• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

Nevzat Tandoğan, Recep Zühtü, Can Atalay, Ekrem İmamoğlu!

22 Nisan 2026
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Nevzat Tandoğan, Recep Zühtü, Can Atalay, Ekrem İmamoğlu!

ALİ KARAHASANOĞLU

Can Atalay dosyası..

Osman Kavala dosyası..

Ekrem İmamoğlu dosyası..

CHP’nin iktidar yıllarında kapatılan dosyalara ne çok benziyor..

Eski yıllarda kapatılan dosyalar, alışkanlık yapmış.


Şimdi de kapatılmak isteniyor..

Tek parti döneminde, CHP’liler ilk milletvekili cinayetini örtbas etmişler..


Ali Şükrü bey cinayeti.. İyi-kötü biliniyor, bu olay.. Topal Osman olayı da biliniyor..

Önceki gün Nevzat Tandoğan tartışılmaya başlandı.. 


Dün de Recep Zühtü.

Yok canım.. Kenar illerimizden birisinin, 100 nüfuslu köylerinden birisinde yaşanılan lokal olayları aktarmıyorum..

Nevzat Tandoğan, bu ülkede Ankara Valiliği yapmış bir isim.. Valilik yaparken, görevini kullanarak işlediği suç sebebi ile yargılanmaya çalışılmış.. 


Belki kendisinden daha önemlisi..

Bu ülkede CHP’nin tek başına iktidar olduğu 1946’larda Genelkurmay Başkanı koltuğundaki Kazım Orbay’ın oğlunun, bir doktoru öldürüp, ardından da kendisinin cezaevine girmemesi için, bir başkasına suçu üstlenmesi planını, valiye yaptırmış olmaları..

Genelkurmay Başkanı işin içinde..


Ankara Valisi işin içinde.

CHP’nin etkili ve yetkili isimleri işin içinde..

Ama yine de, bu olayda işler ters gidiyor..

Tam cinayet başka birisinin üzerinden sonuçlanacak iken..


Cinayet çorap söküğü gibi çözülüyor.. Genelkurmay Başkanının oğlunun cinayeti işlediği, valinin de cinayeti bir başkası işlemiş gibi üstlenilmesi için devreye girdiği ortaya çıkıyor..

CHP’nin valisi Nevzat Tandoğan, mahkemeye çağrılıyor, öncelikle tanık olarak dinlenecek..

Bugün CHP’li Ekrem İmamoğlu duruşma salonlarında nasıl afra tafra yapıyorsa..

CHP’nin tek parti dönemindeki Ankara Valisi Nevzat Tandoğan da, o tarihte mahkeme hakimine benzer afra tafrayı yapıyor..

“Bir sandalye çekin de oturup ifade vereyim” diyor..

40 yıllık hukukçu olarak söyleyeyim..

Aslında tanıkların dinlenmesi noktasında, mahkeme başkanları bu tür taleplere karşı hoşgörülüdür..


İlgili kişi tanıklık edecek, bildiklerini mahkemeye aktaracak. Mahkeme de, o anlatılanlardan belki de dosyanın gidişatını bambaşka bir yöne çevirecek ve gerçeklere ulaşacak..

Sandalye isterse sandalye, uzandığı yerden ifade vermek isterse uzandığı yerden (Keyif için anlamayın. Bir mazeret bildirilmesi halinde. Ama CHP’liler, kendilerini hep mazeretli saydıkları için, bu açık kapıyı istismar ederek, yargılama makamındakilerin otoritelerini kırmak için bu talepte bulunurlar) tanıklar dinlenir..

Ama Nevzat Tandoğan’a karşı, ne hikmetse o tarihteki mahkeme başkanı, “senin valiliğin burada sökmez” demiş..

Ve Ekrem İmamoğlu’nun 1946 versiyonu vali afallamış..

Ekrem İmamoğlu da, önceki dönem CHP’lilerin hareket tarzlarını tekrarlayarak, şimdi mahkeme karşısında, hem de tanık değil, sanık olduğu halde, afra tafra yapmıyor mu?


Hakime, “Ekranın arkasına saklanma” gibisinden tehditkar sözler sarfetmiyor mu?

“Biz sizi yargılayacağız” modunda sözlerle, mahkeme heyetini baskı altına almaya çalışmıyor mu?

Ankara Valisi Nevzat Tandoğan, anlatılan odur ki, mahkemede kendisine gerekli iltifat yapılmamasına çok içerliyor.. Vali olduğu dikkate alınmadan, sıradan bir tanık muamelesine tabi tutulması ağrına gidiyor. Katili değiştirme operasyonunun, kendisine pahalıya mal olacağını tahmin ediyor..

