--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Dervişler ve Sufi Çevreler

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
15

Bu haftaki eserimiz, Prof. Dr. Haşim Şahin’e ait.

Alt başlığı, “Klasik Çağ Osmanlı Toplumunda Tasavvufi Şahsiyetler” isimli eser, Kitap Yayınevinden çıkmış.

İslam dini Mekke ve Medine merkezli olarak tüm dünya insanlığını kuşatmak üzere doğup yayılırken; “tanıtma, inanma, anlama-yaşama ve tebliğ” hareketi, Orta Asya’dan başlamıştır.

Sahabe döneminden sonra İslam’a öncülük eden, İslam’ı anlaşılır ve yaşanılır kılan İslam büyüklerine, âlimlerine baktığımızda pek çoğunun Türkler olduğu görülür.

Ahmet Yesevi Hz.leri bunların başında gelir. Anadolu’ya ve Balkanlar’a İslam’ın gelişi Yesevi Hz.leriyledir.

Elbet sadece Orta Asya’dan değil. Efendimiz ve dört halife döneminde de topraklarımızın önemli kısmı İslam ile tanışmış ve pek çok şehrin, beldenin fethi, İslam orduları tarafından gerçekleştirilmiştir.

İslam yaşanılarak tebliğ edilen bir dindir. Yaşanılınca, dinin kuralları amel haline getirilip tatbik edilince itikat doğar ve itikat imana dönüşür, iman ise amelle yaşar.

Anadolu ve Balkanlar’da İslam’ın yayılması ve yaşanılması; tekkeler, zaviyeler ve camiler ve medreselerde hem “elinin emeğini yiyen” hem inancının ibadetini yerine getiren dervişler ve talebelerince gerçekleşmiştir.

Dervişler ve Sufi çevreler, Selçuklulardan sonra daha çok Osmanlı devirlerinde neşvünema bulmuş ve mezralara-köylere kadar gelmişlerdir. 

Bu hususta önemli bir araştırmayı ve tarihi kaleme alan Haşim Şahin’e sözü verelim.

“Osmanlı Devleti söz konusu olduğunda Şeyh Edebali ve Osman Gazi’nin şahsında başlayan Sufi çevre -iktidar yahut diğer bir deyişle tekke -devlet ilişkileri, ilerleyen dönemlerde de etkin bir şekilde varlığını sürdürmüştür.

Konuya bu açıdan yaklaşıldığında, Orhan Gazi’nin Geyikli Baba ile Yıldırım Bayezid’in Emir Sultan ile II. Murad’ın Hacı Bayram-ı Veli ile Fatih Sultan Mehmed’in Akşemseddin ile Kanuni Sultan Süleyman’ın Yahya Efendi ile ve I. Ahmed’in Aziz Mahmud Hüdai ile ilişkileri Osmanlı tasavvuf tarihinde önemli bir yer teşkil eder”.

Kitap birbirine bağlı iki bölümden oluşmaktadır.

Birinci kısım, “Menâkıbnâmeler ve Vilayetnâmeler”.

İkinci kısım ise “Dervişler ve Sufi Çevreler” başlığını taşımaktadır.

Eserdeki makaleler, Osmanlı devrindeki ilk “Menâkıbnâme” yazarı olarak bilinen Yahşi Fakih’in hayatının ve eserinin anlatılmasıyla başlıyor.

Eskişehir bölgesindeki faaliyetleriyle tanınan Kalenderi Dervişi Şücaeddin Veli’nin hayatından bahseden “Vilayetnâme-i Şücaeddin eseri de tarihi kaynak olarak ele alınıyor.

“Dervişler ve Sufi Çevreler” bölümünde ise Osmanlı klasik dönemi olarak isimlendirilen 1300-1600 yılları arasında yaşamış bazı Sufilerin hayatlarından bahseden monografiler yer alıyor.

Ezcümle:

Bu toprakları sadece ama sadece “rızayı ilahi” için “Kelime-i Tevhid” sancağının dalgalanması için mayalayan İslam büyüklerimizi, türbelerinden yahut mezarlarından ibaret tanımak değil, esas bilgileriyle, yaşadıklarıyla ve anlattıklarıyla, hizmetleriyle tanımak gerek.

