Bir Anadolu ve Ortadoğu Seyahati

09 Eylül 2019 Pazartesi

Bu haftaki kitabımız, İşaret Yayınları arasında çıkan ve Ömer Hakan Özalp’in hazırladığı, “Bir Anadolu ve Ortadoğu Seyahati” isimli eser.

İstanbul’dan Bağdat’a mektuplarla anlatılan seyahatin tarihi 1892. II. Abdülhamid Han’ın görevlendirdiği bir seyyah tarafından kaleme alınmış.

1892 yılının İstanbul’undan başlayıp, Bağdat’a kadar Anadolu’nun belli şehirlerini merak edenlerin hayretle okuyacağı bir eser.

Eseri günümüz Türkçesine çeviren Ömer Hakan Özalp, kitabın takdim kısmında şunları söylüyor:

“Şehir ve ülkelerin garip bir yönleri vardır. Bağrında gizlediği güzellikleri, kendisini diğerlerinden farklı kılan değerlerini, zenginliklerini, gizemlerini -derya içerisindeki mahilerin deryadan habersizlikleri misali- sakinlerinden ve yerlilerinden asırlar boyu gizler de gün gelir, öylesine bir uğrayıp geçen bir yabancıya hiç çekinmeksizin açıverir.

Nereye nasıl bakması gerektiğini bilen uzman bir göz, bir araştırmacı, sıla özlemiyle duyguları hassaslaşmış bir seyyah, hatta gözlem gücü yüksek sıradan bir yolcu, içinden transit geçtiği, şöyle bir uğradığı mekânların sakladığı hazineleri şıp diye çıkarıp seriverir ortaya.

Hele bu mekân; üzerinde birçok medeniyetlerin doğup battığı bir kültür, folklor ve kavimler mozaiği durumundaki –yüz yirmi beş yıl öncesinin- Anadolu ve Ortadoğu’su olursa ortaya neler çıkabileceğini bir düşünün.

…………………

Şimdi de sözü kitabın meçhul yazarına verelim:

“Dünyada seyahatten daha hoş, daha faydalı bir şey düşünülemez. Özellikle kıştan başka bir mevsime rastlarsa zevkine sınır olmaz.

İnsan, yolculuk sırasında Allah Teala’nın kudretinin apaçık eserleri olan tablo ve güzellikleri seyrederek keyif alır; bilmediği yerleri, görmediği toplumları görüp öğrenir, ahlak ve geleneklerini inceler.

Araştırmalarının bir kısmından ibret alır, bir kısmından da yararlanır; bununla birlikte bu yararlanma kendisiyle sınırlı kalmayıp, buna bilahare hemcinslerini de ortak eder.

İnsanlık dünyasının tamamen meçhulü olan büyük ülkeler, önemli bölgeler, seyahat sayesinde keşif olunmamış mıdır? Ticaret, tarım ve sanayideki gelişim yine seyahat sayesinde gerçekleşmemiş midir”?

………………..

Meçhul seyyahımızın mektuplarından anlaşıldığına göre seyahat sebebi tamamen yerli ve milli bir gaye taşımaktadır.

Ne yazık ki Evliya Çelebimiz dışında, ülkemizi yerli ve milli bir zihniyetle yazmış, gözlemiş, araştırmış ve tarihe kaydetmiş nadir seyyahlara sahibiz.

Dünyanın göz bebeği ve dünyadaki hemen bütün seyyahların uğradığı İstanbul’un ve Anadolu’nun gizemlerini maalesef yabancı seyyahlardan öğreniyoruz.

Kendi halinde bir seyyah olarak bendeniz de maalesef İstanbul’u ve Anadolu’yu şimdiye kadar hep yabancılardan okudum.

İlk defa bu kitapta yerli ve milli amaçla memleketimizi gezerek, devletin arşivlerine gözlemlerini aktarmış bir seyyaha denk geldim.

1892 yılının şartlarına göre gezdiklerini, gördüklerini ve düşüncelerini günü gününe kaydederek, mektupla İstanbul’a göndermiş. İlginç bir kitap!

……………….

Eser hakkında: İşaret Yayınları; 

0212-519 17 28

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Mustafa Mustafa 6 gün önce
    Recep Tayyip Erdoğan iki kez dile getirdi. Meshepleri mizi tarikatlarımızı bir kenara bırakalım KURAN GERCEĞİ KURAN CATISI altında tevhîdi bir birliktelik meshebsiz tarikat sız muhkem ayetler ışığında birliktelik.

Günün Özeti