Sınır ötesinde örnek bir hukuk düzeni kuruluyor
Türkiye Afrin’de tarihin en büyük askeri başarısını harekât sonrası kurduğu düzenle taçlandırıyor.
Askeri başarı çok büyük ama Türkiye’nin, El Bab ve Cerablus bölgesinde inşa edilen Afrin’de inşa için harekete geçilen yönetim vizyonu askeri operasyondan daha önemli sonuçlar doğuracak.
Hiç kolay değil sınır ötesinde bir yönetim inşa etmek.
İç hukuk sistemi, devletin egemenlik alanındaki düzenin işleyişini düzenler. Uluslararası hukuk sistemi ise, egemen devletlerarası ilişkileri konu edinir.
Peki bir devlet kendi sınırları dışında bir bölgeyi kontrol altına alırsa, kontrol altına aldığı bölgenin hukuku nasıl düzenlenir.
Dünyada bu konuda evrensel hukuk kavramlarıyla uyumlu bir çözüm modeli ortaya çıkmadı.
Türkiye de bu deneyimi tarihinde ilk defa yaşıyor. Cumhuriyet öncesi tarihinde fetihler yoluyla sınırları defalarca genişletti. Ancak fetihler döneminde genişleyen sınırlar, siyasi olarak ta devlet sınırları içine alındığı için, sınırlar içine alınan bölge bizim iç hukukumuza tabi oldu.
Şimdi Türkiye kendi sınırları dışında bir bölgeyi kontrol etmeye başladı. Kontrol ettiği bölgeleri kendi sınırlarına dahil etmediği için, oralarda Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın ve buna bağlı hukuk sistemi tam olarak işletilmiyor.
Karşımızda kontrol ettiğimiz bölgelerin statüsünü uluslararası hukuk temelinde anlaşmalarla düzenlenmesini sağlayacak muhatap egemen bir devlet de yok.
Peki Türkiye’nin kontrol ettiği bölgelerde bir devlet ve geçerli bir hukuk nizamı kurulana kadar işler nasıl yürüyecek? Daha doğrusu yaşadığımız de facto durum devam ettiğine göre, bu geçici hukuk nizamı nasıl çalışıyor?
Bir yerde hayat varsa orada bir hukuk da olmak zorunda. İnsanların yaşadığı herhangi bir bölgede gerek insanlar arasında, gerekse de insanlarla yönetim arasındaki ilişkileri düzenleyen kurallar olmazsa kaos çıkar.
Türkiye’nin kontrol ettiği bölgelerdeki tek sorun askeri kontrol sorunu değil. Çok büyük bir nüfus var. Buraları Türkiye’nin operasyonu öncesinde kontrol altında tutan çeteler dışında kalan ve orada bizi ve hayata dönmeyi bekleyen çok büyük bir kitle var. Hayat normale döndürülmeye çalışılıyor. Hayat normale dönmeye başlayınca ortaya kurala bağlanması ve yönetilmesi gereken binlerce konu çıkıyor
Kontrol edilen bölge Türkiye sınırları içinde olmadığı için idare ve hukuk sistemini yeni baştan inşa etmek gerekiyor.
Bir tıbbi acil müdahalenin mekanizmaları nasıl çalışıyorsa, sınır ötesi acil müdahalenin mekanizmaları da aynı şekilde çalışır. Saldırıyı sona erdirme, saldırıdan izolasyon, hayata döndürme, yoğun bakım, rehabilitasyon ve taburcu etme mekanizmalara nasıl çalışıyorsa, toplum hayatında da mekanizmalar aynı bu sırayı takip eder.
Hasta hayata döndükten sonra vücudu birçok sorunu kendisi onararak düzene koymaya başlar.
Gördüğüm kadarıyla Türkiye en doğru yolu izliyor. Hastanın kendi bünyesindeki mekanizmaları mümkün olan en erken şekilde çalıştırmaya ve hastanın ayağa kalkmasını sağlamaya çalışıyor. Bu dönemde hastanın dış etkenlere karşı korunması ve vücut direncini güçlendirmesi ve kendisi ayağa kalkarak sorunlarını çözecek hale gelene kadar da bu desteğin sürmesi gerekiyor.
Terör örgütleri ve çeteler sınırımızdaki bir bölgenin boğazına çökerek bir toplumun hayatını öldürdüler. Türkiye’nin müdahalesi öldürülen toplumu kalp masajı ile canlandırma müdahalesi. Türkiye’nin kalp masajı yaparak canlandırdığı bölgelerin kendi vücut fonksiyonlarını çalıştırma niyetiyle hareket ediyor.
Bir devletin kendi Anayasası’nın geçerli olmadığı bir alanda yönetim ve hukuk düzeni oluşturması altından kolay kalkılacak bir durum değil.
Asayiş nasıl sağlanacak? Eğitim ve sağlık hizmetleri nasıl yönetilecek? Alt yapı ve temel hizmetler nasıl düzene konulacak? Ticaret hayatı nasıl yürütülecek? Aile hayatı nasıl tanzim edilecek? Evlilikler nasıl olacak? Boşanmalar nasıl olacak? Tarım ve toprak mülkiyeti ne olacak? Üretim ve çalışma hayatı ne yapılacak? Alacağı olan alacağını nasıl tahsil edecek? Alacağın tahsili bir kurala bağlanmazsa ticari ilişkiler nasıl sürdürülecek? Üreten ürettiği malın bedelini alamazsa üretim nasıl ayakta kalacak? Hangi para birimi geçerli olacak? Geçerli para birimine göre nakit para nasıl tedarik edilecek ve nasıl transfer edilecek? Yüz binlerce insanın yaşadığı bölgelerdeki temel hizmetlerin maliyetine kim katlanacak? O bölgelerde yaşayan insanlar ürettikleri ve kazandıklarından temel hizmet maliyetlerine katkı yapacaklarsa yani vergi ödeyeceklerse bu verginin oranı ne olacak ve nasıl tahsil edilecek? Ölenlerin mirasının hukuku ne olacak?
Fırat Kalkanı Harekâtı ile kontrol edilen bölgelerin çok kısa zaman içinde normale dönmesi en az askeri harekât kadar başarılı bir Restructuring After Military Operation yani askeri harekât sonrası yeniden yapılandırma programı uygulandığını gösteriyor. Şimdi aynı yöntem Afrin’de hayata geçiyor
Kolay değil bu işler.
Sınırlarından komşularına yönelecek tehdidi kontrol edebilen, kendi içinde temel insani hakları ve ihtiyaçları sağlayan bir yönetim ortaya çıkana kadar, Türkiye’nin inşa ettiği geçici yönetim ve hukuk düzeni koruma altında tutulmalı.
Suriye’de çok büyük askeri başarının ardından insanlığa model olacak yönetim kuruluyor.
Yakın zamanda çetelerin kontrol ettiği yerlerden Türkiye’nin müdahalesi için çağrılar gelecektir.
Türkiye’nin ortaya çıkardığı insanlık modelini batı öyle ya da böyle kabul edecektir.
Türkiye’nin sivil toplum kuruluşları ve üniversiteleri de en az askeri harekât kadar başarılı, askeri kontrol sonrası düzen ve yönetim aşamalarını inceleyerek raporlaştırmalılar.
İşgal iddialarına karşı verilecek en iyi cevap bu olur.