Eser hakkında: Kitap 

Yayınevi; 0212-294 65 55

 

Yorumlar

(15)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Sınırsız

26 Ağustos 2019 21:04

Yorumcu arkadaşlarla gurur duydum tasavvuf-tarikat denen sömürü sistemini birçok insan anlamış anlayanlara selam olsun

Sınırsız

26 Ağustos 2019 20:56

 İslam Tarihinde Hz Peygamber Efendimiz,4 Halife,Sahabe,Tabiin,Teba-i Tabiin ve Müctehid İmamlar Devrinin hangisinde Tarikatçılık,Cemaatçılık,Hizipçilik,Fırkacılık ve Gurupçuluk yapıldı. Tarikatler ve Cemaatler tarihini okumanızı tavsiye ederim Aynı Hristiyanların papazları gibi kapalı gelişmeye karşı tarikatler ne fayda verdi 1700 lü yılların ortalarında çeşitli tarikatlerden İstanbul da 800 tekke vardı bunlar ne gibi bir ilmi ve bilimsel bir gelişme göstermiş bir söyleyin beni soracak olursanız ben Hz Peygamber Efendimiz ve Sadece Kuran-ı Kerime tabi 5 vakit kılan bir müslümanım. Birşey daha soracağım ve söyleyeceğim Hz Peygamber Efendimizin de bahsettiği ilk üç altın nesil nasıldı senin o sufi dediklerin nasıldı ve Tarikatçılığın nasıl şirke bulaştığını bir anlatsanıza birde bu yorumu yayınlayın olur mu ipotek koymayın

Serkan aydin

26 Ağustos 2019 18:44

Yalniz burada onemli bir noktayi vurgulamakta fayda var..orta asyadan tarikatlar şeyhler zaviyeler vesilesi ile yayilan bu tasavvufi akim ,ne kadar kutsal kitabimiz kuranin icerigi muhteviyati ve paradigmasi ile bağdaşıyor??bu tasavvufi akim ile türklerin islami kabul etmeden önce benimsedigi saman/pagan inanci pantaist/panantaist ogretiler malesef islam inanci ile sentezlenmis hercumerc olmus ve sanki islamin bir parcasiymis gibi anadolu ve orta asyada genel kabul gormustur..ahmet yasevi ve ondan sonra selcuklu ve ozellikle osmanli doneminde etkili olan tasavvuf ekollerinden kalenderilik,melamilik,cavlaklik,bektasilik gbi icinde ezoterik mistik samanist ogretiler akideler bulunan sapkin öğrettiler ne kadar islamla kuranla bagdasir bunu bi arastirin lütfen..yine naksibandilik gbi icinde hinduist yada mecusi hulul inancindan izler emareler bulunan tasavvufi anlayisida arastirin..bu kadar masum degil hersey..anadolu hic bir zaman tam anlamiyla islamlasamadi..sadece yarim yamalak musluman oldu ama hic bir zaman tam anlamiyla islamlasamadi..

