• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI
21 Şubat 2020

İstiklalimizi Birinci Meclis’in ruhuna borçluyuz

İki türlü mirasyedi vardır. Birincisi hiçbir emeği olmadığı için anasından babasından kalan malları har vurup harman savuranlar.

İkinci mirasyediler de üzerinde yaşadığı toprakların, vatanın, bayrağın, dinin, milletin ne demek olduğunu bilmeyen, hatta husumet besleyen, sadece yiyip içip eğlenen, vur patlasın çal oynasın, nereden gelirse gelsin; “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diye devletin kasasına, halkın cüzdanına saldırmak için fırsat kollayanlardır.

Türkiye’nin ana problemini ikinci mirasyediler teşkil etmektedir. Bunlar devlet-millet bütünlüğünden ürkerek ittifak eden güruhlardır.

Farklı farklı ideolojilere ve siyasi görüşlere sahip olup, ideolojileriyle siyahla beyaz gibi birbirlerine zıt düşseler de söz konusu çıkarları olunca sarmaş dolaş olabilmekteler. Geçelim.

Bugün ülkemizi iç ve dış tüm ihanetlere karşı koruyacak olan İstiklalimizin temelini atan Birinci Meclis’in ruhudur. 

TBMM yüzüncü yılı kutlamaya hazırlanırken bu meseleye ne kadar eğildi bilemiyoruz ama şu hatırlatmaları yapmak, insaflı-vicdanlı her vatandaşımız gibi benim de üzerime vazife.

Mesele daha iyi anlaşılsın diye Yahya Kemal’in, Milli Mücadele günlerinde yazdığı makalesinden bir alıntı sunmak isterim.

“Bir gün sulh olacağını düşünüyorum. O gün istiklal ordusunun askerlerine denilecek ki, ‘Haydi çocuklar evlerinize dönünüz! Kur’an’ın devletini kurtardınız! Allah, Peygamber, Osman Gazi, Fatih, Selim bütün büyük cedlerimiz sizden hoşnuddurlar’! İstiklal askerleri, Ankara’da anlı şanlı bir resm-i geçitten sonra dağılacak…

İzmir rıhtımından Sakarya siperlerine kadar adım adım dövüşen, Erzurum’dan Kars’a kadar Kazım Karabekir’de bu kara kışta yürüyen askere madalya az bir mükâfattır.

Çünkü bu son askeri, resmi bir seferberlik emri değil, doğrudan doğruya Allah’ın sadası silahaltına çağırdı. 

İstiklalimizi müdafaa etmek için dirilmiş cedlerimize benziyorlar, adları camilerimizin sütunlarına hakkedilmelidir”. (Eğil Dağlar)

Şimdi de Yakup Kadri’den…

“Esasen askerlikle dindarlık, Türk’e göre birbirinden ayrı şeyler değildir.

Türk ordusunun yegâne gayesi öteden beri İslamiyetin müdafaasıdır ve İslam’ın yegâne gayesi ise hak yolunda ebedi cihaddır.

Müezzin minareden ismi zülcelali tekrar ederken, asker cephede aynı mübarek kelimeyi haykırarak dövüşüyor ve bu itibarla ibadet bir nevi cihad ve cihad bir nevi ibadet halini alıyor”. (İkdam, 1.5.1922.)

Ezcümle:

Hamdolsun bu ifadeleri anlayan ve gereğini yerine getiren ve getirecek olan bir Cumhurbaşkanına, hükümete ve ittifaka sahibiz.

Şimdi bugüne dönelim ve ülkemizi içten-dıştan karıştırmak isteyen ve bu uğurda kimlerin, kimlerle ittifak ettiklerine bakalım. Bakmasını bilenler görenlerdir.

Dünyanın en stratejik coğrafyasında yer alan ve halkının çok büyük ekseriyeti Müslüman bir ülke olarak elbet hedef bir devlet ve milletiz.

Bu sebeple istiklal mücadelemiz içte-dışta aralıksız sürecektir. Umarız TBMM’nin yüzüncü yıl kutlamaları da bu minval üzeredir.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

ya fettah

HANGİ RUHTAN BAHSEDİYORSUNUZ HOCAM. İYİ Kİ BENDENİZ O ZAMANALARI YAŞAYANALRA YETİŞİP DOĞRULARI ONLARDAN DİNLEDİM. HEP KANDIRILDIK. Onların çoğu kaçak göçeklerdi, cepheye bile gitmediler. cephede kazandıklarımızı masada veren o ruh değilmiydi. lozanda 24 milyon metrekareyi 800 metreye düşürüp meydanlarda şehit vererek kaybetmediğiz yerleri, mekke medine kudüs yemenden fasa kadar yerleri masada düşmana teslim eden.?????****bütün mukaddesatı alt üst eden.KİMLERDİ ???? . istiklalimizi; HERŞEYDEN ÖNCE cephede düşmanla göğüs göğse çarpışıp memleketi düşmana çiğnetmeyen isimsiz kahramanlara muzafferiyet veren ALLAH a boRçluyuz. O Allah ki: içimizdeki sabiler masumlar duası kabul olanlar gelecekte iyi işler yapacaklar hürmetine en son noktada işgalcilerin kumandanı ingiliz komutanının maymununu kudurtup kendini ısırtıp yok etti. Telaşa kapılan düşman böylece darmadağın oldu. Firavunu karıncaya nemrutu sineğe öldürten ALLAH bu gavuruda maymuna geberttirdi. ne kadar şükretsek az. Bütün ümitlerin kesildiği yerde bir mucizeyle gökten meleklerini indirerek bizi kurtardığının tarihte çok örnekleri var. Yeterki layık olalım. istiklal harbinde çanakkalede kırımda en son kıbrısta bunun örnekleri çok. DENKTAŞ 1999 da bizzat bizim mecliste gökten meleklerin inerek Kıbrıs’ı kurtardığını anlattı. ( Bu maymun olayı birilerini muzaffer göstermek için gizleniyor. Dedem polatlıdan sakarya dumlupınar uşak izmir harekatına M. Kemal in yanında katılmış o anlatırdı. izmir e kadar hiç bir kurşun atmadan gittik demişti. yakın tarih iftira ve yalanlarla dolu olduğunu eski yaşlılardan çok dinledim. Ecevit te VAHDETTİN HAİN DEĞİL DİYEREK Yakın tarih bilgilerini alt üst etmişti.
  • Yanıtla

Okur

Çok ilginç ve komik..Sizinki kuantum fiziğine yeni baslamıs bir öğrencinin Ainstain i bilmemesi gbi bir şey..Yada bilerek dışlaması..Bu nefret neden.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı