--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Cumhuriyetin İlk Yıllarından Manzaralar

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
10

Cumhuriyetin kuruluşunu ve öncesini en iyi anlatan isimlerden birisi Yakup Kadri’dir. Cüzdanıyla vicdanı arasındaki terazinin vicdan kısmı ağır basar.

Yakup Kadri’nin “Ankara” romanından, Cumhuriyetin kuruluş öncesi ve hemen sonrasına dair roman kahramanlarının dilinden bazı pasajlar aktarmak istiyorum.

……………….

- “Ben ilk sedyelerin hastaneye nasıl geldiklerini gördüm. Hiçbirinde ne bir pişmanlık ne bir azap ne de bir korku emaresi vardı.

Hepsinin yüzünde okunan şey, yalnız metanetti ‘Hanım abla şu yarayı sar da cepheye dönüvereyim’ diyorlardı. Bu ses kulağımdan hiç gitmiyor”.

Avrupa destekli işgallerden kurtulduktan sonra Ankara’dan başka bir sahne:

- “Bir Avrupalı gibi giyinip süslenmek, bir Avrupalı gibi dans etmek, bir Avrupalı gibi yaşayıp eğlenmek ve hele bu iddiada Avrupalılar arasında muvaffak olmak bunlara büyük bir zafer kadar ehemmiyetli görünüyordu”.

……………….

Cumhuriyetin beşinci yılında, iğneden ipliğe her şeye muhtaç Türkiye’de, Ankara Palas’tan bir yılbaşı kutlama anlatımı!

- “Bu kış, Noel ve yılbaşı balolarına, Ankara’da her seneden daha zevkli bir hazırlanış vardı. Eğlenceler henüz açılmış olan Ankara Palas’ın büyük hall ve salonlarında yapılacaktı.

Onun için birçok ailelerin daha iki ay evvelinden İstanbul terzilerine taşındıkları görülmeye başlandı. En son Paris modelleri Ankaralı hanımlar tarafından kapışılıyordu.

Beyler, fraklarını ya daralmış ya eskimiş bularak, yeniden gece esvapları ısmarlıyorlardı. İlk yıllar, bir kuyruklu ceketle bir silindir şapkayı kâfi sananlar, şimdi, klak ve makferlan peşinde koşuyorlardı.

Yazık ki, bunların bir kısmının stokları tükenmiş olduğu için bulmak kabil olmuyor ve Beyoğlu’nun belli başlı mağazaları vasıtasıyla Avrupa’ya ısmarlamak lazım geliyordu.

Saat ondan itibaren Ankara Palas’ın önü helecanlı bir canlılıkla harekete gelmeye başladı. Bunları seyre dalan yerliden ve köylüden mürekkep sokak kalabalığı için içeride olanlar burada bitiyordu”.

……………..

İçeride yılbaşı kutlanırken, dışarıda bekleyenler arasında yorganına sarılmış bir vatandaşımız vardır ve şunları söyler:

“Sekiz saatlik yoldan gelirim. Handa yer vermediler. Kahveye gireyim dedim, sokmadılar. Dolaşırken karşıdan buranın ışıklarını gördüm. Bir de baktım ahali toplanmış. Belki bizim köylülerden birine rastlarım diye geldim”.

……………….

Ankara Palas’ın 700 metre ötesindeki mahallesinden bir manzara.

“Mahallede henüz hiçbir evin ne elektriği ne suyu vardı. Elektrik çok pahalıya mal oluyor, yaşanılmaz bir lüks telakki ediliyordu. Suya gelince, onun tesisatı henüz bitmemişti. Zavallı Ankara halkı, muhasaraya uğramış bir şehirde gibi yarı ıslak çeşme ve kuyuların başında birbirleriyle kavga ediyordu”.

Bir de aynı seneler içerisinde Yenişehir’de kurulan evlerden söz edip, yazıyı hitama erdirelim. 

“Yenişehir’de bütün evler, sanki bir benlik ve benlikçilik kalesi gibidir. Etrafı bahçe duvarlarıyla çevrilmiş ve birbirinden en az kırk elli metre uzakta duran bu evler, dışarıdan bakan herhangi bir müşahit gözüne her şeyden evvel birer egoizm yuvası şeklinde görülür”.

Gerisini merak edenler için “Ankara” ve “Yaban” romanını tavsiye edelim.

 

Yorumlar

(10)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

ERHAN

31 Ekim 2019 18:18

Osmanlı’da halk perişanken saray bir yana paşaların ve memurların yaşamları nasıldı acaba? 