Mustafa

26 Ağustos 2019 17:58

Delil yerine atalarının uyduğu sisteme göre hayatlarını yönlendirenlere Kuran’ın aşağıdaki ayetlerini okumalarını öneriyoruz. (Ayrıca bakın 31 Lokman Suresi 21, 14 İbrahim Suresi 10, 11 Hud Suresi 62 ve 109, 5 Maide Suresi 104, 7 Araf Suresi 28) 21.Yoksa onlara bundan önce bir kitap verdik de ona mı yapışmaktadırlar? 22. Hayır dediler ki: “Biz atalarımızı bir ümmet üzerinde bulduk, onların eserlerini izleyerek doğruya varacağız.” 23. İşte böyle! Senden önce de bir memlekete elçi gönderdiğimizde, oranın servetle şımarmış elit tabakası mutlaka şöyle demişlerdir:“Biz atalarımızı bir ümmet üzerinde bulduk, onların eserlerine uyarak yol alacağız.” 24. O da “Ben size atalarınızı üzerinde bulduğunuz şeyden daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?” dedi. Onlarda “Doğrusu biz seninle gönderileni tanımıyoruz.” dediler. 43 Zuhruf Suresi 21,22,23,24 Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül, hepsi bundan sorumlu tutulacaktır. 17 İsra Suresi 36 Onlar sözü dinlerler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar Allah’ın doğruya ilettiği temiz akıl sahipleridir. 39 Zümer Suresi 18 Şüphesiz, yeryüzündeki hareket eden canlıların Allah katında en kötüsü aklını işletmeyen sağırlar ve dilsizlerdir. 8 Enfal Suresi 22 Allah pisliği akıllarını kullanmayanların üzerine yağdırır. 10 Yunus Suresi 100 Andolsun size hatırlatıcı bir kitap indirdik. Yine de aklınızı kullanmayacak mısınız? 21 Enbiya Suresi 10 O halde sen yüzünü bir Tek Tanrı’cı olarak dine: Allah’ın insanları yaratışındaki fıtrata (yaratılış özüne) çevir. Allah’ın yaratışında bir değişiklik yoktur. İşte dosdoğru din budur. Ancak insanların çoğu bilmiyorlar. 30 Rum Suresi 30 Biz bu kitabı sana, her şeyin ayrıntılı açıklayıcısı, bir doğruya iletici, bir rahmet, Müslümanlara bir müjde olarak indirdik.. 16 Nahl Suresi 89 Hüküm yalnız Allah’ındır. O kendisinden başkasına kulluk etmemenizi emretmiştir. Dosdoğru olan din işte budur. Ama insanların çoğu bilmiyorlar. 12 Yusuf Suresi 40 26. Kendi hükmünde hiç kimseyi ortak kılmaz. 27. Rabbinin kitabından sana vahyedileni oku. O’nun kelimelerini değiştirecek hiçbir kudret yoktur. 18 Kehf Suresi 26,27 Allah’a çağıran, yararlı işler yapan ve ben Müslümanlardanım diyen kimseden daha güzel söz söyleyen kim vardır? 41 Fussilet Suresi 33 Rabbinin sözü hem doğruluk, hem adalet bakımından tamamlanmıştır. O’nun sözlerini değiştirecek hiçbir kuvvet yoktur. 6 Enam Suresi 115 Allah size kitabı detaylandırılmış bir halde indirmişken Allah’ın dışında bir hakem mi arayayım? 6 Enam Suresi 114 Ey iman sahipleri; size açıklanınca hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Kuran indirilirken onları sorarsanız size açıklanır. Allah onları affetti. Allah Bağışlayandır, Merhametlidir. 5 Maide Suresi 101 Rabbin asla unutkan değildir. 19 Meryem Suresi 64 Kendilerine okunmakta olan Kitap’ı sana indirmemiz onlara yetmiyor mu? 29 Ankebut Suresi 51 Kitap’ ta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. 6 Enam Suresi 38 154. Size ne oluyor, nasıl hüküm veriyorsunuz? 155. Hiç mi hatırınıza getirmiyorsunuz? 156. Yoksa sizin apaçık olan bir deliliniz mi var? 157. Şayet doğru söylüyorsanız kitabınızı getirin. 37 Saffat Suresi 154-157 36. Neyiniz var? Nasıl hüküm veriyorsunuz? 37. Yoksa okuyup, ders almakta olduğunuz bir kitabınız mı var? 38 İçinde keyfinize uyanın sizin olduğu. 68 Kalem Suresi 36,37 Sen de aralarında, Allah’ ın indirdiğiyle hükmet. 5 Maide Suresi 49 O yalnızca bir öğüt ve Mübin(apaçık) bir Kuran’dır. 36 Yasin Suresi 69 De ki ” Ben sizi ancak vahiy ile uyarıyorum.” 21 Enbiya Suresi 45 Böylece biz seni, kendilerinden önce nice ümmetlerin gelip geçtiği bir ümmete sana vahyettiklerimizi okuman için gönderdik. 13 Rad Suresi 30 Bu Kuran, bana, sizi ve ulaştığı kimseleri uyarmam için vahyolundu. 6Enam Suresi 19 Onlara ayetlerimiz açık açık okununca, bizimle karşılaşmayı ummayanlar “Bize bundan başka bir Kuran getir veya bunu değiştir.” dediler. De ki “Onu kendiliğimden değiştirmem benim için söz konusu olamaz. Ben sadece vahyolunana uyuyorum.” 10 Yunus Suresi 15 Bu bir kitaptır ki, Rabbinin izniyle insanları karanlıklardan nura (aydınlığa), O övgüye layık, Aziz olanın yoluna çıkarman için sana indirdik. 14 İbrahim Suresi 1 Andolsun ki size beyyine (açıklayıcı, açık delil) ayetler, sizden önce gelip geçenlerden örnekler ve korunup, sakınanlar için de bir öğüt indirdik. 24 Nur Suresi 34 … Ta ki ölen beyyine (açık delil) üzerine ölsün, yaşayan da beyyine (açık delil) üzerine yaşasın. 8 Enfal Suresi 42 Bunları Kuran’da türlü türlü şekillerde (sarf) açıkladık ki öğüt alıp hatırlasınlar. Fakat bu sadece kaçışlarını artırıyor. 17 İsra Suresi 41 Andolsun bu Kuran’da her örnekten insanlar için türlü türlü açıklamalarda (sarrafna) bulunduk. İnsanların çoğu ise tanımamakta ayak diretmektedirler. 17 İsra Suresi 89 Bak iyice kavramaları için ayetleri nasıl türlü şekillerde açıklıyoruz(nusarriful). 6 Enam Suresi 65 Bilgiyle uzun uzadıya, etraflıca açıkladığımız (fassalna), inanan bir toplum için doğruya iletici ve rahmet olan bir kitabı onlara getirdik. 7 Araf Suresi 52 Bu bir kitaptır ki, Hakim ve Her şeyden Haberdar olan, ayetlerini hüküm ifade edici (muhkem) kılmış ve sonra detaylandırıp(fussilet) açıklamıştır. 11 Hud Suresi 1 Eğer yeryüzündeki ağaçlar kalem olsa ve deniz de arkasından yedi deniz daha katılarak kullanılsa; yine de Allah’ın kelimeleri tükenmez. Allah üstündür, bilgedir. 31 Lokman Suresi 27 32. Kafirler dediler ki “Kuran ona toptan, tek bir defada indirilseydi ya” Biz böyle yaptık ki, onunla senin kalbini dayanıklı kılalım. Biz onu parça parça düzenleyip okuduk. 33. Onların sana getirdikleri hiçbir örnek yoktur ki, biz sana gerçeği ve en güzel yorumu (ahsena tefsir) getirmiş olmayalım. 25 Furkan Suresi 32,33 1. Rahman 2. Kuran’ı öğretti 55 Rahman Suresi 1,2 17. Şüphesiz onu toplamak ve okutmak bize düşer. 18. O halde biz onu okuduğumuzda sen de onun okunuşunu izle. 19. Sonra onu açıklamak da bize düşer. 75 Kıyamet Suresi 17,18,19 Ey Rabbim! Benim toplumum bu Kuran’ ı devre dışı tuttular. 25 Furkan Suresi 30 Ve derler ki “Rabbimiz biz efendilerimize, büyüklerimize itaat ettik de böylece onlar bizi yoldan saptırdılar.” 33 Ahzab Suresi 67

