• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI
27 Eylül 2019

Kibir Cücesi Muhalefet

Bize kalan aziz borç, asırlık zamanlardan;

Tarihi temizlemek, sahte kahramanlardan… 

Necip Fazıl.

Siyasetteki kibir başka hususlardaki kibre asla benzemez.

Siyasetteki kibir; sahibini inkâra, şirke, ihanete, akla hayale gelmedik her türlü sözlü ve fiili kötülüğe sevk eder ve sonunda yaptıklarının faturasını muhalefet ettikleri değil, kendileri öder.

Tabi bu arada hiç zarar vermez değil. Kibrin, hasedin, şirk ve isyanın maddi-manevi bedelini, toplum ve devlet olarak biz de öderiz ama nihai noktada sahibini yer ve tarihin çöplüğüne atar, bugüne kadar da atmıştır.

Sağcısıyla, solcusuyla iktidara ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı binbir surat muhalefet, tam bir afet politikası içerisinde boğuştuğunu göremeyecek kadar gözleri dönmüş, devlete ve millete nasıl zarar verebileceklerinin kini peşindeler.

Gerçi bu sağcı-solcu tabiri de çok eskidi. Sağcılık ve solculuk kavramının geçmişte bir anlamı, manası vardı. Şimdi melezleşti ve birbirleriyle mayalanarak garip bir hal aldılar.

Yalnız iki ideolojinin de cılkı çıktı. Bakıyorsunuz sağcı geçinenler, düne kadar “kardeşim yahut ağabeyim” dedikleri Erdoğan’a karşı azılı düşman kesilmiş, insani ve İslami değerleri ayakları altına alarak, Erdoğan’a karşı Haçlılarla dahi ittifak edebilmekteler.

Solcuların ideolojisi değişmez. Milletimizin değerlerine küfrederek, kese ve midelerini garanti altında tutmaktır.

İktidarda kimin olup olmadığı solun her çeşidi için fark etmez, onların ideolojileri “kasa-kese ve mideden” ibarettir. Çünkü tek çeşit zenginlik kaynakları vardır. Devletin ve milletin değerlerine muhalefet etmek.

Siyasetin 50 yılını yakından takip ederim ve hemen bütün seçimlerle iktidar değişikliklerini gözlemleme imkânım olmuştur.

Bu döneme kadar sağcısıyla, solcusuyla böylesine basit, eğreti, özlerini ve sözlerini kibir, fitne ve fesada yükleyen siyasi figürler görmedim.

Özellikle 1965 ila 1990 arasındaki siyasi liderlerde “ortak bir devlet ve millet anlayışı” vardı ve bütün muhalefetlerine rağmen, millet-devlet menfaatinde bir ve beraber olurlardı.

1990 ila 2000 devresi ise vesayet rejimi ile derin devlet dedikleri mafyanın idaresine geçmişti. O tarihlerde bile iktidarla muhalefet arasında bir seviye vardı.

Şimdi ise TBMM’de olanıyla, olmayanıyla, kibirlerinden bastıkları yeri göremeyip, tüm mesailerini Erdoğan ile iktidar düşmanlığı üzerine boca eden “Batı planlı bir muhalefet ittifakıyla” karşı karşıyayız.

Kibirlerinden öyle sarhoş olmuşlar ki, iktidarın arkasındaki yüzde 53 toplumsal desteği dahi yok sayacak kadar gözleri dönmüş vaziyette.

Hele bir de R. Tayyip Erdoğan’ın yanında yoldaş gibi durmuş ama niyetleri ve amelleriyle farklı gayeler taşıyan tek kişilik kabare oyuncuları sahneye çıktı ki, Rabbim kibir yüklü şerlerinden devletimizi ve milletimizi korusun.

Ezcümle:

Sahte kahramanlar gibi eğreti yahut müstamel siyasetçilerin bu topraklardaki ömürleri, hep saman alevi gibi olmuştur. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

HARUN

kendi kendinize teselli vermeyin. mümin olun demiyorum müslüman olun diyorum onuda beceremiyorsunuz. LGBT yi destekleyen ensara arka çıkan ilk okul kitaplarında ateistlik olan hırsızlığa hırsızlara göz yuman devlet mallarının peşkeş çekilmesine göz yuman iktidara artık eleştiri getirin.baaşkasını suçlayacağınıza biz ne yaptıkta arkadaşların hepsi ayrıldı diye düşünün
  • Yanıtla

Göksen Merey

kişiye değil ideolojiye bağlılık sağlamak isteniyorsa ülkeyi yönetecek kişi parti yöneticis vs..ağzıyla kuş tutsada 10 seneden fazla görevde kalmayacak koltuğu devredecek taze kan gelecek başka yol yok. 10 yılı geçen herkes yozlaşıyor, ustalaşmıyor körleşiyor. Atatürk bile 16 yıl yönetiminin sonundaki yaptıklarıyla eleştir toplamıyor mu? Demirel Özal nasıl başladılar nasıl bitirdiler Erdoğanda aynı.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23