Ali rıza

31 Ekim 2019 15:37

Dolambaçlı yazmaya gerek yok ,dilinizin altındaki baklayı çıkarmanızada gerek yok , köşenizi boş bıraksanızda fikrinizin ne olduğu geçmişten belli , amma velakin bu asil millet hiç bir zaman atasına ona cumhuriyeti hediye eden atatürke sevgisini esirğemiyecek bu böyle biline

Mehmet ay

31 Ekim 2019 15:25

Sayin yazar, öve öve bitiremediginiz osmanli, ankara da ki insanlara ne birakmisti da türkiye Cumhuriyeti ellerinden Aldi. Osmanlinin cöktügünde insanlar zaten yoksulluktan ve sefillikten ölüyorlardi. Yazinda zaten bunlari itiraf ediyorsun. O fakirlik ve yoksullugu yeni turkiye Cumhuriyetine bulma, o insanlari oraya getiren osmanlida sucu ara. Ayip cok ayip........

Recep Bilir

31 Ekim 2019 13:55

2016 dan sonraki manzara kanun hükmünde kararname ile yargısız İhraç....

CEVDETT

31 Ekim 2019 12:01

FALİH RIFKI ATAY'IN ÇANKAYA ROMANI DA TAVSİYE OLUNUR. İSTENEN, AVRUPA DEVLETLERİ GİBİ MADDİ OLARAK KALKINMIŞ AMA MANEVİYATI OLMAYAN BİR DEVLETTİ. ANCAK NE MADDİ OLARAK AVRUPA GİBİ OLABİLDİK NE DE MANEVİYATIMIZI TAM KAVRAYABİLDİK.

mutmaine

31 Ekim 2019 11:59

Yorumcunun biri cehennemden bahsetmiş.....yani bu kadar olur, misyon vizyonmuş! Özellikle yorum yazmak için siteye geldiği belli.....ne yazsak anlamaz, zaten doğruları yazsakta cezası var.....

Deniz

31 Ekim 2019 09:02

Cumhuriyetin ilk dönemi, milleti züppeleşme ve züppeleştirtekle geçmiştir. Kuyruklu ceket giymenin adı devrimmiş. Helada yapılan her şeyi bize yenilik, kurtuluş gibi tanıtmak enayi yerine koymaktır. Zibidiliklerin hepsinin kökü kazınmadan bu millet iflah olmaz. Devrim sadece ilim, fen ve teknikte olur. O da bizde olmamış. Fakir ve aç millete balo, dans öğret, akıl işi değil. Söm<rücülerin işi bu. Fransa Afrika'daki 36 ülkeyi sömürüp dans edebilir. Bizdekiler fakir, perişan halkı sömürüp dans ederler. Zulüm devri kahrolsun.

Mustafa

31 Ekim 2019 07:44

İman ettiğini zannedenler hiç düşündünüzmü bu ayetin mealini. Kendinizi ve Neslinizi yakıtı insanlardan ve taşlardan olan ateşten koruyun.... Kendinizi ateşe atacak cehenneme taşıyacak servet bırakarak cezasını siz sefasını nesliniz..!!! Mekkeli müşrikler de gelirleri rantları kesilecek diye Muhammed sav getirdiğine iman etmedi, onlarda allaha amel ediyordular. Bu amel mekkeli müşrikleri müşriklikten kurtaramadı. Ayet net acıklıyor Zümer suresi 3 - İyi bil ki, halis din ancak Allah'ındır. O'ndan başka birtakım dostlar tutanlar da şöyle demektedirler: "Biz onlara sadece bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz." Şüphe yok ki Allah, onların aralarında ihtilaf edip durdukları şeyde hükmünü verecektir. Herhalde yalancı ve nankör olan kimseyi Allah doğru yola çıkarmaz. İBADET İMAN DEĞİLDİR AMEL DİR İMAN ARACILARI ORTADAN KALDIRMAK ŞERK SİZ ŞİRK SİZ TAGUTU RED İLE VE AMELLE CİLALAMAK LA OLUR.

Ahmet

31 Ekim 2019 06:34

Cumhuriyet yeni devletin vizyonu ve misyonudur, kavrayamadığın aşikar, İngiltere ABD Almanya Fransa niye tüm dünyaya araba uçak jet kısaca teknoloji üretip satıyor, bi habersin, senin gibi yobaz münafıklar bu ülkenin en büyük engelleri dır, torunlarınız sizden tiksinecek, kimseden hayırdua beklemeyin, cehenneme sırtlandığınız odun yüküyle gidiyorsunuz, Allah YARDIMCINIZ olsun

Okur

31 Ekim 2019 02:20

Güzel gunlermisOkur

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle