Söz konusu ABD ise masada sadece kazananlar olur
Bakmayın o saldırgan yorumlara ve son dönemde seçilen şahinler grubunun önceki söylemlerine.
Söz konusu Amerika ise masada sadece kazananlar olur
Saldırganlaşan Amerika’nın kaybedenler kulübüdür.
Ne liberalizm, ne komünizm, ne radikalizm, ne teslimiyetçilik, ne dindarlık, ne din karşıtlığı, ne de herhangi bir ideolojidir Amerika. Amerika sadece kazananların yaşama hakkına sahip olduğu bir kuralsız dövüş kafesidir.
Amerika’nın düşmanı da yoktur dostu da. Amerika’nın sadece çıkarı vardır.
Onun için hangi şahinin dışişleri başkanı olduğunun hangisinin CIA Başkanı olduğunun, kimin ulusal güvenlik danışmanı olduğunun hiç bir önemi yoktur.
Amerika sadece kazanacak planları satın alır. Olmayacak bazı işlere de kalkışır mı? Kalkışır! Ancak buna sadece başarılı olunacağına inandırıldığı için kalkışır! Başarısız olan için değirmenin çarkları sürekli döner! Başarısız olan eğer yaşamak istiyorsa Amerika adına aslanlarla savaşmayı teklif etmek zorundadır.
Türkiye son iki yılda Amerikan piyasasının satın aldığı iki büyük saldırı projesini başlarına geçirdi…
Biri FETÖ darbe girişimi, diğeri Suriye’nin kuzeyini yani Türkiye’nin güneyini işgal girişimidir.
Türkiye’ye saldıranlar, milletin ve devletin ördüğü duvara çarpıp yerle bir oldular.
Her ikisinden sonra da Amerikan sisteminde ciddi kadro değişimleri oldu.
Yeni gelenler çok iyi biliyor ki başarısız olan masada kalamaz.
FETÖ ve PKK ile ABD ilişkileri bu ana prensibin dışına çıkmaz.
Türkiye sahada kazandıkça, Amerikan sisteminin içinden Türkiye ile ortak olmak için kimlerin sıraya girdiğini çok yakın zamanda görmeye başlarız.
O şahinlerin söylemlerinin biz kazandıkça değişeceğini göreceksiniz.
Kendilerini amerikancı siyasete pazarlayan eblehler de sadece kazananların masada kalabileceğini çok yakında net olarak göreceklerdir.
Amerika’ya kendisini ve soydaşlarını köle olarak teklif edenler çok iyi bilmeli ki, kazanmadığınız ve aslında kazandırmadığınız sürece bu teklifiniz hiçbir anlam da ifade etmez Amerika’da bir karşılığı da olmaz.
Şimdilik Türkiye’nin askeri kapasitesinin ve askeri performansının ölçülmesi için test aracı olarak kullanıldılar. Bir işe yaramadıkları ortaya çıktı.
Türkiye’nin Afrin müdahalesi ile enkaza dönen örgütün bu enkazından veya enkazın geriye dönüşümünden bir ürün çıkarıp çıkaramayacaklarını görmek için bir süre bekleriz. Sonra belki bir ikinci deneme olur ama ben onu çok fazla ihtimal dahilinde görmüyorum.
Çünkü geriden el ense çekmelere karşı Türkiye bütün kartları açtı.
Şimdi verecekleri her karar nihai karar olacaktır. Bu nedenle binlerce TIR silahı arkasında bırakıp kaçan bir örgüte güvenip, yeni bir test girişiminde bulunanlar bunun bir intihar dalışı olduğunu görmüştür.
Yakın zamanda Amerika’nın sözcülerinin sözlerinde bir değişiklik olacaktır.
Amerika yerli bir ortak olmadan hiçbir şekilde Türkiye’ye saldırmaya cesaret edemez.
İki yerli ortağı da yerle bir oldu. Ne FETÖ de mecal kaldı ne PKK da. Siyasetteki ortakları zaten ümitsiz vaka. Seçime girip girmeyeceğini tartışmaya başlayan, kendisi için bile bir umut taşımayan muhalefetin okyanus ötesi için umut olması mümkün değil.
Ufukta Amerika için bir başarı seçeneği yok. Amerika bunu anlamıştır. Bundan sonra belki kısa süreli taktik amaçlı test amaçlı sertlikler olabilir.
Ama en kısa süre içinde hayatın gerçekleri ile yüzleşip masaya oturacaktır.
Türkiye önce 15 Temmuz direnişi ile sonra Afrin harekatı ile ipleri eline aldı.
Bundan sonra işler giderek kolaylaşacaktır.


