• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

Mezuniyetten Mesuliyete

17 Mayıs 2022
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

Yazının başlığı, Türkiye Diyanet Vakfı bursları kapsamında ülkemizde eğitim görüp mezun olan öğrencilerin, “Mezuniyetten Mesuliyete” temasıyla düzenlenen merasimin adı.

Mezuniyetten mesuliyete geçmek ve sahiplenmek, “Emaneti ehline teslim ediniz” ikazına uymanın diğer adıdır.

Türkiye Diyanet Vakfı’nın, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere eğitim ve öğretimle ilgili diğer kurum ve kuruluşların işbirliği ile bu yıl, 47 farklı ülkeden 975 öğrenci mezun olmuş.

Uluslararası İmam Hatip Lisesi, Uluslararası İlahiyat Lisans, Uluslararası İmam-Hatip Lisesi Mezun Destek, İlahiyat Akademi, Özel Destek Akademi ve Hafız Eğitim Programlarında öğrenim gören öğrencilerin her birisi, ülkemizin gönül elçisi olarak memleketlerinde hizmet edecekler.

Türkiye Diyanet Vakfı tarafından maddi-manevi imkânların sağlandığı öğrencilerin mezuniyeti münasebetiyle TDV Genel Müdürü İzani Turan şunları söylüyor:

“Ümmetin derdiyle dertlenen, kadim medeniyet mirasını idrak etmiş, özgüveni yüksek, alanında uzman, iyi bir insan ve Müslüman neslin yetişmesi için eğitim alanındaki gayretlerimizi sürdürüyoruz.

Kur’an kurslarından hafızlık eğitimine, İmam Hatip Lisesinden üniversiteye, yüksek lisanstan doktoraya kadar eğitimin her kademesinde gençlerimize sağlam bir eğitim programı uyguluyoruz.

Eğitimlerini Türkiye’de tamamlayan öğrencilerimiz, ülkemize ve kendi ülkelerine çok önemli katkılar sunmaktadır.

İnşallah eğitim programlarımızdan mezun olan öğrencilerimiz, vakfımızın sloganında olduğu gibi ‘Yeryüzüne İyilik Egemen Oluncaya Kadar’ iyilik elçileri olacaktır”.

İyilik elçisi olmak, iyilik tohumları saçmak, dünya ve ahiret dengemizin gereği, yaratılış sebeplerimizden biri değil midir?

Mezuniyetten Mesuliyette programında yabancı öğrencilerin sade ve akıcı bir Türkçe ile konuşmalarını dinlerken kendime sordum, şimdi de sizinle paylaşayım:

“Ülkemizde aslında böyle iyilik hikâyeleri öyle çok ki, neden onları çoğaltıp; duyurmuyor, paylaşmıyor ve iyiliğe teşvik etmiyoruz”?

Mesela sosyal medyada yayılan kötülükleri merak edip takip ettiğimiz kadar, merak etmenin ötesinde karşı cevap vererek yahut cevap verilmesini isteyerek yaydığımız, paylaştığımız ve hatta yorumladığımız kadar, iyilikleri çoğaltmış olsak ne kaybederiz?

Sosyal medyanın şeytanlaştığı ve şeytanı bile utandırdığı bir devirdeyiz. Söz de habercilik ve haber yaptığını iddia eden bir kısım televizyonların, sosyal medyadaki tüm çirkinlikleri haberleştirerek yayması, toplumsal olarak ciddi bir travmaya sebep olmaktadır.

Bu hakikati aklıselim sahibi her insan söylüyor ama nedense hiç fayda etmiyor. Garip bir nemelazımcılık sarmalında boğulduğumuzu görememek de başka bir acı.

Bu acıların dinmesi için iyilikleri çoğaltmak, iyilerden ve iyiliklerden yana olmak, hem kişinin kendi yaratılış gayesine hem içinde yaşadığı topluma karşı insani ve imani vazifesidir diye düşünüyorum.

Ezcümle:

İnsanın gücünün uzanmadığı yere duası uzanır. Sözünün uzanmadığı yere zannı ve niyeti uzanır. Yeter ki, biz iyilikten ve iyilerden olalım, bir şekilde iyilik kazanacaktır. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23