• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

28 Şubat ihanetçileri ve ihanete uğrayanlar

28 Şubat 2019


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

Bilgelerimiz; “Ne oldum değil, ne olacağım diyeceksin” derler. Bu söz kişinin insanlık tapusudur.

28 Şubat’ta devlete ve millete ihanet edenlerle, destekleyenler için biçilmiş bir kaftan.

28 Şubat faciasının üzerinden 22 sene geçti. Şimdi şöyle dönüp geriye bakalım.

Önceki gün gazetede Hasan Aksay, Ali Karahasanoğlu ve Mustafa Bey ile 28 Şubatçıların ihanetleri ve şimdi ne halde oldukları üzerine konuşuyorduk.

………………..

28 Şubatçıların kul hakkı ve ahiret günü gibi bir inançları var mıdır bilemem. Varsa onlarınki onlara, benimki bana kalsın.

Ölenler varsa haklarında iyi şeyler söylemek gerek. “Toprakları bol olsun”. Eğer inanıyorlarsa amelleri üzerine haşrolsunlar.

Yaşayanlar da üzerlerindeki kul hakları ve yaptıklarıyla yaşamlarını sürdürsünler.

 28 Şubatçıların hayatlarını kararttıklarını zannettikleri insanlarımız şimdi TBMM ve devlet yönetiminin çeşitli kademeleriyle birlikte, üniversitelerde rektör, dekan, öğretim üyesi.

Peki, 28 Şubatçılar nerede?

Bu arada “Her şerde bir hayır vardır” ilkesinin tezahürünü yaşıyoruz ama şerden hayırla çıkanlar da nereden gelip nereye gittiklerini unutmamalılar!

……………….

Mesela bir başbakan vardı, Müslüman halkımıza “yarasa” demiş ve “siyasi hayatıma mal olsa da” diyerek 28 Şubatçılara destek çıkmıştı. Hakikaten hayatına mal oldu.

Sahi “Topyekûn Savaş” manşetlerini atan gazeteler, televizyonlar ve gözlerini pörtleterek milleti tehdit eden “cüzdancı-kursakçı-kundakçı yazan, konuşanların, hangisinin toplumumuzun ekseriyetinde haysiyetleri var?

……………..

Gazetedeki sohbetimiz bu hususlar üzerine sürerken, milletimizin hafızasından silinmeyen bir sahneyi daha hatırladık.

Hani şu 1995 yılında Sivas Hemşirelik Meslek Yüksek Okulu mezuniyet merasiminde, okulunu birincilikle bitiren Ayşe Koçak kızımızın törendeki konuşmasını engelleyip, sahneden indiren S.G. adlı öğrencinin görüntüleri ve fotoğrafları vardı ya. İnsan olan herkesin yüreğini acıtmıştı ve hâlâ unutulmadı, unutulmaz da.

Konuşmamızda bu olay da gündeme gelince, “Acaba daha sonra neler oldu” diye Mustafa Bey gazetenin arşivinden konuyla ilgili haberi getirtti.

18 Kasım 1996 Pazartesi günkü Akit’in birinci sayfasının manşeti şöyle: “Yazıklar Olsun”. Başlığın solunda o fotoğraf, sağında mağdur Ayşe Koçak kızımızın resmiyle S.G’in fotoğrafı yer almakta. Haber özetle şöyle:

……………

“1995 Temmuz ayında Sivas Hemşirelik Meslek Yüksek Okulu mezuniyet töreninde birinci olan başörtülü öğrencinin konuşmasını engellemek için herkesin gözü önünde ağzını kapatan ve tekme tokat kürsüden indiren S.G’in annesi S.G. RP’li Bakan Sabri Tekir’e bağlı Ziraat Bankasına müdür yapıldı. (Haberde isimler yazıyor da ben yazmadım)

Başörtüsü mağduru hemşire Ayşe Koçak ise okulu birincilikle bitirdiği halde başını açmadığı için devlette hâlâ iş bulamazken, onu konuşturmayan S.G’in tayini de yine Antalya’da Ziraat Bankasına bağlı bir dispansere çıkarıldı”.

………………

Ezcümle:

Kim olduğumuzun belgesi, kiminle olduğumuzdur.

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23