Mustafa

26 Ağustos 2019 17:57

Hakikattan bahsedin. Mişki demişki bana kuranın geldiği yerden geldi Mişki. KURAN YETMİYOR MU HAKİKAT ONDA ARAPÇA ANLAMIYORSUN MEAL OKU ÜÇ BEŞ MEALİ İNDİR KIYASLA OKU HÂLÂ ANLAMIYORSAN SUC SENDE KURANDA DEĞİL. Kamer suresi 17_22_32_ve 40 Kamer suresi. 17 - Andolsun biz Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?

Mustafa

26 Ağustos 2019 17:50

Kuran hakikata cağırıyor tasavvuf cular yangel yat HAKİKAT HADÎD SÛRESİ لَقَدْ اَرْسَلْنَا رُسُلَنَا بِالْبَيِّنَاتِ وَاَنْزَلْنَا مَعَهُمُ الْكِتَابَ وَالْم۪يزَانَ لِيَقُومَ النَّاسُ بِالْقِسْطِۚ وَاَنْزَلْنَا الْحَد۪يدَ ف۪يهِ بَأْسٌ شَد۪يدٌ وَمَنَافِعُ لِلنَّاسِ وَلِيَعْلَمَ اللّٰهُ مَنْ يَنْصُرُهُ وَرُسُلَهُ بِالْغَيْبِۜ اِنَّ اللّٰهَ قَوِيٌّ عَز۪يزٌ۟ Andolsun ki resûllerimizi apaçık (delillerle) gönderdik. İnsanlar adaleti ayakta tutsunlar diye onlarla beraber Kitab’ı ve mizanı (adalet ölçüsünü) indirdik. (Ayrıca) kendisinde çetin bir güç ve insanlar için faydalar bulunan demiri indirdik. Ta ki Allah, kimlerin gaybta (onu görmedikleri hâlde) Allah’a ve resûllerine yardım edeceğini açığa çıkarıp ayırsın. Şüphesiz ki Allah, (güç ve kuvvet sahibi olan) Kaviy, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) Azîz’dir. (57/Hadîd, 25)

