Kötülerin sesi kadar iyilerin sesi niye çıkmaz
Kötülerin sesi kadar iyilerin sesi niye çıkmaz
HÜSEYİN ÖZTÜRK
Kötülerin kötülükleri savunduğu, sahip çıktığı bir devri şimdiye kadar hiç yaşamadık. Kötülerin haberleri kadar iyilerin ve iyiliklerin haber olmadığı bir devri de yaşamadık.
Kötülüklerin ve kötülerin hak hukuk aradığı kadar, iyilerin ve iyiliklerin, hak hukuk aramadığı bir zamana da şimdiye kadar denk gelmedik.
Tamam, ahir zamandayız. Kötülükler çoğalacak, kötüler çoğalacak ama bütün bunlara rağmen iyilikler de iyiler de kötülerden daha fazla olacak yalnız bilen, gören, duyan az olacak denilirdi, sanırım şimdi o zamandayız.
Görme, işitme, konuşma özürlü kardeşlerimizden af isterim. Onlar irfan ehli kimselerdir. Ama meramımı şu şekilde izah etmeliyim.
Kötülere ve kötülüklere karşı sağırız, körüz, konuşamıyoruz. Konuşanlar, duyanlar, görenler, kötülere ve kötülüklere meyledenler tarafından görülmüyor, duyulmuyor.
Sanırım biraz karışık oldu. Şöyle açıklamaya devam edeyim.
•
Ülkemizdeki kötülere ve kötülüklere bakalım. Kimler tarafından çıkarılmakta, kimler tarafından çoğaltılmakta ve yapılmaktadır?
Siyasi kanat belli. Müslüman bir ülke oluşumuz ve Müslüman halkımızın çoğunluğunun oyu ile Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesi, hükümet kurulması, malum zihniyetin ve avarelerinin şaftını bozdu ve ne yaptıklarını bilemez haldeler.
En bariz halleri de belediyelerde görülmektedir! Buraya yazamayacak kadar edep dışı işlerini bile savunmaktalar. Yolsuzluk, rüşvet, irtikâp o kadar normal ki sanki mesaileri.
Bir de destek veren aynı zihniyette sözde STK’lar ve bunlardan nemalanan siyasi partilerle, azlar ama çok gibi tesiri olan iki televizyon bir gazete, şeytanı bile utandıran tezgâhlarla, kötülükleri savunmakta ve iyilere düşmanlık etmekteler.
Tabii sosyal medya gayyası başlı başına ülkemizin ve milletimizin başına bela kesilmiş vaziyette. Bu güruhu savunanların kötülüklerde ittifak ettikleri kadar, iyiler ittifak edip, haklıları ve hakkı savunamıyorlar.
•
Yerli ve milli medyanın sayısı, yerliliğe ve milliliğe düşman medyadan çok fazla! Gelin görün ki onlar kadar ittifak edip, kötülüklere karşı birlikte hareket edemiyorlar.
Cumhurbaşkanımız Erdoğan, kurduğu hükümetler, devletimiz ve milletimiz için yüzyıldır beklenen bir nasipti. Özlenen ve beklenen Türkiye’ye kavuştuk.
Gelin görün ki, birden “ne oldum delisi olduk” ve ahireti öncelerken, dünyayı önceledik ve dünyayı önceleyenlere yaklaşıp, ahireti önceleyenlerden uzaklaşmaya başladık.
Türkçesi şımardık. Belki de kötülerin ve kötülüklerin böylesine çoğalması ve iyilere, iyiliklere galebe gelmesi bu şımarıklığımız yüzündendir.
Ezcümle:
İslam âlimleri der ki:
“İnsan Furkan sahibidir. İyiyi kötüden ayırır, kirden temizi ayırır, çirkinliklerden güzellikleri ayırır.
İnkârcıları bilir, dost olmaz, şirk ehlini bilir şirkçilerle hiçbir hususta ittifak etmez. Ederlerse, Müslümanların içine fitne fesat salmış olurlar. Bu bir münafıklıktır.
Oysa mümin, mümin olma haysiyetiyle ihanet etmez, münafıklık yapmaz, fitne insanı olmaz. Fitne her şeyi yakar ve yıkar.