İyi hal indirimi
Kamuoyunu sarsan olayların sanıklarının kıravat taktıkları için cezalarında indirim yapıldığı iddiaları Adalet Bakanlığı’nı harekete geçirdi.
İyi hal indirimi denilen takdiri ceza indirim yetkisinin kaldırılması için çalışmalara başlandığı duyuruldu.
Ceza yargılamasında, suçlanan kimselerin yargılamaya katkı yapmasını teşvik edecek uygulamalar çağdaş ceza hukuku sistemlerinin tamamında bulunmaktadır.
Türk Ceza Kanunu’nun cezaların hesaplanmasına ilişkin kriterleri düzenleyen 61. Maddesi ile hakimin takdirine göre cezanın belirli bir bölümünü indirme yetkisini düzenleyen 62. Maddesi, çağdaş ceza hukuku ilkelerine son derece uygundur.
Kanunun cezalara alt ve üst sınır belirlediği durumlarda hakim, sanığın suç işlemedeki kastının yoğunluğunu, işlenen suçun ağırlığını ve oluşturduğu tehlikeyi dikkate alır.
Sonuç ceza belirlendikten sonra da, sanığın geçmişi, suç işleme eğilimi ve yargılama sırasındaki davranışlarına bakarak cezanın altıda birine kadar olan kısmını indirebilir.
Takdiri indirim nedenleri olarak kabul ettiğimiz bu ölçüler, yargılamanın sürdürülmesi konusunda hakime sağlanmış bir araçtır.
Hakim, yargılama esnasında gerçek pişmanlık gösteren ve yargılamanın gerçeği bulma amacının gerçekleştirilmesi için katkı sağlayan sanık bakımından birtakım yetkilere sahip olmaldır.
Batılı ceza yargılama sistemlerinde hakim ve savcılara sanıkla pazarlık yapma seçeneği bile tanınmaktadır.
Eğer sanık suçu işledikten sonraki davranışlarının hiçbir karşılığı bulunmadığı düşüncesine kapılırsa, yargılamaya saygılı davranmaya veya suçun aydınlatılmasına çalışmaya veya suç işlemekte iken suçtan vaz geçmeye veya işlediği suçun etkilerini ortadan kaldırmaya niye çalışsın.
Hakime takdiri indirim yetkisi tanıyan kanun hükmü, Türkiye’ye özgü bir düzenleme de değildir ve insanlığın tarihi tecrübesinin bir sonucudur.
Eğer belirli suçlarda yapılan takdiri indirim ile verilen sonuç ceza toplum vicdanına uygun değilse, bu durumda yapılacak iş takdiri indirimi kaldırmak değil, toplumsal infiale neden olan temel cezayı artırmaktır.
Özellikle de cinsel saldırı suçlarındaki yaygınlaşma eğilimi, bu suçlar için verilecek cezanın artırılmasını gerekli hale getirmiştir.
Buradaki sorunu takdiri indirim nedenlerine getirip bağlamak sağlıklı bir değerlendirme olamaz.
Kanun koyucunun, suçların toplum hayatı için oluşturduğu tehdide bağlı olarak zaten ceza politikasını değiştirmesi ve yeni konjonktüre uygun hale getirmesi gerekir.
Bunu yapmak yerine, ceza adalet sistemini temelden bozacak şekilde takdiri indirim yetkisinin kaldırılması hiçbir şekilde doğru olmaz.
Zaten tartışmaya neden olan uygulamalar, kanundan değil uygulama hatasından kaynaklanmaktadır.
Ağır toplumsal infiale neden olan suçlarda hakim, suçun meydana getirdiği tehlikenin farkına vararak takdiri indirim nedenlerini uygulamamalıdır.
Uygulama hatalarının, kanun yolu incelemeleri ile düzeltilmesi gerekir.
Ülkemizde yüzbinlerce ceza yargılaması yapılmaktadır. Ceza yargılamasının kadim bir uygulamasının, birkaç hatalı uygulama nedeniyle ortadan kaldırılmasının başka olumsuz etkileri olacaktır.
Ceza yargılamasının en temel amacı gerçeğin bulunmasıdır. Gerçeğin en yakın tanığı ise suçu işleyen kişidir.
Hakimin gerçeğin bulunması konusunda sanıkla işbirliği yapmasının önünü tamamen kapatacak düzenlemeler doğru olmayacaktır.
Yargılamanın sanık tarafından manipüle edilmesine yol açacak hale gelmesini önleyecek düzenlemeler zaten ceza hukukunun içinde bulunmaktadır.
Buna rağmen bir hakim işbirliğinin sınırlarını doğru kullanmaz ve yargılamanın amacından uzaklaşırsa da bunu denetleyecek kanun yolları bulunmaktadır.
Hakim hata yapar, kanun yolu denetimi de etkisiz kalırsa o zaman zaten kanun düzenlemeleri de yeterli olmaz ve Allah yardımcımız olsun demekten başka yol kalmaz.