• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

Monark ve Mustafa Yazgan

07 Aralık 2021
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

Önce Allah rahmet eylesin. Ruhu için Fatiha okuduktan sonra söze girelim.

Yazıya nereden nasıl başlasam bilemiyorum. Paylaşacağım o kadar çok şey var ki, kimi ne kadar ilgilendirir, bugün için ne işe yarar, nasıl fayda sağlar bilemedim.

“Kitap” ve “okuma” denilince okuduğum ilk kitap, Mustafa ağabeyin “Monark” isimli 50 sayfalık eseriydi. Bir adada kutlu kitabın buyruğunda yaşayan bir ülkeyi anlatıyordu.

Bizim ve bizden önceki yerli-milli ruhlu nesil, bu kitabı mutlaka okumuştur. Bir de yine yazdığı “Bugün” gazetesini alırdık.

Kitabı okuyunca kendisine mektup yazmıştım. Yazdığım ilk mektup da onaydı. Mektubu kurşun kalemle yazmışım.

Posta adresi bugünkü gibi aklımda: Ballı Baba Sok. No…. Seyranbağları Ankara.

“Monark” ve “Bugün” ile Mustafa ağabey bizi bir hayli doyurmuştu. Yıllar sonra Milli Türk Talebe Birliğinde faaliyetlerde yer alınca ilk konferansı kendisine verdirmiştik.

O devrin ağabeyleri gerçekten de “çile” insanlarıydı. Günümüzdeki gibi yediğimiz önümüzde, yemediğimiz ardımızda değildi.

Mustafa ağabey Monark’ı sanırım 1967 yılında yazmış, 1971 yılında ancak bastırabilmişti. Neden? Çünkü parası yokmuş. Kimseden de maddi talepte bulunmamıştı.

Bir de o yıllarda maddi imkânı olan insan sayısı bir elin parmakları kadarmış. Aynı devirlerde rahmetli Osman Yüksel de üstad Necip Fazıl da aynı çileyi çekmekteydi.

Ankara’da bu tür hayır işlerine İstanbul’dan rahmetli Sabri Ülker yardım edermiş. Ankara Ülker Fabrikasından çeşitli dergilere ve kitap arkalarına reklam vermek suretiyle desteklermiş. Rabbim ona da rahmet eylesin. Çok hayırseverdi.

Mustafa ağabey ister MTTB, ister Akıncılar ister MSP gençlik kolları olsun, hangi faaliyete çağırsak koşa koşa gelir ve hiçbir beklentisi olmazdı.

Amentüsü sağlam insanlar böyle oluyorlar. Dünyayı arkalarına alıp, ahireti önceliyorlar. Ahireti önceleyince de dünyaya dair beklentileri olmuyor.

Şimdi artık çok şey değişti. Dünya öncelikli bir ahiret anlayışımız var. Şikâyet gibi olmasın ama Mustafa ağabey bu halimizi gördüğü için ikinci bir çile ve azap çekmekteydi.

Rahmetli Milli Cephe Hükümetlerinde görev almıştı. Sanayi Bakanlığında müşavir iken Tandoğan’dan Kızılay’a kadar yürür ve dinlerdik.

“Yorulmak yok” derdi. “Sizler bu dünyaya yorulmaya, oturmaya, yürümeye değil, davanız için koşmaya geldiniz. Vazifeniz koşmak” derdi.

Bu topraklar, bu vatan, bu bayrak, bu ezan, bu Kur’an sizlere emanet. Öyle veya böyle Haçlılar bu topraklardan, bu kahraman milletten öcünü almak için her yola başvurarak sizlerle her şekilde savaşacak” derdi.

Monark’ta da söylemişti bunları ve hakikaten, “Mutluluk Adası Monark’ı”, Haçlı zihniyetli işgalciler içten ve dıştan mahvetmişlerdi.

Ezcümle:

Bugün de değişen bir şey yok. Halen içeriden ve dışarıdan Haçlı zihniyet iş başında! 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

selma

Sayın Bakanımızla Beylikdüzünde bir vakfın toplantısında tanışmıştım.Çok beyfendi ve mütevâzi biri yeni görevinde başarılar dilerim,Allahc.c. yar ve yardıcısı olsun.Âmiin.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23