• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

Dışta ve içte millet devlet haysiyetini korumak

18 Mayıs 2022
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

Cumhuriyet tarihi ve siyasi tarihi inceleyen dürüst insanlar görür ve bilirler ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan yönetimine kadar Batılılar karşısında hep ezilmişizdir.

Maddi-manevi her şeyini kaybetmiş, elinde avucunda ne varsa alınmış bir millet üzerinde; baskı, şiddet ve zorbalıkla iktidar olan CHP zihniyetinin, muktedir olamadıkları yılların iç ve dış ilişkilerine bir bakalım, millet ve devlet haysiyeti var mı?

Menderes ve Özal dönemlerinde hatırı sayılır iç ve dış millet devlet haysiyetimiz korunmuş olsa da bu sefer ardından gelen koalisyonlar döneminde yine eskiye dönülmüştür.

Bugün millet-devlet aidiyetinden yoksun siyasetçilerle bunların davulunu çalanlara çok eskiyi değil, 20 yıl öncesini hatırlatmak fayda vardır.

Sömürülen Afrika ülkelerinin bile seviyesine çıkamadığımız devirler yaşanmış, IMF denilen soygun çetesinin elinde inim inim inlediğimiz, 70 sentlere muhtaç olduğumuz, AB kapılarında para dilendiğimiz dönemler çok uzakta değil.

Bugün ise içte ve dışta diplomatik ve siyasi olarak verilen büyük mücadeleler neticesinde, millet-devlet haysiyetimiz şerefle korunmaktadır.

Dış politikada Türkiye olarak gücümüz her geçen gün haklı yerini almakta ve AB ülkelerinin buyruk imalarına bile dur denilmektedir.

Böyle bir Türkiye, yüzyıllık bir özlemdi. İki bin yıllık bir medeniyetin mensubu milletimiz, geçmişinden aldığı ilham ve yüklendiği dini-milli misyonuyla, asla hiçbir Salibin karşısında ezilemezdi.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu’nun dış politikadaki çıkışlarını ve başarılarını eleştirenlere bir bakın Allah aşkına!

İçlerinde memleket ve millet için saçının telinin kıpırdatan, alıp verdiği nefesin zerresini harcayan numunelik tek bir siyasetçi veya destekçisi var mı?

Dünyanın hiçbir ülkesinde ve hiçbir siyasi kuruluşunda, kendi devletinin ve milletinin iç ve dış menfaatleriyle çatışan siyasetçi bulamazsınız. Tek örneği bizde var.

Merhum Nuri Pakdil der ki:

“Tarihimizde son yüzyıl çok önemli bir kesittir. Çözülmeyen ipliğe, yeni yeni kördüğümler, hep bu son yüzyılda atılmıştır.

Batılılaşma adına yapılan bütün girişimler, dozunu gide gide artırarak bu dönemde olmuştur.

II. Abdülhamid’in 1876-1909 yılları arasında uyguladığı dış politikanın dünya barışı için önemi, yıllar geçtikçe, olaylar ortaya çıktıkça daha iyi anlaşılıyor.

Ortadoğu’yu otuz yıldan fazla bir süre, emperyalizme karşı koruyan II. Abdülhamid Han idi.

Ortadoğu halklarının, inançlarının çizdiği birlik içinde kalmalarını sağlayan bütün önlemlerini almıştı. Ondan sonraki yıllarda, Ortadoğu halklarının yurt düşmanı aydınları ‘bölücülük’ sarasına tutuldular”.

Ezcümle:

II. Abdülhamid düşmanlığı üzerinden Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a olan kinlerini kusanların derdi, sanırım daha net anlaşılmaktadır.

İç ve dış politikadaki başarının neticesi olarak; Avrupa Birliği, Rusya, Amerika, Akdeniz ve Ortadoğu’da dengeleri Türkiye’nin belirlemesi ve söz sahibi olması, siyasetteki şer cephesinin kıblesini değiştirtti.   

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

ADİL

KISKANÇLIKLAINDAN GEBERSİNLER BİZLER ABDULHAMİT HAN HZ.LERİNİ DE SAYIN DÜNYA LİDERİ CUMHURBAŞKANIMIZ RECEP TAYYİP ERDOĞANIDA SEVİYORUZ BU SEVGİMİZ DE DİMİZDEN VE VATANIMIZI SEVMEMİZDENDİR

alperen

Ne koruma ama.. 
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23