• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI
20 Kasım 2019

Müslümanlığı Kisveli Kimselerin Çürümüşlüğünü İslam’a Yüklemek

Ahlakçı değilim. Ahlak dersi verecek de değilim. Amentüsü sağlam Müslüman bilgelerimiz der ki:

“Ahlakın temeli edeptir. Edebi olmayan ahlak yoksuludur. Böyleleri diğer inançlarda da İslam’da da bulunabilirler”.

İster diğer inançlarda, ister İslam’da olsun, inançlarının kisvelerini üzerinde taşıyan erke yahut kadınların, haremlerinde veya toplum içerisindeki yaşamlarının, başkaları tarafından o inançlara veya İslam’a yüklemek de bir edepsizliktir.

Bu manada günümüzde maalesef en çok Müslüman şekilli kimselerin çürümüşlüğü dikkat çekmekte ve gündem olmaktadırlar.

Birkaç gündür Müslim görünümlü veya giysili malum kimselerin, kendi çektikleri ve bilerek-isteyerek paylaştıkları görüntüleri, sosyal medyada dolaşıp durmakta.

Ahlak ve edep yoksunu bir takım kimseler de fırsatçılık yaparak, bunların çürümüşlükleri üzerinden hem hükümete hem İslam’a olan kinlerini kusmaktalar.

İlgili kimselerin çürümüşlüğü kadar bunlara art niyetli olarak tepki gösterenlerin halleri de başka bir çürümüşlük değil midir?

İslam dininde ve dinin çerçevesinde kurulan medeniyetimizde, insana ve aileye dair böyle bir yaşam tarzı, asla toplumla paylaşılacak bir durum değildir.

Bırakın Müslüman olmayı, diğer inançlara mensup kimseler de imanlarının gereği, özel hallerini-haremlerini asla paylaşmazlar.

Aile mefhumu sadece bizde değil, dünyanın diğer milletlerinde de vardır. Hatta Katolikler, Müslüman aileden daha tutucudurlar.

Birkaç kişinin yahut belli kesimlerin, Müslüman kisvesi altında toplumun kabul etmediği ve etmeyeceği yaşam biçimlerini İslam’a mal etmek ahlaksızlıktır.

O vakit esas kınanması gerekenler özne olmaktan çıkıp, hedef şaşmakta, eleştirenlerin niyetlerindeki gerçek düşmanlıkları, bu kimseler üzerinden İslam’a ve Müslüman halkımıza karşı yapılmaktadır.

Eğer gerçekten ilgili şahıslar kınanacaksa, İslam’a hakaret etmeden kınanmalıdır. Bunların yaptığının hiçbir karesine İslam ahlakı müsaade etmez zaten.

Bu ve benzeri fertlerin hal ve hareketlerinin faturasını Cumhurbaşkanı Erdoğan ve hükümete yüklemek de başka bir aymazlıktır.

Eğer bunları R. Tayyip Erdoğan’ın eline verseniz, yüzlerine tükürür, birkaç da tokat atar ve derhal çevresinden uzaklaştırdığı gibi asla yüzlerine bakmaz.

Peki, şimdi bu işte R. Tayyip Erdoğan’ın ne günahı var? Hükümetin ne günahı var?

Cumhurbaşkanı yahut hükümet bunlara; “Hem Müslüman kisveli olun hem de toplumun kınayacağı hallere soyunun mu” dedi.

Suyun altındaki kuzuya, suyun başındaki kurdun; “suyumu bulandırma” dediği gibi esas sorumsuzların durumu ikinci sıraya düşmekte, hedefe devlet yönetimi konulmakta.

Ezcümle:

İnanın şu sözü yazmaya utanmaktayım. “İlla edep illa edep”. Bana kalırsa bu ifadeyi hiç kimse kullanmamalı. Kullananlar da önce kendine bakmalı. Kul aldatılır ama Allah asla!

Malum kimseler, Müslüman görünümlü olabilir ve Müslüman ailelere mensup olabilirler. Biz hesap sorucu değiliz.

Yalnız insaflı olalım ve bunların hallerini İslam’a yüklemeyelim. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ahmet

Evet, çocuk mevlidi yapan sonradan görmeler çocuğunun parmağına 5 taş elmas yüzük takan görgüsüzler, sizin dönemizin eseri değil mi sayın yobaz, millet kıt kanaat geçinmeye çalışırken senin siyasetçilerin milletten habersiz, ben sana olacakları söyleyim, çıktığınız lağım deliğine geri dönüyosunuz. Güle güle!
  • Yanıtla

Alper

Yapmayın hüseyin bey. Bütün bu fütursuzluk ve edepsizlik liyakatsızlığını sonucudur, siyasal islamcılığın sonucudur, islamın değil elbette. Siz de bunu kabul edin.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23