• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

Bu topraklar amentü topraklarıdır

07 Temmuz 2022
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

Kurban bayramı yaklaşırken, başta “altılı masa” diye isimlendirilen ve siyasetten öte fesat-fitne üretim fabrikası gibi çalışan ve bunlara uyduluk vazifesi gören medyanın her türlüsünden, milletin huzurunu kaçıracak akla ziyan komplolar imal edilmektedir.

Altılı masa ve yedincisini teşkil eden kimselerin kabullenemedikleri hakikat şudur:

Bu topraklar amentü topraklarıdır ve amentü inancıyla vatan edilmiştir. Dini İslam, Kelime-i Şehadeti getirecek tek kişi kalıncaya kadar bu topraklarda yaşayacaktır.

İslam vatanımıza ve milletimize emanet edilmiştir ve kutlu emanet, kıyamete kadar sahiplenilecektir. Bugüne kadar karşı duranlar hep kaybetmiştir. 

Hamdolsun amentü sahibi bir millete, Cumhurbaşkanına ve hükümete sahibiz. Bu halimiz, elbet Haçlı dünyayı, Selçuklular ve Osmanlılardan bu yana çileden çıkarmakta ve onlara sığınanları da çıkarmaktadır.

Binlerce defa söyleriz ki:

Bu topraklarda Kur’an ve ezanlar okundukça, camilerde-evlerde secde edildikçe, Haçlı Batı ve sevenlerinin düşmanlığı dinmeyecek ve vazgeçmeyeceklerdir.

Haçlı Batı ve yanında yer alanların özlediği Türkiye şudur:

Dinin yokluğu, aklın bilimin tanrılaştırılması, kesin bilgi kaynağının akıl ve deney olduğu, toplumun akıl ve bilime göre şekillendirilerek dinsizlik üzerine dizaynıdır.

Bu görüşlerin temelinde elbet İslam’ın dışlanması vardır. Biliyorlar ki, Türkiye’de din dışlanmadan, halk dinden soğutulmadan asla bu topraklara başka inançlar sahip olamaz.

Tanzimat’tan son yirmi yıla kadar bu denemeler yapılmış ama sonuçta yapanlar değil, halkımız kazanmıştır.

Malum zihniyet hâlâ aynı ideolojisini sürdürmektedir ve pes etmeyecektir. Çünkü varlıklarını ideolojilerine borçludurlar.

Bu güruha göre Türkiye’de halk yöneticileri seçemez. Ülkeyi sadece bunlar yönetebilir. Nitekim siyasi geçmişlerini araştıranlar böyle olduğunu görebilirler.

Siyasi ideolojilerinin gereği halk iyiyi kötüden ayırma yetisine sahip değildir. TBMM zabıtları ve yakın tarih bu gerçeklerle doludur.

Türkiye’miz tarihinde olmadığı kadar güçlü ve teşkilatlanmış bir ülkedir. Batının karşısında korkmuş kedi yavrusu gibi sinilen devirler bitmiştir.

Millet iradesini, milli iradeye dönüştürerek, tüm dünya karşısında milletiyle, devletiyle dimdik duran bir lider ve Türkiye vardır.

Bu bir hamaset değil, hakikattir. Gerçeği anlamak ve idrak edebilmek için öncelikle topraklarımızın amentü toprağı, vatanımızın amentü vatanı, milletimizin amentü milleti olduğuna inanmak ve sahiplenmek yeterlidir.

Bizim kalkınmamız, güçlenmemiz, milletimizin dini-milli değer yargılarına sahip çıkarak gerçekleşir. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın liderliğinde böyle olduğu meydandadır.

Kalkınmamız ve güçlenebilmemiz için dini-milli değer yargılarımızla bir ve bütün olabilen düşünceye ihtiyaç vardır ve bugün bu düşünce iş başındadır.

Ezcümle:

Millet olarak kimliğimiz bellidir. Biz Müslüman bir toplumuz. Haliyle millet devlet bütünlüğümüz bu çerçevede harmanlanmaktadır. 

Yaklaşık seksen yılımız, bizi biz yapan değerlere karşı duran zihniyetle mücadele içerisinde geçmiş ve milletimiz kendine ancak kendisine gelebilmiştir.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

@@@

Suudi topraklarıda amentu toprakları ama alikıran başkesenler hüküm sürüp halkına etmediği vicdansızlığı bırakmıyor. Mesele toprakta değil mesele o topraklarda yaşayan kuzular çobanlar ve çoban kangallarında.

Sabir

Sen bana sabir ver allahim 
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23