Ve intihar ediyor..

İşte Genelkurmay Başkanı’nın oğlunun karıştığı bu olay, CHP’nin tek parti döneminde yaşanılan yüzlerce rezaletlerden sadece birisi..

Bir de 1935 yılında yaşanan bir başka cinayeti aktarmamız gerekir..


Taha Akyol’un dünkü köşesinde vardı..

CHP milletvekili Recep Zühtü, rivayet o ki, aynı zamanda Mustafa Kemal’in has adamlarından birisi..

Metres olarak tuttuğu bir kadının, başka birisi ile ilişkisini öğrenince, çekip vurmuş, öldürmüş.

Hani bugünkü CHP zihniyeti, cezaevinden adam çıkartmak için, milletvekili adayı yapıp, gezi isyancılarını kurtarmak istiyor ya..

Bu şımarıklık, öyle yeni icat edilmiş, bugünün olaylarından birisi değil..

Bugün yaşanılan ne var ise, CHP’lilerin bugün kendilerine hak olarak gördükleri ne var ise..

Onların hepsi, aslında tek parti dönemindeki olaylardan bugüne sirayet etmiş tekrarları..

O günlerde yaptıklarını, bugünlerde de tekrarlamak istiyorlar..

İ


zin verilmeyince, şirretleşiyorlar..

Recep Zühtü olayını, sadece bir cinayet olarak görmeyin..

Mustafa Kemal’in, saltanatı kaldırarak, Türkiye’ye seçimleri getirdiği mavallarının hepsini boşa çıkaracak ayrıntısını da verelim, milletvekili tarafından işlenen cinayetin devamında yaşanılanları..

Cinayet dediğimize göre..

Ne bekliyorsunuz?

Hani bazı bizim mahallenin arkadaşları da zaman zaman “Öf öf.. 28 Şubat’ta bile bu haksızlıklar yoktu. Tek parti döneminde bile yaşanılmayan zulümlere maruz kalan insanlar var” diyorlar ya..


İşte o söylemlere kapılanlarınız vardır.. Milletvekilinin işlediği cinayet sonrasında, mahkumiyet kararı çıkmadığını hatırlatayım, sizlere..

“Aaaa. O nasıl olmuş” diyeceksiniz..

Hatta CHP’liler, “Biz bilmiyorduk. Böyle bir imkân var mıymış?” diye pür dikkat yazımı okumaya başlamış olabilirler.

Senaryo şöyle yazılmış.

Recep Zühtü bey, her ne kadar milletvekili olsa da..

Aslında, akli dengesi yerinde olmayan birisi imiş.

Sonraki dönem İstanbul Valilerinden Fahrettin Kerim Gökay, deli raporu veren uzman, dürüst (!) doktorlardan olduğundan, bu konuda kendisinden bir rapor istenmiş..


İstanbul’da ve Türkiye’nin değişik illerinde hâlâ bazı bulvarlarda, caddelerde ismi bulunan Faherttin Kerim Gökay beyefendi de, raporu hazırlayıp ilgili makama sunmuş..

Akli dengesi yerinde olmayan bir milletvekili.

Şimdi sanacaksınız ki, “Madem akli dengesi yerinde değilmiş. O zaman milletvekilliği düşürülmüştür.”

Çok beklersiniz.

Adamlar 2023 Türkiye’sinde, hükümeti devirme teşebbüsünde bulunan isimleri cezaevinden çıkarmak için milletvekili adayı yapıyorlar. “Cinayet işledi” diye, milletvekillerini yargıya teslim ederler mi, hiç..


“Akıl hastası raporu var” diye, milletvekilliğini düşürürler mi hiç?

Bir ilginçlik daha var..

Recep Zühtü, kadın cinayetini işlemesinden iki gün önceki milletvekili seçimlerde, yeniden vekil olmuş..

Recep Zühtü’nün milletvekili seçildiği o son seçimde de, kadınlar ilk defa milletvekili seçilme hakkını kazanmışlar..

Kadınlar milletvekili olma hakkını kazanıyor.

Ama bir kadın, bir CHP’li erkek milletvekili tarafından öldürülüyor. Katil mahkum olmuyor..

Motor yandı mı?

Sağlık olsun.

Ekrem İmamoğlu’nun duruşma salonundan birkaç cümle okuyun..

Motorun yanmasını mumla ararsınız..

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23