Mustafa

26 Ağustos 2019 17:12

HADİD Sûresi 25 - Andolsun biz peygamberlerimizi açık delillerle gönderdik ve insanların adaleti yerine getirmeleri için beraberlerinde kitabı ve ölçüyü indirdik. Biz demiri de indirdik ki onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır. Bu, Allah'ın dinine ve peygamberlerine görmeden yardım edenleri belirlemesi içindir. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, daima üstündür

Mustafa

26 Ağustos 2019 17:11

Bu ayeti neden anlayan bir şeyh Sufi tasavvuf ehli cıkmamış bir komutan cıkmamış. Ayet acık ve net sadece okumayanlar anlamaz. OKUYANLARIN anlayacağı ayet... HADİD SÛRESİ 25.. Sen yapamazsın, sen anlamazsın, okuma sen ne anlarsın biz anladık diye diye Beceriksiz bir nesil yetiştirin, sonrada bu nesil kime benzedi biz böyle değildik diyerek geçmişimizle övünelim. Allah aşkına HADİD SÛRESİ 25 şi anlamayan geçmişimiz le de övünmeyelim yeni nesli topyekün çöpe atmayalım. Kitabını sindire sindire okuyan nesil hadid Sûresi 25 ten yer ekimi kanu nu tersine cevirecek bilime ilime ulaşır. Krallık lar devletler yıkacak bir ayet benim kitabımda atam uyumuş bari yeni nesil uyansın kitabınızı Kuran'ı okuyun 1400 yıl önce gelmiş .......... HADİD SÛRESİ. 25 - Andolsun biz peygamberlerimizi açık delillerle gönderdik ve insanların adaleti yerine getirmeleri için beraberlerinde kitabı ve ölçüyü indirdik. Biz demiri de indirdik ki onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır. Bu, Allah'ın dinine ve peygamberlerine görmeden yardım edenleri belirlemesi içindir. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, daima üstündür

Mustafa

26 Ağustos 2019 17:03

Hâlâ mı tasavvuf derviş sofi. Sen yapamazsın, sen anlamazsın, okuma sen ne anlarsın biz anladık diye diye Beceriksiz bir nesil yetiştirin, sonrada bu nesil kime benzedi biz böyle değildik diyerek geçmişimizle övünelim. Allah aşkına HADİD SÛRESİ 25 şi anlamayan geçmişimiz le de övünmeyelim yeni nesli topyekün çöpe atmayalım. Kitabını sindire sindire okuyan nesil hadid Sûresi 25 ten yer ekimi kanu nu tersine cevirecek bilime ilime ulaşır. Krallık lar devletler yıkacak bir ayet benim kitabımda atam uyumuş bari yeni nesil uyansın kitabınızı Kuran'ı okuyun 1400 yıl önce gelmiş .......... HADİD SÛRESİ. 25 - Andolsun biz peygamberlerimizi açık delillerle gönderdik ve insanların adaleti yerine getirmeleri için beraberlerinde kitabı ve ölçüyü indirdik. Biz demiri de indirdik ki onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır. Bu, Allah'ın dinine ve peygamberlerine görmeden yardım edenleri belirlemesi içindir. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, daima üstündür

Hasan

26 Ağustos 2019 15:35

Dün kahvaltılık almaya cıktım sokak kedi köpek pisliği den gecilmiyor. ALMANYA HAYVAN BESLEYENDEN VERGİ ALIYOR, TÜRKİYE NEDEN VERGİ ALMIYOR. kediler kum veya toprak bulamamışlar köpekler gibi ortalığa yapmışlar.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle