• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
TÜM YAZILARI

Ukrayna krizi ve ‘Amerikasız Avrupa’ arayışı…

22 Nisan 2026
A


Mehmet Koçak İletişim: [email protected]

Ukrayna krizi ve ‘Amerikasız Avrupa’ arayışı…

MEHMET KOÇAK

İran krizi, küresel gündemin merkezine oturmuş gibi görünse de bu durum, Ukrayna savaşının etkisinin azaldığı anlamına gelmiyor. Aksine, Ukrayna krizi hâlâ dünya siyasi dengelerini derinden sarsan ve özellikle Avrupa açısından varoluşsal bir güvenlik meselesi olmayı sürdürüyor.

Daha doğrusu; İran krizi gündemi değiştirse de Ukrayna savaşı Avrupa’nın zihninden çıkmış değildir. Tam tersine, bu savaş Avrupa’nın geleceğini şekillendiren ana eksen olmaya devam etmektedir.


Avrupa’nın en büyük endişesi nettir: Rusya’nın Ukrayna’da olası bir üstünlük sağlaması, sadece Kiev’in kaderini değil, Doğu Avrupa üzerinden tüm kıtanın güvenlik mimarisini tehdit edebilecek bir sürecin kapısını aralayabilir. Bu ihtimal, başta Polonya ve Baltık ülkeleri olmak üzere Avrupa’nın doğu hattında ciddi bir tedirginlik üretmeye devam ediyor.

Diğer yandan, Donald Trump’ın yeniden iktidara gelişiyle birlikte ABD’nin Avrupa’ya yönelik güvenlik yaklaşımında yaşanan değişim, bu endişeleri daha da derinleştirmiştir. 

Şu bir gerçek:



NATO tamamen dağılmış değil; Avrupa da ABD ile köprüleri bütünüyle atmış değil. Ancak Avrupa, ilk kez bu kadar güçlü biçimde “Amerikasız bir güvenlik düzeni” için kararlı ve de geri dönüşü olmayan bir yolda ilerliyor.

*

Hürmüz Krizi ve Çatlayan İttifak

Avrupa ile NATO’ya yönelik sorgulayıcı, suçlayıcı ve zaman zaman küçümseyici açıklamalar, Ukrayna politikasındaki dalgalı tutum her geçen gün artarak devam ediyor. 



Bilhassa; ABD ile Avrupa ve NATO arasında süregelen görüş ayrılıkları, Hürmüz Krizi ile birlikte daha görünür ve belirgin hâle gelmiştir.

Donald Trump’ın İran savaşı bağlamında özellikle Hürmüz Boğazı’nın açılması konusunda NATO ve Avrupa Birliği’nden beklediği desteği bulamaması, transatlantik ilişkilerdeki gerilimi yeni bir aşamaya taşıdı. Washington’un çağrılarına karşı Avrupa’nın isteksiz ve temkinli yaklaşımı, yalnızca taktiksel bir ayrışma değil; stratejik bir mesafe koymanın da işaretidir.


Avrupa, ABD’nin İran politikasını kendi güvenlik öncelikleriyle tam olarak örtüştürmemekte; özellikle enerji hatları, ticaret dengeleri ve bölgesel istikrar açısından daha ihtiyatlı bir yaklaşım benimsemektedir. Bu nedenle Hürmüz Boğazı gibi küresel enerji akışının kalbi sayılan bir konuda dahi Avrupa’nın doğrudan askeri angajmana girilmesini yanlış buluyor.

Diğer bir gerçek ise şudur:

‘Transatlantik ittifakı’ artık eskisi kadar yekpare değildir. Trump’ın sertleşen dili ve Avrupa’nın mesafeli duruşu, NATO içinde derinleşen görüş ayrılıklarını daha görünür hâle getirmiştir.


İran krizi bağlamında Hürmüz Boğazı, sadece bir enerji güvenliği meselesi değil; aynı zamanda Batı ittifakının geleceğini sorgulatan bir dönüm noktasıdır. Avrupa’nın temkinli duruşu ile Trump’ın agresif politikaları arasındaki bu gerilim, “Amerikasız Avrupa” tartışmalarını daha da hızlandıracak gibi görünmektedir. Çünkü Avrupa, tarihî bir kırılmanın eşiğine gelmiştir.


*

ABD, Avrupa için artık güvenilir değil…


Gelinen noktada Avrupa’da “ABD artık eskisi gibi tartışmasız bir güvenlik garantörü değil” görüşü hakim. 

Bugün gelinen aşamada “Amerikasız Avrupa” fikri artık teorik bir tartışma olmaktan çıkmış, fiilî bir politika arayışına dönüşmüştür. 

Ben bu gerçeği 6 Avrupa ülkesini içeren Avrupa turu programında görüştüğüm siyaset bilimcileri, gazeteci dostlarım ve sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle gerçekleştirdiğim temaslar sırasındaki sohbetlerimizde açık bir şekilde gördüm.


Washington’a bağımlı güvenlik anlayışının sürdürülebilir olmadığı fikri giderek yaygınlaşırken, Avrupa kendi savunma kapasitesini artırma ve stratejik özerkliğini inşa etme yönünde somut adımlar atmaya başladığına da şahit oldum.

Gelinen noktada, Avrupa artık Amerika’ya bağımlı kalmaktan da kurtulmanın yollarını aramaktadır.

Avrupa için yeni bir yapılanma elbette kolay olmayacak ancak başka da bir çare yok.

Bekleyelim görelim…

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23