--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Hacı Özbek Camii

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
2

Topraklarımızın vatan edilme tapularını gösteremez-bilemez-tanıyamaz ve anlatamazsak, önce kendimize yabancılaşır, sonra yabancıların eserlerini benimseriz.

İznik, kendi eserlerimize yabancılaştığımız ve sadece Bizans kalıntılarıyla tanıtılan bir şehrimiz maalesef.

Medeniyetimizin eserlerine sıradan yapılarmış gibi aldırış edilmemesi, tarih ve kültür varlıkları olarak öne çıkarılmaması, kendimize yabancılaşmanın alasıdır.

İşte o eserlerden birisi de pek bilinmeyen ilk Osmanlı eseri Hacı Özbek Camii’dir. Semavi Eyice’nin anlatımından özetleyelim:

“Şehrin Lefke Kapısı’na giden ana caddenin kenarında, Eşrefoğlu Rûmî Külliyesi’nin hizasındadır.

Üç satırlık kitabesine göre Hacı Özbek b. Mehmed tarafından 734 (1333-34) yılında inşa ettirilen yapı, kitabesi mevcut en eski Osmanlı eseri olma özelliğini taşımaktadır.

Ayrıca bütün mimari özellikleriyle Türk yapısı olduğunu açıkça belli eden Hacı Özbek Camii’nin aslında bir Bizans kilisesi olduğu yolundaki iddia, İznik Rumları tarafından uydurulmuş söylentiden ibarettir.

Fetihten iki üç yıl sonra yapılarak İznik’e Müslüman Türklüğün ilk damgasını vuran bu küçük eser, Kurtuluş Savaşı günlerinde Rumların Türk eserlerine karşı gösterdikleri inanılmaz tahrip hıncına uğramıştı.

1950’li yıllara gelinceye kadar her tarafı boş arazi olan İznik’te değer bilmez idarecilerin kurbanı olarak cadde genişletilmesi gerekçesiyle bazı kısımlarını kaybetmiştir.

Cami kare planlı, içten ölçüleri yaklaşık 7,50 m. kadar olan bir ibadethanedir. İlk yapıldığında yanları duvarlarla kapatılmış, iki mermer sütuna dayanan ve üç kemerle dışarıya açılan bir son cemaat yerine sahipti.

Sokak genişletme gerekçesiyle bu orijinal son cemaat yeri şuursuzca ortadan kaldırılmıştır. 1935’lerde henüz duran bu iki sütunlu son cemaat yeri ve üstü kısmen aynalı, kısmen beşik tonoz örtülü kâgir son cemaat yeri yıktırıldıktan sonra caminin başka bir cephesine uydurma bir son cemaat yeri inşa edilmiştir.

Hacı Özbek Camii’nin son cemaat yerine açılan ve yanda olan bir kapısı ile diğer iki cephesinde çifte penceresi vardır. Kapıya göre ana eksen üzerinde değil yan duvarda olan mihrap esas biçimini kaybetmiştir.

Üstü kiremit örtülü olan kubbe, dört penceresi olduğu anlaşılan yüksekçe bir kasnağa oturur. Yakın tarihlerdeki tamirde biri hariç bu pencereler kapatılmış ve izleri yok edilmiştir.

Oniki köşeli kasnağa harim mekânının karesinden geçiş “Türk baklavaları” denilen mimari unsurlarla sağlanmıştır.

Caminin revakı kaldırıldıktan sonra dış mimarisi eskisinden çok değişik bir görünüm almıştır. Giriş yeri değiştirilmiş ve orijinal giriş pencere haline dönüştürülmüştür. Kitabesi de yerinden sökülerek mihrabın sağındaki pencere içine konulmuştur.

Türk sanat tarihi bakımından öncü durumdaki bu mimari eserin, esas biçimine ve duvar tekniğine uygun şekilde restore edilmeyişinin yanında İznik kasabası içinde yapıya tarihi önemine uygun bir yer verilmeyişi de büyük kayıptır”. 

 

Yorumlar

(2)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

veli

22 Eylül 2021 19:40

Duyarlılığınızdan, dolayı ALLAH cc razı olsun, yetkili kişiler, duyarlı, insanlarımız, çok ,duymuşlardır, inşALLAH.

aşık hüso

22 Eylül 2021 18:32

özbek pilavı sever misin?

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle