaniye Camii, yepyeni bir mimari anlayışın örneği olarak İstanbul’un sahiplerindendir. 

……………………..

Kısaca kütüphane hakkında da bilgi aktaralım:

I. Mahmud camiyle birlikte temelini attığı kütüphaneye, kendisine ait binlerce kitabını da bağışlamış.

Lakin ömrü yetmeyince kardeşi III. Osman tarafından kütüphane tamamlanmış ve III. Osman’ın da kendi kitaplarını bağışlamasıyla, XVIII. yüzyılın en zengin kütüphanesi olmuş.

Görüldüğü gibi camiyle, kitap-eğitim-öğretim birbirinden hiç ayrılmamış.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • ORHAN İNANORHAN İNAN16 gün önce
    RAHMETLİ BABAM'IN DA 2 YIL EĞİTİM ALDIĞI VE HATIRALARI ARASINDA BÜYÜKÇE BİR YER ALAN ,NURİ OSMANİYE CAMİİ HEP KALBİMİN BİR KÖŞESİNDE YERİNİ KORUR..BABAM CUMHURİYETİN DEMOKRASİ İLE TANIŞMASINDAN ÖNCEKİ YILLAR DAHİLİNDE ORADA DİNİ EĞİTİM ALMIŞ VE ÇOK ZOR ŞARTLARDA ULAŞTIĞI HAFIZLIK NİMETİNİN ÜZERİNE ,İSLAMİ BİLGİLERİNE VE TİLAVET GÜZELLİĞİNE BURADA ULAŞMIŞ..ALLAH BU ESERLERİ YAPANLARDAN,YAŞATANLARDAN VE RAHMET İ RAHMAN'A KAVUŞMUŞ BÜTÜN GEÇMİŞLERİMİZDEN RAZI OLSUN ,İNŞALLAH.ELLERİNİZE SAĞLIK.

Günün Özeti