• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

Bereketli Toprakların Bereketine Sahip Çıkmak

17 Eylül 2021


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

Dünyanın en bereketli coğrafyasının, topraklarının sahibiyiz.

Bizden önce ne kadar uygarlık gelip geçmişse hepsi de toprağa ve tarıma dayalı olarak hayatlarını sürdürmüşlerdir.

Sanayi toplumu da olsak, teknolojinin zirvesine de çıksak toprak olmadan, toprağı işlemeden, sahip çıkmadan, bereketini muhafaza etmeden ne bugünümüze ne geleceğimize; “güven, istikrar, refah” sağlamamız mümkün değildir.

Biz diğer milletlere göre toprağa başka bir önem veririz. Gelişimizin başlangıcının ve dönüşümüzün sonunun toprakla hemhal olacağını bilir ve toprağa ayrı bir kıymet atfederiz.

Bereket topraklarımızla bir tutulur. Helal kazanç toprakla eş tutulur. Çünkü toprak temizdir ve kirlenmedikçe, kirletilmedikçe, bağrına ne bırakılırsa bırakılsın sahiplenir.

Toprağımızı ve ülkemizi tanımak için sadece yediklerimize, içtiklerimize, giydiklerimize bakmak yeterli olur.

Tahıl ürünleri başta olmak üzere bütün sebze ve meyveler, mevsimine göre adeta yurdumuzu gezercesine her şehrimizi, ilçemizi, köyümüzü dolaşır.

Adana’da yetişen karpuz, Trakya bölgesine gelirken, Trakya bölgesindeki kavun ve karpuz tarlalarında daha çapa yapılmaktadır. Bölgeler birbirlerini besler durur.

Manisa’da üzümler olup, bölge bölge manav ve marketlere ulaşırken, Orta Anadolu’da daha koruklar bile belli olmamıştır.

Böyle bir toprak yapısına dünyada rastlamak zordur. Bu sebepledir ki, Anadolu’ya “Ön Asya” veya “Küçük Asya” denilmiştir.

Henüz yeraltı ve yerüstü zenginliklerimizi saymıyoruz. Topraklarımızın zenginliği ve bereketi açısından onlar daha başkadır.

Şimdi gelelim madalyonun diğer yüzüne.

Bolluk ve bereket ayındayız. Gelin görün ki, ne bereketten ne bolluktan yararlanamıyoruz. Üretici ile tüketici (tüketici kelimesini sevmiyorum) arasındaki aracılar yüzünden meyve ve sebzeler tarlalarda kalıyor veya çöpe gidiyor.

Üreticiden pazara ürünlerin ulaşmasında garip bir mafya örgütü var gibi. Yıllardır bu mesele çözülemedi gitti. “Dediğimiz dedik öttürdüğümüz düdük” diyen bir taife var gibi.

Bunların denetlenmesi veya belli bir düzene sokulması mümkün değil midir bilemem ama bildiğim şu ki, güzel vatanımın bereketli topraklarında yetişen ürünler, üreticiden mutfaklara hak ettiği ücretle gelmiyor.

Önceki gün Bursa’dan İzmir’e kadar yeni yapılan yoldan gittim. Yollarımız başlı başına zaten bir kalkınma ve gelişme örneği. “İşte devlet budur” diyorsunuz.

Kimse gitmez, gelmez denilen yoldaki trafik yoğunluğu dikkat çekiciydi. Daha da dikkat çekici tarafı, yaklaşık 320 km’lik yol boyunca sağlı sollu bütün araziler ekiliydi ve hasat yapılmaktaydı.

Aynı tarlalarda “zeytin, mısır, üzüm, kavun, şeftali” vardı. Böyle bir zenginlik dünyanın başka bir ülkesinde zor bulunur.

Ezcümle:

Sadece bu güzergâh değil, her bölgemizde mevsimine göre pek çok ürün yetişmektedir. Yalnız gelin görün ki, üretici ile tüketici arasındaki işleyiş bir türlü düzelmiyor.

Devlet-millet bütünlüğü adına bu işe bir çözüm bulunsun artık. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

bu topraklarda iyi rantçı yetişir.
  • Yanıtla

doğru

Ne güzel yazı ALLAH cc. razı olsun, Bakanlık, müdürler, bir iş yapsın, sorunlara çare üretti, alternatif çözümler bulsun diye var. Her şeyReisten bekleniyor.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23